yüzüstü ile cümle
yüzüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Şi cînd se apropia cineva să se închine înaintea lui, el îi întindea mîna, îl apuca, şi -l săruta.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Sucedía que cuando alguno se acercaba para postrarse ante él, éste extendía su mano, lo asía y lo besaba
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Και οποτε τις επλησιαζε δια να προσκυνηση αυτον, ηπλονε την χειρα αυτου και επιανεν αυτον και εφιλει αυτον.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.И когато някой се приближаваше да му се поклони, той простираше ръка та го хващаше и го целуваше.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.И когда подходил кто-нибудь поклониться ему, то он простирал рукусвою и обнимал его и целовал его.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.והיה בקרב איש להשתחות לו ושלח את ידו והחזיק לו ונשק לו׃
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.وكان اذا تقدم احد ليسجد له يمد يده ويمسكه ويقبله.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.若 有 人 近 前 來 要 拜 押 沙 龍 、 押 沙 龍 就 伸 手 拉 住 他 、 與 他 親 嘴
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.若 有 人 近前 來 要 拜押 沙龍 、 押 沙龍 就 伸手 拉住 他 、 與 他 親嘴
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da faldt hans Medtjener ned for ham og bad ham og sagde: Vær langmodig med mig, så vil jeg betale dig.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da falt hans medtjener ned og bad ham og sa: Vær langmodig med mig, så skal jeg betale dig!
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da fiel sein Mitknecht nieder und bat ihn und sprach: Habe Geduld mit mir; ich will dir's alles bezahlen.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Då föll hans medtjänare ned och bad honom och sade: 'Hav tålamod med mig, så skall jag betala dig.'
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.De ander viel voor hem neer en smeekte: 'Geef mij uitstel. Dan zal ik alles terugbetalen.'
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Então o seu companheiro, caindo-lhe aos pés, rogava-lhe, dizendo: Tem paciência comigo, que te pagarei.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Entonces su consiervo, cayendo, le rogaba diciendo: "¡Ten paciencia conmigo, y yo te pagaré.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Il suo compagno, gettatosi a terra, lo supplicava dicendo: Abbi pazienza con me e ti rifonderò il debito
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.그 동관이 엎드리어 간구하여 가로되 나를 참아 주소서 갚으리이다 하되
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Lalu kawannya itu sujud di depannya sambil memohon, 'Sabarlah dulu kawan, semuanya akan saya bayar!
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Mutta hän ei tahtonut, vaan meni ja heitti hänet vankeuteen, kunnes hän maksaisi velkansa.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Người bạn sấp mình xuống mà nài xin rằng: Xin giãn cho tôi, thì tôi sẽ trả cho anh.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Người bạn sấp mình xuống mà nài_xin rằng : Xin giãn cho tôi , thì tôi sẽ trả cho anh .
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Njegov sohlapec pa pade k nogam njegovim ter ga prosi, rekoč: Potrpi z menoj, in vse ti poplačam.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Son compagnon, se jetant à terre, le suppliait, disant: Aie patience envers moi, et je te paierai.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tedy padna spoluslužebník ten k nohám jeho, prosil ho, řka: Poshověj mi, a všeckoť zaplatím tobě.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tedy padnul jeho spolusluha k jeho nohám, prosil ho a hovoril: Pozhovej mi a všetko ti zaplatím.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tovarăşul lui s'a aruncat la pămînt, îl ruga, şi zicea: ,Mai îngăduieşte-mă, şi-ţi voi plăti.`
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Затова служителят му падна, молеше му се, и каза: Имай търпение към мене и ще ти платя.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Тогда товарищ его пал к ногам его, умолял его и говорил: потерпи на мне, и все отдам тебе.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Упавши тодї товариш його в ноги йому, благав його, кажучи: Потерпи менї, і все віддам тобі.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.ויפל חברו לפני רגליו ויבקש ממנו לאמר הארך לי אפך ואשלמה לך הכל׃
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.فخرّ العبد رفيقه على قدميه وطلب اليه قائلا تمهل عليّ فاوفيك الجميع.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.他 的 同 伴 就 俯 伏 央 求 他 、 說 、 寬 容 我 罷 、 將 來 我 必 還 清
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.他 的 同伴 就 俯伏 央求 他 、 說 、 寬容 我罷 、 將來 我 必還清
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Cînd a auzit Moise lucrul acesta, a căzut cu faţa la pămînt.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Co gdy usłyszał Mojżesz, upadł na oblicze swoje,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Cuando Moisés lo oyó, se postró sobre su rostro
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Da das Mose hörte, fiel er auf sein Angesicht
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Da Moses hørte det, faldt han på sit Ansigt.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Da Moses hørte disse ord, falt han på sitt ansikt.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.És mikor hallá ezt Mózes, arczra borula,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.In ko Mojzes to sliši, pade na obraz svoj.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Keď to počul Mojžiš, padol na svoju tvár
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.모세가 듣고 엎드렸다가
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Kun Mooses sen kuuli, lankesi hän kasvoillensa.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Mendengar itu, Musa sujud di tanah dan berdoa kepada TUHAN
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Môi-se nghe điều đó , bèn sấp_mặt xuống đất ,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Môi-se nghe điều đó, bèn sấp mặt xuống đất,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.När Mose hörde detta, föll han ned på sitt ansikte.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Quand Moïse eut entendu cela, il tomba sur son visage.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Quando Moisés ouviu isso, caiu com o rosto em terra;
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Quando Mosè ebbe udito questo, si prostrò con la faccia a terra
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Toen Mozes dit hoorde, wierp hij zich met zijn gezicht op de grond.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.To když uslyšel Mojžíš, padl na tvář svou,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Ακουσας δε ο Μωυσης επεσε κατα προσωπον αυτου
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.А Моисей, като чу това, падна на лицето си,
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.Моисей, услышав это, пал на лице свое
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.וישמע משה ויפל על פניו׃
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.فلما سمع موسى سقط على وجهه.
Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.摩 西 聽 見 這 話 就 俯 伏 在 地