yüzünden ile cümle

yüzünden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
20 yıldan daha önce başladığımızda her gün 1,000 çocuk bu hastalık yüzünden felç oluyordu.Όταν ξεκινήσαμε, πάνω από 20 χρόνια πριν, 1000 παιδιά έμεναν παράλυτα κάθε μέρα από αυτό τον ιό.
20 yıldan daha önce başladığımızda her gün 1,000 çocuk bu hastalık yüzünden felç oluyordu.Когато започнахме преди повече от 20 години, 1000 деца биваха парализирани всеки ден от този вирус.
20 yıldan daha önce başladığımızda her gün 1,000 çocuk bu hastalık yüzünden felç oluyordu.Когда мы начинали более 20 лет назад, 1000 детей парализовало каждый день из-за этого вируса.
20 yıldan daha önce başladığımızda her gün 1,000 çocuk bu hastalık yüzünden felç oluyordu.אשר לוקים בשיתוק על ידי מחלה נוראית זו. כאשר התחלנו, לפני למעלה מ 20 שנה, 1,000 ילדים לקו בשיתוק
20 yıldan daha önce başladığımızda her gün 1,000 çocuk bu hastalık yüzünden felç oluyordu.عندما بدأنا ، قبل أكثر من 20 عاما مضت ، 1000 طفل كانوا يصابون بالشلل في كل يوم بسبب هذا الفايروس
20 yıldan daha önce başladığımızda her gün 1,000 çocuk bu hastalık yüzünden felç oluyordu.このウイルスによって、毎日1,000人の子供が新たに 麻痺を発症していました。 しかし、昨年は総数で1,000人でした。
37 yüzünden, sosyal yeniden entegrasyona ilişkin veriler (38 kvalitetssäkring i medlemsstaterna (
37 yüzünden, sosyal yeniden entegrasyona ilişkin veriler (Datele privind reintegrarea social≤ (
37 yüzünden, sosyal yeniden entegrasyona ilişkin veriler (Esta situação é agravada pelos elevados níveis de morbilidade neste grupo.
37 yüzünden, sosyal yeniden entegrasyona ilişkin veriler (Euroopassa sosiaalista kuntoutusta koskevia tietoja (37) on saatavilla vain niukasti.
37 yüzünden, sosyal yeniden entegrasyona ilişkin veriler (In Europa i dati sul reinserimento sociale (37) sono
37 yüzünden, sosyal yeniden entegrasyona ilişkin veriler (Η κατάσταση αυτή εpiιβαρύνεται αpiό τα υψηλά εpiίpiεδα νοσηρότητας της οµάδας αυτής.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Nebo on vyhledává krve, rozpomíná se na ni, aniž se zapomíná na křik utištěných.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ai milă de mine, Doamne! Vezi ticăloşia în care mă aduc vrăjmaşii mei, şi ridică-mă din porţile morţii,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Boć on szuka krwi, i mają w pamięci, a nie zapomina wołania utrapionych.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!For han som hevner blod, kommer de elendige i hu, han glemmer ikke deres skrik.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!"HERRE, vær nådig, se, hvad jeg lider af Avindsmænd, du, som løfter mig op fra Dødens Porte,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!HERR, sei mir gnädig; siehe an mein Elend unter den Feinden, der du mich erhebst aus den Toren des Todes,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!여호와여 나를 긍휼히 여기소서 나를 사망의 문에서 일으키시는 주여 미워하는 자에게 받는 나의 곤고를 보소서
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!lebo on vyhľadáva vyliatu krv a pamätá na ňu, nezabúda na krik utrápených.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Lihatlah, musuh menyengsarakan aku; kasihanilah aku, ya TUHAN, luputkanlah aku dari maut
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!rt számon kéri a [kiontott] vért, megemlékezik rólok, nem feledkezik el a szegények kiáltásáról.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Sillä hän, verenkostaja, muistaa heitä eikä unhota kurjain huutoa.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ty han som utkräver blodskulder har kommit ihåg dem; han har icke förgätit de betrycktas klagorop.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Usmili se me, GOSPOD, ozri se v ponižanje moje od sovražnikov mojih, da me vzdigneš izpred smrtnih vrat:
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Vindice del sangue, egli ricorda, non dimentica il grido degli afflitti
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ελεησον με, Κυριε ιδε την θλιψιν μου την εκ των εχθρων μου, συ ο υψονων με εκ των πυλων του θανατου,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!חננני יהוה ראה עניי משנאי מרוממי משערי מות׃
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!ارحمني يا رب. انظر مذلتي من مبغضيّ يا رافعي من ابواب الموت‎.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!耶 和 華 阿 、 你 是 從 死 門 把 我 提 拔 起 來 的 . 求 你 憐 恤 我 . 看 那 恨 我 的 人 所 加 給 我 的 苦 難
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!耶和華 阿 、 你 是 從死門 把 我 提拔 起來 的 . 求你憐恤 我 . 看 那 恨 我 的 人 所 加給 我 的 苦難
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.A causa della carestia, sono stato costretto ad abbandonare la scuola.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.À cause de la famine, j'ai dû arrêter l"école.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Az éhezés miatt ki kellett maradnom az iskolából.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Bởi cái đói, tôi buộc phải bỏ học.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Din cauza foametei, am fost forţat să renunţ la şcoală.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Door de honger moest ik de school laten voor wat ze was.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Głód zmusił mnie do opuszczenia szkoły.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Karena kelaparan, saya terpaksa putus sekolah.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.굶주림은 제가 학교를 계속 다닐 수 없게 했습니다.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Kvôli hladu som bol nútený odísť zo školy.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Nälän takia minun täytyi lopettaa koulunkäynti.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.På grund av svälten tvingades jag sluta skolan.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Pero por la hambruna, me vi forzado a dejar la escuela.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Pga. hungersnøden, var jeg nødt til at droppe ud af skolen.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Por causa da fome, vi-me obrigado a desistir da escola.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Wegen dem Hunger war ich gezwungen die Schule zu verlassen.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Εξαιτίας της πείνας, αναγκάστηκα να εγκαταλείψω το σχολείο.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Заради глада бях принуден да отпадна от училище.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Из-за голода, я вынужден был уйти из школы.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Через голод я був змушений піти зі школи.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.ובגלל הרעב, נאלצתי לנשור מבית הספר.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.بسبب الجوع، أضطررت لترك المدرسة.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.私は父を眺め
Ah, özür dilerim, bu odadaki ışıklar yüzünden yüzünü görmek çok zor.Oh, lo siento, con la iluminación en esta sala es muy difícil ver la cara.
Ah, özür dilerim, bu odadaki ışıklar yüzünden yüzünü görmek çok zor.顔がよく見えないですね 5年前のものです
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.(37:6) смердят, гноятся раны мои от безумия моего.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.(38:6) Mes plaies sont infectes et purulentes, Par l`effet de ma folie.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.As minhas chagas se tornam fétidas e purulentas, por causa da minha loucura.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Bo nieprawości moje przycisnęły głowę moję; jako brzemię ciężkie obciążyły mię.

İlgili Sayfalar