yüzüm ile cümle

yüzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Hon blev frustrerad; hon blåste bubblor i mitt ansikte.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.그리고는 그녀는 좌절을 하고는 제 얼굴에 물방울을 불기 시작했습니다.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Og hun blev frustreret; hun pustede bobler i hovedet på mig.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Poi ha cominciato a irritarsi e a sbuffarmi bolle in faccia.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Se frustraba y me arrojaba burbujas en la cara.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Se turhautui ja puhalsi kuplia kasvoilleni.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Şi devenea frustrată, îmi sufla bule de aer în faţă.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Und sie wurde immer frustrierter, sie bließ Blasen in mein Gesicht.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Ze raakte gefrustreerd, blies belletjes in mijn gezicht.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.И тя ставаше разочарована, издухваше мехурчета в лицето ми.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.І вона дуже засмучувалася, пускала бульбашки мені в обличчя.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.Потом она расстроилась и стала пускать пузыри мне в лицо.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.ולעיתים היא נהייתה מתוסכלת, והיא הייתה מפריחה בועות לפרצוף שלי.
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.ومن ثم بدأت تتعب .. واخذت تنفث الفقاعات على وجهي
Sinirlendi, yüzüme baloncuklar püskürttü.食べなきゃ餓死しちゃうよと 教えているようでした
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Je pouvais le sentir me brûler les poumons, et j'ai levé la tête pour sentir le soleil sur mon visage.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.호흡이 가빠지는 것을 느낄 수 있었고 하늘을 올려다보니 햇살이 제 얼굴을 비추고 있었어요.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.la soarele care-mi strălucea în față.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Potevo sentir bruciare i miei polmoni, e guardai in alto perché il sole potesse splendere sulla mia faccia.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Spojrzałam na niebo łapiąc promienie słońca.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Tôi có thể cảm nhận được nó đang đốt cháy lá phổi của mình, tôi ngước lên để cho ánh nắng chiếu vào mặt
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Погледнах нагоре, за да видя как слънцето огрява лицето ми.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.יכולתי לחוש בצריבתו בריאות שלי, והסתכלתי למעלה לראות את השמש זורחת אל מול פני.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.شعرت باحتراق الهواء في رئتّي ، ورفعت بصري لرؤية الشمس تسطع في وجهي.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.太陽の光を浴びようと顔をあげました すると急に目の前が真っ暗になりました
Şu an karşında oturan herife yüzümü göster.Montre mon visage à ce mec assis en face de toi.
Şu an karşında oturan herife yüzümü göster.Mutasd meg az arcom annak a fickónak, aki most szemben ül veled.
Şu an karşında oturan herife yüzümü göster.Δείξε το πρόσωπο μου στον άντρα που κάθεται απέναντι σου.
Şu an karşında oturan herife yüzümü göster.اري وجهي للرجل الجالس قبالتك
- Tabii ki benim yüzümden.Σαν εσένα.
- Tabii ki benim yüzümden.- Не говори така.- Разбира се, че е заради мен.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.A bosszúság miatt szemem elhomályosodik, és minden tagom olyan, mint az árnyék.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Ale ma vystavil ľuďom za príslovie, a stal som sa takým, ktorému sa pľuje do tvári.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.così son diventato ludibrio dei popoli sono oggetto di scherno davanti a loro
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Él me ha expuesto como refrán a los pueblos; ante ellos soy uno a quien escupen en la cara
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Er hat mich zum Sprichwort unter den Leuten gemacht, und ich muß mir ins Angesicht speien lassen.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Hij heeft mij tot mikpunt van openlijke spot gemaakt; de mensen spugen mij in het gezicht.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Il m`a rendu la fable des peuples, Et ma personne est un objet de mépris.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Jag är satt till ett ordspråk bland folken; en man som man spottar i ansiktet är jag.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Jeg er satt til et ordsprog for folk; jeg er en mann som blir spyttet i ansiktet.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Jistě vystavil mne za přísloví lidem, a za divadlo všechněm,
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Kini aku disindir dengan pepatah itu; mereka datang untuk meludahi mukaku
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.하나님이 나로 백성의 이야기거리가 되게 하시니 그들이 내 얼굴에 침을 뱉는구나
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.M'a făcut de basmul oamenilor, şi ca unul pe care -l scuipi în faţă!
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Mas a mim me pôs por motejo dos povos; tornei-me como aquele em cujo rosto se cospe.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Minut on pantu kansoille sananlaskuksi; silmille syljettäväksi minä olen tullut.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Nhưng Ðức Chúa Trời có làm tôi trở nên tục ngữ của dân sự, Chúng khạc nhổ nơi mặt tôi.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Nhưng_Ðức_Chúa_Trời có làm tôi trở_nên tục_ngữ của dân_sự , Chúng khạc nhổ nơi mặt tôi .
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.On me je tudi postavil v prislovico ljudem, in obraz moj jim je v pljuvanje.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Til Mundheld har du gjort mig for Folk, jeg er blevet et Jærtegn for dem;
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Wystawił mię zaiste na przypowieść ludziom, i jako śmiechowisko przed nimi.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Και με κατεστησε παροιμιαν των λαων και ενωπιον αυτων κατεσταθην ονειδος.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Он поставил меня притчею для народа и посмешищем для него.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.Той ме е поставил и поговорка на людете; И укор станах аз пред тях.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.והצגני למשל עמים ותפת לפנים אהיה׃
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.اوقفني مثلا للشعوب وصرت للبصق في الوجه.
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.神 使 我 作 了 民 中 的 笑 談 . 他 們 也 吐 唾 沫 在 我 臉 上
‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü, Yüzüme tükürmekteler.神 使 我 作了 民 中 的 笑談 . 他們 也 吐唾沫 在 我 臉上
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Akármerre süvíthettem, és újra érezhettem a szelet az arcomon.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Bylo to jako mít novou obrovskou hračku. Mohla jsem svištět kolem a znovu cítit vítr na své tváři.

İlgili Sayfalar