yüzüm ile cümle
yüzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle davranırsan, yüzüme nasıl bakacaksın?Με αυτή τη συμπεριφορά πως μπορείς να με κοιτάς στα μάτια;
Böyle davranırsan, yüzüme nasıl bakacaksın?ان تكون هكذا, كيف يمكنك ان تنظر الى وجهي؟
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Am fost foarte ingrijorata cand a trebuit sa port microfonul acesta pe fata.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Bardzo martwiłam się, że muszę nosić ten mikrofon na twarzy.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Eu estava muito preocupada por ter de usar este aparelho na cara
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Ich war sehr beunruhigt, dieses Gerät über meinem Gesicht zu tragen.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Ik was erg bezorgd om dit ding op mijn gezicht te hebben.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Jag tvekade om att ha en mikrofon i ansiktet.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Jeg var virkelig bekymret for at skulle bære det her udstyr ved mit ansigt.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.J'étais vraiment soucieuse de devoir porter ce gadget sur ma tête.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.저는 이 기계장치를 얼굴에 달아야 한다는 것을 정말 걱정했었습니다.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Me preocupaba mucho tener que ponerme este aparato en mi cara.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Minua hermostutti kovasti tämän vekottimen pito naamallani.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Mi preoccupava molto di dover portare questo congegno sulla faccia.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Nagyon aggasztott, hogy ezt a kütyüt kell viselnem az arcomon.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Saya sangat khawatir karena saya harus memakai alat ini di wajah saya.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Stále mě rozrušují tyto mikrofony.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Tôi thực sự lo vì phải đeo thứ thiết bị này trên mặt.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Ήμουν ιδιαίτερα ανήσυχη που έπρεπε να βάλω αυτό το εξάρτημα στο πρόσωπό μου.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Безпокоях се, че трябва да нося тази джаджа на лицето си.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Я була дуже стурбована з приводу цього пристрою на моєму обличчі.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.Я очень волновалась о вот этом приспособлении на моем лице.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.הייתי מוטרדת מאד לגבי ענידת האביזר הזה על פני.
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.كنت قلقة جداً من إضطراري لإرتداء هذه الأداة على وجهي .
Bu aleti yüzüme giymek zorunda olmam beni endişelendirmişti.なので30分前にここに来て
Bu bir ders değil, yüzüme bakmayı bırak. Neden tabağına bakmıyorsun?Nem vagyunk a tanteremben, abbahagynád a bámulásomat és néznéd inkább az ételt?
Bu bir ders değil, yüzüme bakmayı bırak. Neden tabağına bakmıyorsun?Tu n'es pas en classe alors peux-tu arrêter de me dévisager, et regarder plutôt du côté des plats ?
Bu bir ders değil, yüzüme bakmayı bırak.Δεν είμαστε καν σε διάλεξη, γι' αυτό σταμάτα να κοιτάς το πρόσωπο μου.
Bu bir ders değil, yüzüme bakmayı bırak.نحن لسنا في القسم, لذا توقفي عن التحديق في وجهي
Bu kötü duruma benim yüzümden mi düştünüz yoksa?Je vous ai causé des problèmes ?
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Acestea sunt şi mai periculoase pentru că nu am nici o mască pe faţă.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Akrobat ini berbahaya karena tidak ada masker di wajah saya.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Diese sind besonders gefährlich, da ich keine Maske trage.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Elles sont particulièrement dangereuses parce qu'il n'y a pas de masque sur mon visage.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Estas son particularmente peligrosas porque no tengo máscara en la cara.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.이 스턴트들이 특히 위험한 이유는 얼굴에는 마스크를 쓰지 않기 때문입니다.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Questi sono particolarmente pericolosi perchè in faccia non porto una maschera.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Te są szczególnie niebezpieczne, ponieważ nie mam maski na twarzy.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Ze zijn bijzonder gevaarlijk omdat ik geen masker op heb.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Те са особено опасни, защото на лицето ми няма маска.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.Это особенно опасно, так как на моём лице нет маски.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.הם מסוכנים במיוחד בגלל שאין מסכה על הפנים שלי כאן.
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.وهذا المشهد خطرٌ فعلاً لان مؤدي المشهد لا يرتدي قناعا على وجهه
Bunlar özellikle tehlikelidir çünkü yüzümde maske yok.顔にマスクをつけないものです 『ザ・サン』紙と 『FHM』マガジンのために
Bunu benim yüzümden yaptılar.Это из-за меня...
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupA paní Carr zvedla ukazovák a říká:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupDann lehnte Frau Carr sich vor zu mir, legte einen Finger auf mein Gesicht und sagte:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupEd è allora che la Signora Carr si è sporta in avanti, mi ha messo un dito sul viso, e ha detto:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupEn ese momento, la Sra. Carr se inclinó, me puso el dedo en la cara y dijo:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupEntão, a Sra. Carr pôs o dedo na minha cara e disse:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupÉs ekkor Johnnie Carr előrehajolt, megérintette az arcomat, és azt mondta:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyup그리고는 카 여사가 손가락을 들고 저를 바라보며
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupWtedy pani Carr pochyliła się i położyła mi palec na ustach. mówiąc:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupА затем мисс Карр наклонилась, поднесла палец к моему лицу и сказала:
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupובאותו רגע גב' קאר רכנה קדימה, היא שמה את האצבע שלה בפנים שלי,
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyupوعندها مالت السيدة كار نحوي ، وأشارت بإصبعها إلى وجهي ،
Bunun üzerine Carr Hanım bana doğru eğildi, parmağını yüzüme koyup「だったら すご~く 勇敢じゃないとね」 と言いました
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.A obrátil jsem tvář svou ku Pánu Bohu, hledaje ho modlitbou a pokornými prosbami, v postu, v žíni a popele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Då vände jag mitt ansikte till Herren Gud med ivrig bön och åkallan, och fastade därvid i säck och aska.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Entonces volví mi rostro al Señor Dios, buscándole en oración y ruego, con ayuno, cilicio y ceniza