yüzün ile cümle

yüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yüzündeki tatlı tebessüm hiçbir zaman eksilmezdi.Ihr einzigartiger Humor verließ sie nie.
Ancak Tesalya süvarisi yüzünde hedeflerine ulaşamadan geri dönmek zorunda kaldılar.Danach konnte Teameigner Drayson keine Zielankunft mehr verbuchen.
Bu durum hormonlar yüzünden olmaktadır.Diese tauschte sie gegen Hormone.
Öteki grup ise bu durum yüzünden isimlerini The Mission'a çevirdiler.Hat demnach jemand anders in ihrem Namen diese Anfrage veranlasst?
Ömrünün son yıllarını kanserle mücadelesi yüzünden sahneden ayrı geçirdi.Ihr letztes Jahrzehnt war durch den Kampf gegen ihr Krebsleiden geprägt.
Bu adalar önemli deniz çöküntüsüyle birbirinden ayrılıp su yüzüne çıkmış kısımlardır.Möwen decken ihren Flüssigkeitsbedarf zum Teil, indem sie Meerwasser trinken.
Düzinelerce çiftlik ateşlenen toplar yüzünden yandı.Die Zerstörungen waren enorm, Dutzende Bauernhöfe gingen in Flammen auf.
Kuyruğunun altındaki bezlerden salgıladığı koku yüzünden bu ismi almıştır.Sie trägt diesen Namen aufgrund der bei Ebbe aus dem Sand austretenden Luftblasen.
Otuz sekiz yıllık sinema yaşamında televizyon ve sinema için yüzün üzerinde filmde rol aldı.Seit seinem achten Lebenjahr ist er in Film und Fernsehen aktiv.
(O zamanlar millî seferberlik yüzünden kadınlarda askerdeydi.)(Die Polizei war damals militärisch organisiert.)
Ama 2000 yılından beri ilk defa bir All-Star maçını sakatlığı yüzünden kaçırıyordu.2000 nahm Dye erstmals am All-Star Game teil.
Yüzünün yarısı yoktur.Ein Gesicht fehlt.
Ortada bulunan büyük kurna, hanın bu acı yüzünden aklında kalanlardır.Entsetzliche Qualen erwarten den, der sich in diesen Höllen befindet.
Bu olay yüzünden ikili arasında bir feud yaşandı.In beiden Schichten fand Pedogenese statt.
Plağın arka yüzünde Kar Yağıyor yer aldı.Im Hintergrund sieht man schneebedeckte.
İsmi çok kötü kokusu yüzünden verilmiştir.Ihr Geruch wird als unangenehm bezeichnet.
Single'ın B yüzünde "Soldier's Story" adlı parça yer almaktadır.Die B-Seite der Single war Cry!
Yaşadığı düzensiz hayat yüzünden, bir sene sonra Stpanov'dan ayrıldı.Da er wenig spielte, verließ er Bratislava nach einem Jahr.
Buffy onu yüzüne sürer.Gabi konfrontiert ihn mit seiner Lüge.
Erişim tarihi: 19 Eylül 2008. ^ "'Parmaklıklar Ardında' yüzünden balayı yapamıyor".Die Zeit, 19. September 2008 Freundschaft ohne Comeback?
28 yaşında aşırı dozda eroin yüzünden ölmüştür.Er starb mit 29 Jahren an einer Überdosis Heroin.
Bu fikre, ondan önce doğan kardeşlerinin ölmüş olması yüzünden kapılmış olabilir.Es könnte nun verraten, wie seine monströsen Cousins entstanden.
Uyuşturucu problemi yüzünden 2003'te restoranını kaybeder.Wegen einer Erkrankung zog er sich 2003 aus dem Showgeschäft zurück.
Sürekli olarak turşu suyu yüzünden kavga etmektedirler.Es muss sich ständig über Beetlejuice ärgern.
Mîrânşâh meselesi yüzünden belki bu geliş biraz hızlanmıştı.Ausgehend von dieser Einnahmequelle folgte ein schneller Aufstieg.
Eğlenceye düşkünlüğü yüzünden düzensiz bir hayat yaşadı.Er führte aufgrund seines unsteten Charakters ein abenteuerliches Leben.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Scheidungsgrund waren die Alkoholprobleme ihres Vaters.
1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.1879 musste er seine seelsorgerische Tätigkeit aus gesundheitlichen Gründen aufgeben.
"Mezial" yüzün orta hattına yakın yüzü işaret eder.Sie nehmen Polaris fast genau in ihre Mitte.
