yüzüm ile cümle

yüzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Doar să fiu pe străzi era exaltant.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Enkel de straat opgaan, was opwindend.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Ich konnte herumflitzen und wieder den Wind in meinem Gesicht spüren.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.여기저기를 돌아다니면서 제 빰을 스치는 바람을 느낄 수 있었고,
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Mogłam śmigać wokoło i znów czuć wiatr na twarzy.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Podia girar por aí e sentir o vento no rosto de novo.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Potevo spostarmi ovunque e sentire di nuovo il vento sulla pelle.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Saya bisa bergerak dan merasakan angin menerpa wajah saya lagi.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Tôi lại có thể lượt quanh và cảm nhận làn gió vuốt má mình một lần nữa.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Μπορούσα να κινούμαι γρήγορα και να νιώθω ξανά τον αέρα στο πρόσωπό μου.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Можех да фуча наоколо и да чувствам отново вятъра в лицето си.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Я змогла їздити і знову відчувати, як вітер дме у обличчя.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Я снова могла носиться повсюду и чувствовать ветер на своём лице.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.יכולתי להסתחרר בו ולחוש שוב את הרוח על פני.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.تمكنت من التحرك و اﻹحساس بنسمات الهواء تداعب وجهي من جديد.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.ただ屋外にいるだけで 爽快でした
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.令我可以出返去吹風
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.Am închis și mi-am cuprins fața în palme și am urlat pe mutește.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.Colgué el teléfono, coloqué la cara entre mis manos, y pegué un grito silencioso.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.E ho attaccato il telefono, e mi sono messo le mani sul viso, e ho fatto un urlo silenzioso.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.J'ai raccroché j'ai mis ma tête dans mes mains, et j'ai crié d'un cri silencieux.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.전화를 끊고, 얼굴을 손에 묻고 마음으로 비명을 질렀습니다.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.Odłożyłem słuchawkę i ukryłem twarz w dłoniach, wydając z siebie niemy krzyk.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.Saya menutup telepon, dan saya menutup muka saya dengan tangan dan saya berteriak tanpa suara
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.Και έκλεισα το τηλέφωνο, και έβαλα τα χέρια μου στο πρόσωπο και έβγαλα μια σιωπηλή κραυγή.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.И аз затворих телефона, и сложих лицето в ръцете си, и изкрещях този тих писък.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.Я повесил трубку и закрыл лицо руками, и я кричал, знаете, таким безмолвным криком.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.סיימתי את השיחה, חפנתי את פני בידי, וצרחתי צרחה אילמת.
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.اغلقت الهاتف .. وضعت وجهي بين كفي واخذت اصرخ صرخاً صامتاً
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.ぼくは両手に顔を埋め 声にならない悲鳴を上げました ヌーランド先生がおっしゃったことを
Teşekkür ederim, en azından benim yüzümden değil고맙지만, 특히 저한테서만큼은 안 받을 것이라고 확실하게 듣게 됩니다.
Teşekkür ederim, en azından benim yüzümden değilPrzynajmniej nie ode mnie.
Teşekkür ederim, en azından benim yüzümden değilБлагодаря много, поне не от мен.
Teşekkür ederim, en azından benim yüzümden değilתודה רבה, ולבטח שלא על ידי.
Teşekkür ederim, en azından benim yüzümden değilشكراً جزيلاً لك، على الأقل لن أنقذها أنا.
Teşekkür ederim, en azından benim yüzümden değil私は若すぎ 結婚もまだ 子供もいませんでした
Ţimdi artýk senin yüzünden, benim yüzümden demenin hiçbir manasý yok. Geriye bakmanýn da anlamý yok.Излишно е да повтаряме "Заради мен е, заради теб е".
Ţimdi artýk senin yüzünden, benim yüzümden demenin hiçbir manasý yok.- Μαμά! Ξέρεις τι σημαίνει όλο αυτό γι' αυτόν;
Tüm yüzümü göstermemelisin... ...ona sadece kirpiklerimi göster hemen gidecektir.Nem kell, hogy az egész arcom megmutasd, elég ha a szempillámat megmutatod és már el is megy.
Tüm yüzümü göstermemelisin... ...ona sadece kirpiklerimi göster hemen gidecektir.Tu n'as pas à montrer tout mon visage,Nmontre-lui seulement mes cils et il partira.
Tüm yüzümü göstermemelisin... ...ona sadece kirpiklerimi göster hemen gidecektir.لست بحاجة لان تريه وجهي كاملا حجبايا كافيان
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Ale v televizi chtěli, abych byl vestoje, aby mi bylo vidět do tváře.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Ale v TV chceli, aby som to robil vzpriamený, aby mohli vidieť moju tvár, v zásade.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Dar la TV au dorit sa ma vada in picioare ca sa imi poata vedea fata.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.De a tévében azt akarták, hogy függőlegesen legyek, hogy láthassák az arcom.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Jednak w TV chcieli bym był pionowo, by mogli widzieć moją twarz.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Maar voor televisie wilden ze me rechtop hebben, om mijn gezicht te kunnen zien.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Mais pour la TV, ils voulaient que je sois à la verticale en fait, pour qu'ils puissent voir ma figure.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Ma per lo show volevano che fossi in posizione eretta in modo che potessero riprendermi in viso.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Mas, para a TV, queriam que eu estivesse de pé de modo a poderem ver a minha cara,
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Men på tv ville de att jag skulle vara stående så de kunde se mitt ansikte.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Men til TV ville de have mig til at stå op så de kunne se mit ansigt, dybest set.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Mutta TV-lähetykseen he halusivat minun olevan pystyssä, jotta ihmiset näkevät naamani.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Nhưng với truyền hình học muốn tôi đứng thẳng để họ có thể thấy mặt tôi, đơn giản là vậy.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Pero para la televisión quería que estuviera de pie para que se me pudiera ver la cara, básicamente.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.하지만 TV를 위해서 그들은 똑바른 자세를 원했습니다. 그래야 그들이 제 얼굴을 볼 수 있으니까요.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.Όμως για την τηλεόραση με ήθελαν να είμαι σε όρθια στάση ώστε να μπορούν να βλέπουν το πρόσωπό μου.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.От телевизията настояха да съм прав, за да могат да виждат лицето ми.
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.אבל עבור הטלוויזיה הם רצו שאהיה זקוף שיוכלו לראות את הפרצוף שלי
TV ise benden ayakta durmamı istedi böylece yüzümü görebileceklerdi.ولكن للتفاز كانوا يريدوني " قائماً " حيث يتمكن المشاهدون من رؤية وجهي

İlgili Sayfalar