yüzün ile cümle
yüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yüzünü peçe ile gizler.Tom si torce la faccia perplessa.
Rice karakteri canlandırırken yüzünü kömürle siyaha boyuyordu.Il giorno dell'Ascensione ci si lava la faccia con le rose.
Ancak teknik aksaklıklar yüzünden klip yayınlanmamıştır.Tuttavia, lo sgancio della capsula non avvenne a causa di un problema tecnico.
Bir takım Jedilar Güç'ün aydınlık yüzüne tamamen zıt olan yeni bir Güç keşfetmişti: Güç'ün Karanlık Yüzü.Le sue lacrime si plasmarono in una nuova fonte di potere, l'Occhio della Vita.
Yetkililerce gün yüzüne çıkartılmayı beklemektedir.Alla mia età devo affrontarli faccia a faccia.
Bir roman eleştiri yazısı yüzünden 18 ay hapis yattı.Nel 1961 viene condannato a 18 mesi di prigione accusato di scrivere un romanzo comunista.
İnsanlar ve canavarlar arasındaki savaş onun yüzünden başlamıştır.La guerra tra uomini e macchine ha inizio!
Ay denizleri hemen hemen yalnızca Ay'ın görünen yüzünde bulunur.La luna della Terra è nota semplicemente come la Luna.
Tur sırasında 19 Mart 2015'te Zayn Malik'in stres yüzünden bir ara alabileceği duyuruldu.Zayn Malik ha lasciato il tour il 18 marzo 2015 a causa dello stress.
Yüzün tam ortasında bulunur.La sua posizione è al centro.
Ancak 6 ay sonra kötü sonuçlar yüzünden o da görevden ayrıldı.Dopo sei anni dovette però abbandonare il progetto per difficoltà economiche.
Son sezonda ise Cordelia sürekli komadadır (Yüzüncü bölüm hariç).Nell'ultima parte della stagione ad essi si aggiunge Recycla (sul dorso al di sotto dei numeri).
İzleyiciye sol tarafını dönmüş olan kadın bir ayna önünde yüzünü pudralamaktadır.La donna tiene nella sua mano destra uno specchio, rivolto verso lo spettatore.
Çoğu kişi, Nobel Edebiyat Ödülü'nü sırf bu oyunu yüzünden aldığını düşünmektedir.Secondo alcuni tale scoperta, da sola, sarebbe stata degna di un Premio Nobel.
Son sezon yaşanan bazı tartışmalar yüzünden iki ayrı lig oluşturuldu.Come nella stagione stagione precedente furono due disputate due fasi distinte di regular season.
Jigsaw artık ilerleyen kanser hastalığı yüzünden yatalak kalmıştır.Al piano superiore trovano Jigsaw, il quale è notevolmente indebolito a causa del cancro che lo sta uccidendo.
Ölünün yüzünde, durumunda, ölümünden sonra görülebilen değişiklikler başlar.Ma dopo la sua morte possono cominciare a vedersi.
1980'lerin ortalarında müzik piyasası yüzünü heavy metale döndü.Verso la metà degli anni ottanta il sound della band virò verso il metal.
Kalp yetmezliği yüzünden ölmüştür.È morto per insuffcienza cardiaca.
1962 yılında başarısızlık yüzünden üretimden kaldırıldı.Tuttavia, nel 1972 l'intero programma venne cancellato per mancanza di fondi.
Sohbetimiz hapşırık yüzünden kısa bir kesintiye uğradı.Наша беседа была прервана из-за чихания.
Tom, Mary'yi ona özür dilemek için aradı fakat o onun yüzüne kapadı.Том позвонил Мэри, чтобы извиниться, но она бросила трубку.
O, grip yüzünden çöktü.Он подхватил грипп.
Onun yüzünde tuhaf bir görünüm vardı.У него было странное выражение на лице.
Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.На его лице появилось выражение удовлетворенности.
Yüzünde bir gülümseme ile ona yaklaştı.Она подошла к нему с улыбкой на лице.
Başarıları yüzünden ona çok saygı duyuyorlar.Его очень уважают за достижения.
Tahtada ki yüzünde arsız bir gülümseme ile duruyordu.У доски стояла девочка с дерзкой улыбкой на лице.
Onun evinin bodrum katı sürekli su basıyor anlaşılmayan su sızıntısı yüzünden.Подвал его дома постоянно затоплен непонятными утечками воды.
Yeryüzünde yüzün üzerinde ağaç çeşidi vardır.На Земле существует свыше ста разновидностей деревьев.
Basılan paralar yüzünden enflasyon yükseldi.По причине печатания денег выросла инфляция.
Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.Киргизская девушка, творящая чудо своими руками в Москве, поразила дагестанцев.
Yüzündeki ifadeye bakılırsa, o başarmış görünüyor.Судя по выражению на его лице, похоже, что он справился.
İyi bir eşe sahip olma konusunda kader onun yüzüne güldü.Ему посчастливилось найти хорошую жену.
Senin yüzünden konsantre olamıyorum.Ты мешаешь мне сосредоточиться.
Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma.Не думай, сколько стоит то, что ты сделал (неопр.).
Bu düşünce yüzünden geceleri uykunun bize haram olduğu Allah’ın mâlûmudur.В ночь Бараат желательно читать мольбу: «О, Аллах!
Bu olay yüzünden Azubu Frost 30,000 $ para cezası aldı.Команд Azubu Frost была оштрафована на 30 000 USD.
O zaman bilmesek de, Tara büyüyü bu yalan yüzünden bozmuştu, kendisinin iblis olduğunu sandığı için.Но не знал батыр Байзак, какую страшную казнь придумал для него Худояр-хан.
Bogdanov 1909 yılında felsefi düşünce farklılıkları yüzünden partiden ihraç edilmişti.Богданов был исключен из партии в 1909 году, якобы из-за философских разногласий.
Özellikle, 2013 yılında John Hurt, konuk oyuncu olarak Doktor'un o zamana kadar bilinmeyen bir yüzünü oynadı.Так, в 2013 году Джон Хёрт сыграл неизвестную ранее инкарнацию, Военного Доктора.
Partinin Tiflis Komitesi, soygun yüzünden Stalin ve birkaç üyeyi partiden ihraç etti.Тифлисский комитет партии исключил из своего состава Сталина и нескольких участников грабежа.
İki fiziksel "çağrı" ve "bitiş" tuşları cihazın yüzüne yerleştirilir.Две физические клавиши «вызов» и «сброс» находятся на лицевой стороне устройства.
Walder daha sonra yüzünü çıkararak gerçekte Arya Stark (Maisie Williams) olduğunu açıklar.Затем Уолдер снимает своё лицо и оказывается Арьей Старк (Мэйси Уильямс).
Sandeep bilinçsiz olarak hastaneye yüzünün iki parçası plastik bir torbada ulaşmıştır.Сандипу доставили в больницу без сознания с двумя фрагментами кожи лица в полиэтиленовом пакете.
Fakat yüzünün güzelliğine rağmen, kişiliği heyecanlı bir tutku yaratamıyor.Но, хотя лицо её красиво, её личность не сформировалась для возбуждения страсти.
Ama çok geçmeden yeni öğretmen kötü yüzünü gösterir.Он чувствует, что с их новой учительницей что-то не так.
Bu, "Önemli bir Avrupa ortağı ile tartışmaların" yüzünden oldu.Причиной стали «серьезные разногласия» с голландским партнёром.
Sonuç olarak Bâb-ı Âli, katliamlar yüzünden kınandı.Они боялись возмездия за все зло, содеянное ими.
Dikenleri yüzünden yastık olarak kullanılması söz konusu değildir.Не рекомендуется использование подушки.
Kopenhag'daki veba yüzünden, Danimarka Kralı 4. Christian burada evlenmiştir.Из-за чумы в Копенгагене король Кристиан IV женился в Хадерслеве.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Потом Стьюи не влезает в свою одежду и не может дотянуться руками до лица, чтобы умыться.
Ancak 6 ay sonra kötü sonuçlar yüzünden o da görevden ayrıldı.Правда, после трёх недель службы он разочаровался.
O zamanda sadece Tuscan Gotik yüzün alt parçası bitirildi.К тому времени, была завершена лишь нижняя часть фасада в тосканском готическом стиле.
Bragg’in çalışmaları Birinci ve İkinci Dünya Savaşları yüzünden sekteye uğramıştır.Исследования Брэгга прерывались первой и второй мировыми войнами.
Yüzünü asla göstermemektedir.Лицо его никогда не показывается.
1999 yılında Abiyev ailesi ekonomik kriz yüzünden Aktöbe ilinin merkezine taşındı.В 1999 году в связи с экономическим кризисом семья Абиева переехала в Актобе.
Bu ölüm yüzünden ressamın karısı suçlanır.В убийстве обвиняют жену убитого.
69 yaşında 11 Kasım 1938 günü pnömoni yüzünden öldü.11 ноября 1938 года в возрасте 69 лет она скончалась от пневмонии.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Его лицо обезображено, одной руки нет.