yüzü ile cümle
yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yüzüstü uzandım.I lay on my face.
Şimdiden büyükannemin yüzünü unutuyorum.I am already forgetting my grandmother's face.
O zaman havuzda yüzüyordum.I was swimming in the pool at that time.
Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.I remember the man's face but I can't call his name to mind.
Nasıl yüzülür bilmiyorum.I don't know how to swim.
Nasıl yüzüleceğini bilmiyorum.I don't know how to swim.
Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.I promised to go to the party with Jane, and I can't let her down.
Onun yüzüne bakamayacak kadar utangaçtım.I was too shy to look her in the face.
Ben nasıl yüzüleceğini biliyorum ama nehirde yüzmekten hoşlanmıyorum.I know how to swim, but I don't like swimming in the river.
Nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyorum.I want to learn how to swim.
Sanki yüzümün yandığını hissettim.I felt as if my face were on fire.
Yüzümde soğuk bir rüzgar hissettim.I felt a cold wind on my face.
Yüzümde bir mendille uyudum.I went to sleep with a handkerchief over my face.
Oldukça iyi bir yüzücü olduğumu düşündüm.I thought I was a fairly good swimmer.
Nehirde yüzüyordum.I was swimming in the river.
Ben büyük annemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember my grandmother's face accurately.
Onun yüzüne dikkatlice baktım.I looked at his face carefully.
Onun yüzünden ona para ödedim.I paid him the money due to him.
Yüzüne karşı onun bir korkak olduğunu söyledim.I called him a coward to his face.
Kamerayı onun yüzüne odakladım.I focused the camera on her face.
Onun yüzüne baktım.I stared her in the face.
Onun yüzünü bir an gördüm.I caught a glimpse of her face.
Onun yüzüne bakamadım.I was unable to look her in the face.
Soğuk algınlığı yüzünden çöküyorum.I'm coming down with a cold.
Soğuk algınlığı yüzünden hastalandım.I have been down with a cold.
Her sabah yüzümü yıkarım.I wash my face every morning.
Benim yüzümü kara çıkarma.Don't let me down.
Yer yokluğu yüzünden bu sorunu atlamak zorunda kaldım.I had to leave out this problem for lack of space.
Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.The toothache made his face swell up.
Kaza yüzünden kör oldu.He went blind from the accident.
Şartlar yüzünden randevumuzu iptal etmek zorunda kaldık.Circumstances forced us to cancel our appointment.
Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen at a distance, the rock looked like a human face.
Kız, göz yaşlarıyla hâlâ ıslak yüzünü kaldırdı.The girl lifted her face, still wet with tears.
Çocuk yüzü çamurla kaplı döndü.The boy returned with his face covered with mud.
Çocuğun kırmızı bir yüzü vardı.The boy had a red face.
Gece yarısından önce geri dön yoksa kapılar yüzüne kapanmış olacak.Get back before midnight, or you will be locked out.
Bayan Kanda iyi bir yüzücüdür.Miss Kanda is a good swimmer.
Tren kar fırtınası yüzünden geç geldi.The train arrived late because of the snowstorm.
Kar yüzünden okul kapalıydı.The school was closed due to the snow.
Pencerede bir adam yüzü gördüm.I saw a man's face in the window.
Pencerede bir adamın yüzünü gördüm.I saw a man's face inside the window.
Gürültü yüzünden bütün gece uyanık kaldım.I was kept awake all night by the noise.
Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Güneş yüzüme parlıyor.The sun is shining in my face.
Yüzü kırmızıydı ve o sıcak ve rahatsız hissediyordu.His face was red and he felt hot and uncomfortable.
Tayfun yüzünden uçuşu iptal edebilirler.They might have to cancel the flight because of the typhoon.
Şiddetli yağmur yüzünden baraj taştı.The dam burst owing to the heavy rain.
Şiddetli yağmur yüzünden baraj kapakları patladı.The dam burst owing to the heavy rain.
Tren yoğun kar yüzünden ertelendi.The train was delayed on account of a heavy snow.
Tren şiddetli kar yağışı yüzünden otuz dakika geç kaldı.The train was thirty minutes late on account of the heavy snow.
Yoğun kar yağışı yüzünden, tren 10 dakika geç kaldı.Because of the heavy snow, the train was 10 minutes late.
Tren servisi deprem yüzünden ertelendi.The train service was suspended by the earthquake.
Naoko bir yüzücü.Naoko is a swimmer.
Naoko yüzücüdür.Naoko is a swimmer.
Kötü hava yüzünden, o gelemedi.Because of the bad weather, he couldn't come.
Cesaret eksikliğim yüzünden kendime çok kızdım.I was very angry with myself for my lack of courage.
Birdenbire onun yüzü soldu.Suddenly, her face was pale.
Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.The firemen's face was grim when he came out of the burning house.
Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.A white cloud is floating in the blue summer sky.
Onun yüzünü loş bir ışıkta gördüm.I saw his face in the dim light.