yüzüm ile cümle
yüzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Eu, pois, dirigi o meu rosto ao Senhor Deus, para o buscar com oração e súplicas, com jejum, e saco e cinza.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.I obróciłem oblicze moje do Pana Boga, szukając go modlitwą i prośbami w poście i w worze i w popiele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Jeg vendte mit Ansigt til Gud Herren for at fremføre Bøn og Begæring under Faste i Sæk og Aske.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.내가 금식하며 베옷을 입고 재를 무릅쓰고 주 하나님께 기도하며 간구하기를 결심하고
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Mi rivolsi al Signore Dio per pregarlo e supplicarlo con il digiuno, veste di sacco e cener
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.orczámat az Úr Istenhez emelém, hogy keressem [õt] imádsággal, könyörgéssel, bõjtöléssel, zsákban és hamuban.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Şi mi-am întors faţa spre Domnul Dumnezeu, ca să -L caut cu rugăciune şi cereri, postind în sac şi cenuşă.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Und ich kehrte mich zu Gott dem HERRN, zu beten und zu flehen mit Fasten im Sack und in der Asche.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.И обратил я лице мое к Господу Богу с молитвою и молением, в посте и вретище и пепле.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Тогава обърнах лицето си към Господа Бога, за да отправя към него молитва и молби с пост, вретище и пепел.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.ואתנה את פני אל אדני האלהים לבקש תפלה ותחנונים בצום ושק ואפר׃
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.فوجهت وجهي الى الله السيد طالبا بالصلاة والتضرعات بالصوم والمسح والرماد.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁 食 、 披 麻 蒙 灰 、 定 意 向 主 神 祈 禱 懇 求
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁食 、 披麻 蒙 灰 、 定 意向 主神祈 禱懇求
Bunu yapma, benim yüzümden iki saat erken kalacaksın.Ne fais pas ça. Tu vas te leverN2 heures plus tôt à cause de moi.
Bunu yapma, benim yüzümden iki saat erken kalacaksın.Ne tedd, miattam két órával korábban fogsz felkelni.
Bunu yapma, benim yüzümden iki saat erken kalacaksın.Μην το κάνεις αυτό. Θα πρέπει να ξυπνήσεις 2 ώρες νωρίτερα μόνο για εμένα.
Bunu yapma, benim yüzümden iki saat erken kalacaksın.لا تفعلي هذا لا تقومي ساعتان ابكر للقائي
Bu yüzden benim yüzümden, kendini güvensiz hissetmene gerek yok.Alors, inutile de vous sentir menacée par moi.
Bu yüzden benim yüzümden, kendini güvensiz hissetmene gerek yok.Ezért nem kell veszélyben éreznie magát miattam.
Bu yüzden benim yüzümden, kendini güvensiz hissetmene gerek yok.Δεν χρειάζεται να αισθάνεσαι ανασφαλής εξαιτίας μου.
Bu yüzden benim yüzümden, kendini güvensiz hissetmene gerek yok.لذا لا تشعري بالقلق مني
Bu yüzden benim yüzümden servetini... ...kaybettiği için benden nefret ettiğini sanıyordum.De miattam tőle az egész örökségét elvették. Biztos nagyon gyűlöl engem!
Bu yüzden benim yüzümden servetini... ...kaybettiği için benden nefret ettiğini sanıyordum.Mais comme on lui retire tout son héritage à cause de moi, il doit vraiment me détester !
Bu yüzden benim yüzümden servetini... ...kaybettiği için benden nefret ettiğini sanıyordum.لذلك ضننت انه سيكرهني بما انه سيفقد ميراثه بسببي
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Deci, fața e vitală pentru noi în timp ce încercăm să ne conturăm imaginea în lume.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Dunque l'aspetto del viso per noi è vitale durante la fase di ingresso nella società.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Et l'apparence de notre visage est pour nous vitale car nous essayons de nous projeter dans le monde.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.우리가 세상으로부터 스스로를 지키려고 노력하기 때문에 우리의 외모는 중요합니다.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Nên khuôn mặt của chúng ta rất quan trọng đối với chúng ta khi chúng ta cố gắng giới thiệu mình với thế giới.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Por eso nuestra apariencia facial es vital dado que tratamos de proyectarnos al mundo.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Por isso a aparência do nosso rosto para nós, é vital, à medida que tentamos afirmar-nos no mundo.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Så vårt utseende är viktigt för oss när vi försöker framhäva oss i världen.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Tudíž je pro nás náš vzhled životně důležitý, protože se jím snažíme promítnout světu.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Unser Aussehen ist daher lebenswichtig für uns, während wir versuchen, der Welt unseren Stempel aufzudrücken.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Więc wygląd twarzy jest dla nas istotny, bo usiłujemy zaprezentować się światu.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.И така, чертите на лицето ни са жизнено важни в опита ни да се утвърдим в света.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Наше обличчя є життєво важливим для нас, оскільки ми намагаємося показати себе світові.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.לכן, מראה הפנים שלנו חיוני עבורנו כשאנו מנסים להציג את עצמנו בפני העולם.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.لذا مظهر وجوهنا امر حيوي بالنسبة لنا ونحن نحاول تقديم انفسنا للعالم.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.重要な手段なんです たった一つのにきびのせいで
Buzun altında bir saat geçirdikten sonra çekildi. Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.Después de una hora bajo el hielo no siento los labios; la cara está congelada;
Buzun altında bir saat geçirdikten sonra çekildi. Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.Tutaj po godzinie spędzonej pod lodem nie czuję ust, twarz mi przemarza.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Cho nên nó thực ra đang dùng cái máy quay phim trên iPhone để di chuyển theo mặt của tôi.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Dia menggunakan kamera video di iPhone untuk mengikuti wajah saya.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Donc il utilise réellement caméra vidéo de l'appareil pour suivre mon visage.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Éppen az eszköz kamerájával követi az arcomat.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Er folgt meinem Gesicht mit der Kamera des Geräts.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Está usando la cámara de video del aparato para seguir mi cara.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Folosește camera video pentru a-mi urmări fața.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Hij gebruikt de videocamera op de iPhone om mijn gezicht te volgen.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.실제로 아이폰에 달린 비디오 카메라를 이용해서 제 얼굴을 따라오죠.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Neste momento ele está a utilizar a câmara de vídeo no dispositivo para seguir o meu rosto.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Så han använder videokameran på iPhonen för att följa mitt ansikte.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Usa la videocamera sull'apparecchio per seguire il mio viso.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Używając kamery iPhone'a, śledzi moją twarz.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Vlastně používá videokameru v zařízení, aby sledoval mou tvář.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Για την ακρίβεια χρησιμοποιεί την βιντεοκάμερα της συσκευής για να ακολουθήσει το πρόσωπό μου.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Він стежить за моїм обличчям за допомогою відеокамери.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.Он использует видеокамеру на устройстве, чтобы следить за моим лицом.