Din savaşları, farklı dini görüşlerin çıkar çakışmaları yüzünden çıkan savaşlardır.Religionsunterschiede erzeugen mehr Streit als politische Parteiunterschiede.
Ancak sigorta meselesi yüzünden Norma ve Alex evlenmek zorunda kalmışlardır.Kurz darauf beschließen Mia und Alex zu heiraten.
Plağın arka yüzünde yine bir Kibar-Talu eseri "Sevda Olmasa" bulunuyordu.In sein Steinkreuz wurde die Inschrift „Die Liebe höret nimmer auf“ gemeißelt.
Muro, ondan intikam almak istemiş,ancak adamının ihaneti yüzünden başarısız olmuştur.Berg streicht ihm die Abfindung, da Verräter nichts bekommen würden.
Gözaltındaki işkence yüzünden böbrekleri zarar gördü.Die Weißen hatten ihn beim Verhör unter der Folter die Lunge verletzt.
Ve Karen' da gerçek yüzünü gösterir.Sodann zeigt Frank sein wahres Gesicht.
Suçlu bulunduğu 48 cinayet yüzünden ömür boyu hapis yatmakta.Alex wird wegen Mordes zu 14 Jahren Gefängnis verurteilt.
Şimdi yüzünüzü kabaca güneydoğuya, Arcturus'a doğru çevirin.Das Hochtal um Steens entwässert in Richtung Südosten zum Dörmbach.
Arka yüzünde Şarlman'ın bir tasviri görülür.Ein Standbild der Victoria soll nach hinten umgefallen sein.
Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.Er starb, ohne längere Krankheit, infolge eines akuten Herzleidens.
Bening hamile olması yüzünden kadrodan çıkarıldı.Sie stieg aus dem Projekt aufgrund ihrer Schwangerschaft aus.
Tanklar ile olan üstünlüğü yüzünden piyade ve uçakları daha pahalıya üretir.So kann er auch gegen gepanzerte Fahrzeuge und Flugzeuge größeren Schaden anrichten.
Hastalığı yüzünden 1949'da emekli oluncaya kadar partisinin başkanlığını yaptı.Diesen Sitz musste er bis zu seinem krankheitsbedingten Eintritt in den Ruhestand 1949 nicht mehr aufgeben.
Frank Jenifer'in yüzüne baktığında irkilerek geri çekilir.Als Pater Horrigan kommt, verstecken sie sich.
Hızlıca kalktı, yüzüne soğuk su serpti, dişlerini fırçaladı ve tıraş oldu.Il s'est vite levé, s'est aspergé le visage d'eau froide, s'est brossé les dents, et s'est rasé.
Bir hastalık yüzünden o yoktu.Elle était absente à cause d'une maladie.
Çocukların televizyon yüzünden yazmayı ihmal etme eğilimi var.Les enfants ont tendance à négliger la lecture à cause de la télévision.
Tren kar yüzünden ertelendi.Le train était en retard à cause de la neige.
Utançla yüzünü eğdi.Il inclina la tête embarrassé.
Salakça bir yanlış anlaşılma yüzünden uzun yıllar süren arkadaşlıkları bitti.Une stupide incompréhension a interrompu leur longue amitié.
Çoğu kişi deprem yüzünden evini kaybetti.Beaucoup ont perdu leur maison à cause du tremblement de terre.
Tren saatleri fırtına yüzünden altüst olacak.Les horaires de trains furent bouleversés à cause de l'orage.
Geç kalmaları yüzünden öğretmenleriyle her zaman kötü ilişkileri vardı.Il a toujours eu de mauvaises relations avec son professeur à cause de ses retards.
Kuzey yüzündeki sarpa tırmanacaklar.Ils gravirent l'abrupte face Nord.
Yüzündeki tüm renkler soldu.Son visage perdit toutes ses couleurs.
Onun yüzünde keder izi gördüm.J'ai vu l'empreinte du chagrin qui était restée gravée sur son visage.
Gri bir sakal yüzünü kaplıyordu.Une barbe grise recouvrait son visage.
Güneşin ya da ölümün yüzüne doğrudan bakamazsınız.Le soleil ni la mort ne se peuvent regarder en face.
Şiddetli yağmur yüzünden planlarım tamamen suya düştü.A cause d'une forte pluie, mes projets sont complètement tombés à l'eau.
Onun horlaması yüzünden uyuyamadım.À cause de son ronflement, je n'ai pas pu m'endormir.
Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma.Ne t'afflige pas de ce qu'ils faisaient.

İlgili Sayfalar