yüzüstü ile cümle
yüzüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.摩西 聽見 這話 就 俯伏 在 地
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Akkor arczczal leborulának Mózes és Áron Izráel fiai gyülekezetének egész községe elõtt.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Allora Mosè e Aronne si prostrarono a terra dinanzi a tutta la comunità riunita degli Israeliti
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Da faldt Moses og Aron på deres Ansigt foran hele den israelitiske Menigheds Forsamling.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Da falt Moses og Aron ned på sitt ansikt foran hele den forsamlede menighet av Israels barn.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Då föllo Mose och Aron ned på sina ansikten inför Israels barns hela församlade menighet.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.모세와 아론이 이스라엘 자손의 온 회중 앞에서 엎드린지라
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Lalu Musa dan Harun sujud di depan seluruh rakyat
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Moïse et Aaron tombèrent sur leur visage, en présence de toute l`assemblée réunie des enfants d`Israël.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Môi-se và A-rôn bèn sấp mình xuống trước mặt cả hội dân Y-sơ-ra-ên .
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Môi-se và A-rôn bèn sấp mình xuống trước mặt cả hội dân Y-sơ-ra-ên.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Mose aber und Aaron fielen auf ihr Angesicht vor der ganzen Versammlung der Gemeinde der Kinder Israel.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Silloin Mooses ja Aaron lankesivat kasvoilleen Israelin kansan koko seurakunnan eteen.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Tedaj padeta Mojzes in Aron z obličjem na zemljo pred vsem zborom občine sinov Izraelovih.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Tedy padli Mojžíš a Aron na tváři své přede vším množstvím shromáždění synů Izraelských.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Tedy upadł Mojżesz i Aaron na oblicze swoje przed wszystkiem zgromadzeniem synów Izraelskich.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Toen wierpen Mozes en Aäron zich in het bijzijn van het volk Israël met hun gezicht op de grond.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Vtedy padol Mojžiš a Áron na svoju tvár pred celým shromaždením obce synov Izraelových.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Τοτε επεσεν ο Μωυσης και ο Ααρων κατα προσωπον αυτων ενωπιον ολου του πληθους της συναγωγης των υιων Ισραηλ.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.И пали Моисей и Аарон на лица свои пред всем собранием общества сынов Израилевых.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.Тогава Моисей и Аарон паднаха на лицата си пред цялото множество на обществото израилтяни.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.ויפל משה ואהרן על פניהם לפני כל קהל עדת בני ישראל׃
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.فسقط موسى وهرون على وجهيهما امام كل معشر جماعة بني اسرائيل.
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.摩 西 亞 倫 就 俯 伏 在 以 色 列 全 會 眾 面 前
Bunun üzerine Musayla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar.摩西亞 倫就 俯伏 在 以色列 全 會眾 面前
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.căci a asuprit pe săraci, şi i -a lăsat să piară, a dărîmat case şi nu le -a zidit la loc.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Car il a opprimé, délaissé les pauvres, Il a ruiné des maisons et ne les a pas rétablies.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Denn er hat unterdrückt und verlassen den Armen; er hat Häuser an sich gerissen, die er nicht erbaut hat.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.For han knuste småfolk og lot dem ligge der; han rante hus til sig, men får ikke bygge dem om;
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Kajti potrl je in zapustil ubožce, hiše si je siloma vzel, a ne bo jih dozidal.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.이는 그가 가난한 자를 학대하고 버림이요 자기가 세우지 않은 집을 빼앗음이니라
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Lebo drvil, opúšťal chudobných; olúpil dom, a nevystavil ho.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Mert megrontotta és ott hagyta a szegényeket, házat rabolt, de nem építi meg azt.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Nebo utiskal a opouštěl nuzné, dům zloupil a nestavěl ho.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.perché ha oppresso e abbandonato i miseri, ha rubato case invece di costruirle
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Pois que oprimiu e desamparou os pobres, e roubou a casa que não edificou.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Porque oprimió y desamparó a los pobres, y despojó casas que no había edificado
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Sebab ia menindas dan menterlantarkan orang yang tak punya; ia merampas rumah-rumah yang tidak dibangunnya
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Thi han knuste de ringe og lod dem ligge, ranede Huse, han ej havde bygget.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Ty mot de arma övade han våld och lät dem ligga där; han rev till sig hus som han ej kan hålla vid makt.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Vì nó có hà hiếp, bỏ bê kẻ nghèo, Cướp lấy nhà cửa, mà nó không có xây cất.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Vì nó có hà_hiếp , bỏ_bê kẻ nghèo , Cướp lấy nhà_cửa , mà nó không có xây_cất .
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Want hij heeft de armen onderdrukt en hun huizen in beslag genomen, waarop hij geen recht had.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Διοτι κατεθλιψεν, εγκατελιπε τους πενητας ηρπασεν οικιαν, την οποιαν δεν ωκοδομησε.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Защото е угнетил сиромасите и ги е оставил; Заграбил е къща, която не бе построил.
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.Ибо он угнетал, отсылал бедных; захватывал домы, которых не строил;
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.כי רצץ עזב דלים בית גזל ולא יבנהו׃
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.لانه رضض المساكين وتركهم واغتصب بيتا ولم يبنه
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.他 欺 壓 窮 人 、 且 又 離 棄 . 強 取 非 自 己 所 蓋 的 房 屋 。 〔 或 作 強 取 房 屋 不 得 再 建 造
Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı, Kendi yapmadığı evi zorla aldı.他 欺壓窮 人 、 且 又 離棄 . 強取 非 自己 所 蓋 的 房屋 。 〔 或 作強 取 房屋 不得再 建造
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.Ketika Arauna melihat Raja Daud datang, ia mendapatkan Daud dan sujud di depannya
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.다윗이 오르난에게 나아가매 오르난이 내어다보다가 다윗을 보고 타작마당에서 나와서 얼굴을 땅에 대고 절하매
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.Toen Ornan de koning zag naderen, verliet hij zijn dorsvloer en boog neer op de grond voor koning David.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.И пришел Давид к Орне. Орна, взглянув и увидевДавида, вышел из гумна и поклонился Давиду лицем до земли.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.ויבא דויד עד ארנן ויבט ארנן וירא את דויד ויצא מן הגרן וישתחו לדויד אפים ארצה׃
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.وجاء داود الى ارنان وتطلّع ارنان فرأى داود وخرج من البيدر وسجد لداود على وجهه الى الارض.
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.大 衛 到 了 阿 珥 楠 那 裡 、 阿 珥 楠 看 見 大 衛 、 就 從 禾 場 上 出 去 、 臉 伏 於 地 、 向 他 下 拜
Davutun yaklaştığını gören Ornan, harman yerinden çıktı, varıp Davutun önünde yüzüstü yere kapandı.大衛 到 了 阿珥楠 那裡 、 阿珥楠 看 見 大衛 、 就 從禾場 上 出去 、 臉伏 於地 、 向 他 下拜
Eğer babam yaşasaydı, bizi asla yüzüstü bırakmazdı yirmi yıldır.Nie chcê, ¿eby przeze mnie czu³ siê niezrêcznie.
Eğer babam yaşasaydı, bizi asla yüzüstü bırakmazdı yirmi yıldır.S'il était vivant, nous aurait-il abandonnés pendant 20 longues années ?