Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu konuda yüzde yüz ikna olmuş değilim.I'm not one hundred percent convinced of that.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden o, çimleri sulamak zorunda değildi.It began to rain, so he did not have to water the lawn.
Yüz üstü uzanarak uyudum.I slept lying on my face.
Yüz üstü yatarak uyudum.I slept lying on my face.
Yüzüm üzerinde yatarak uyudum.I slept lying on my face.
Yüzüm üzerinde uzanarak uyudum.I slept lying on my face.
O, çok akıllı, bu yüzden herkes onu seviyor.He's very smart, so everybody likes him.
O hastaydı, bu yüzden gelemedi.He was sick, so he couldn't come.
O her gün piyano çalar, bu yüzden bir piyanist olabilir.He practices the piano every day, so he can become a pianist.
Hızla kalktı, yüzüne soğuk su sıçrattı, dişlerini fırçaladı ve tıraş oldu.He got up quickly, splashed cold water on his face, brushed his teeth and shaved.
Onun yüzündeki ifadeden kafam karıştı.I was confused by the expression on her face.
O yüzemez, batacak!He can't swim, he will sink!
O güzel bir yüzük.That's a nice ring.
Onun kötü yüzü beni biraz bile korkutmuyor.His bad face doesn't scare me even a bit.
Onun kötü yüzü beni bir parça bile korkutmuyor.Her bad face doesn't scare me even a bit.
Onun iğrenç yüzü beni biraz bile korkutmadı.His nasty face doesn't scare me even a bit.
Çok geç oldu, bu yüzden çoktan yatakta olmalıyım.It's very late, so I should already be in bed.
Uçak kötü hava yüzünden geç kaldı.The plane was late due to bad weather.
Erkek kardeşim yüzsüzleşti.My brother got cheeky.
Yüz dolar bana ne kadar dayanır?How long will one hundred dollars last me?
Kurşun kalemle yazılmış, bu yüzden onu silebilirsin.It's written in pencil, so you can erase it.
Bu yüzden buradayız.That's why we are here.
Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.The ship carried hundreds of immigrants to America.
O, hayvanın derisini yüzmeye başladı.He began skinning the animal.
O, yüzleştirmeleri çok üzücü buldu.She found confrontations very upsetting.
Şimdi meşgul, bu yüzden seninle konuşamaz.She's busy now, so she can't talk with you.
O askerliğe uygun, bu yüzden o orduya katılacak.He's able-bodied, so he's gonna join the army.
Bir çocuk sahibi olamıyorum bu yüzden onun yerine bir tavşan aldım.I can't have a child so I bought a rabbit instead.
Linda babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college because of her father's sudden illness.
Mary'nin gülümseyen yüzü onun mutlu olduğunu gösterdi.Mary's smiling face showed that she was happy.
Mary'nin gülümseyen yüzü herkesin onun mutlu olduğunu bilmesine izin verdi.Mary's smiling face let everyone know that she was happy.
Perşembe günü, bir yüzme havuzuna gideceğiz.Thursday, we will go to a swimming pool.
Bu gölette yüzmemelisiniz.Don't swim in that pond.
O gölette yüzmemelisin.You shouldn't swim in that pond.
Bir yüzyıl içinde kaç kişi yeryüzünde yaşıyor olacak?How many people will be living on Earth in one century?
Bu benim kararım değil, bu yüzden onu kabul etmek zorundayım.It's not my decision, so we have to accept it.
Evliya Çelebi 17. yüzyılda yaşamış bir Türk seyyahıdır.Evliya Celebi was a Turkish traveller who lived in the 17th century.
Tomas onunla yüzme havuzuna gitmek isteyip istemediğimi sordu.Tomas asked me if I wanted to go to the swimming pool with him.
O bu yüzden erken kalktı.That's why he got up early.
George Washington yirmi iki şubat bin yedi yüz otuz ikide doğdu.George Washington was born on the twenty-second of February seventeen thirty-two.
Onların yarısından daha az sağ kalanı ile beş yüz asker şehre gönderildi.Five hundred soldiers were sent to the city, with less than half of them surviving.
Beş yüz asker kente gönderildi ve onların yarısından daha azı hayatta kaldı.Five hundred soldiers were sent to the city, and less than half of them survived.
Onu yüzüne gözüne bulaştırdın.I made a mess of it.
Kilo vermem lazım, bu yüzden diyet yapacağım.I have to lose weight, so I'm going on a diet.
Çiçekler don yüzünden çürüdü.The flowers perished from the frost.
O, çok önemli, bu yüzden onu yapacağım.It's important, so I'll do it.
Onun yüzüğü nehire düştü ve dibe battı.Her ring fell into a river and sank to the bottom.
Gidişimizi fırtına yüzünden erteledik.We postponed our departure because of the storm.
Nüfusun yüzde 20'den fazlasının kendi arabası var.More than 20% of the population owns a car.
Hava çok sıcak olduğu için, yüzmeye gittik.Since it was so hot, we went swimming.
Çok yorgundum bu yüzden erkenden yatmaya gittim.I was very tired so I went to bed early.
Güneş battı, bu yüzden çalışmayı bıraktılar.The sun went down, so they quit working.
Hol kaygan, bu yüzden adımlarına dikkat et.The hallway is slippery, so watch your step.
Biz düşük sesle konuştuk bu yüzden bebeği uyandırmadık.We talked in low voices so we wouldn't wake the baby.
Babaannemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember my grandmother's face exactly.
Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.His rude reply provoked her to slap his face.
Onun kaba cevabından dolayı, o kızdı ve onun yüzüne tokat attı.Because of his impolite reply, she got angry and slapped his face.
Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, that rock looks like a human face.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla yükseldi.In the 19th century, the number of immigrants increased rapidly.
Bu yüzden tereddüt etmeyin.So don't hesitate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yüz ile cümle - Sayfa 30 - yüz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App