yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Adam onun yüzüne yumruk attığında o, özür dilemek üzereydi.He was about to apologize when the man punched him in the face.
Yüzünden kaybolduğu belli oluyor.His face says that he lost.
Keşke ona yalan söylemeseydim. Onun yüzüne asla tekrar bakamayacağım.I wish I hadn't lied to him. I'll never be able to look him in the face again.
Yüzündeki ifadeye bakılırsa, o başarmış görünüyor.Judging from the look on his face, it seems that he has succeeded.
Onun yüzünde bir isilik ortaya çıktı.A rash appeared on his face.
Onun yüzü aydınlandı.His face brightened.
Yüzü sevinçle ışıldadı.His face lighted up with joy.
Onun yüzü acıdan burkulmuştu.His face was twisted with pain.
Yüzü beyazladı.His face turned white.
Onun yüzü birçok insan tarafından bilinir.His face is known to many people.
Onun yüzü çamurla kaplıydı.His face was covered with mud.
Yüzü sinirden kızardı.His face turned red with anger.
Onun yüzüne bir bakış, bana çalışmaya isteksiz olduğunu söyledi.One glance at his face told me that he was reluctant to work.
Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.His face reminded me of one of my friends in my senior high school days.
Onun yüzü rahatsız olduğunu gösteriyordu.His face showed that he was annoyed.
Onun başarısızlığı çoğunlukla dikkatsizliği yüzündendi.His failure was mainly due to carelessness.
Yüzünde ciddi bir görünüm vardı.He had a severe look on his face.
Onun dikkatsizliği yüzünden patlama gerçekleşti.The explosion took place because of his carelessness.
O telefonu yüzüme kapadı.He hung up on me.
Sorumsuz tavrınız yüzünden paniğe kapıldım.I am alarmed by your irresponsible attitude.
O şimdi yüzüyor.He's swimming now.
O sorun yüzünden afallamıştı.He was stumped by the problem.
Yüzünde dalgın bir bakış vardı.He had an absent look on his face.
Yüzüğü Mary'nin parmağına taktı.He put the ring on Mary's finger.
Onun anlaması kolay bir yüzü var.He has a face which is easy to understand.
O iyi bir yüzücü.He is a good swimmer.
O, çok hızlı bir yüzücüdür.He is a very fast swimmer.
Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.He suffered terrible pain from his injuries.
O, yüzünü denize doğru döndü.He faced toward the sea.
O, yağmuru yüzünde hissetti.He felt the rain on his face.
Güçlü rüzgar yüzünden şapkasını uçurdu.He had his hat blown off by the strong wind.
O, korku yüzünden ele geçirilmiştir.He was seized with fear.
O açlık ve yorgunluk yüzünden bayıldı, ancak bir süre sonra kendine geldi.He fainted with hunger and fatigue, but came to after a while.
O, öfke yüzünden titriyordu.He was trembling with rage.
O havuzda yüzüyor.He is swimming in the pool.
O, cinayet yüzünden hapse atılmıştır.He was framed for murder.
O, çocukların yüzüşünü izledi.He watched the boys swimming.
O, yüzüme baktı.He looked me in the face.
O, yüzümdeki şaşkınlığı gördü.He saw the surprise on my face.
Kapıyı yüzüme doğru kapadı.He slammed the door right in my face.
Kendisi iyi bir yüzücüdür ayrıca güzel de tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O iyi bir yüzücüdür ve ayrıca güzel tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O, nehirde yüzüyor.He is swimming in the river.
Yüzünde sert bir bakışı vardı.He had a hard look on his face.
Dün gece ona bir nişan yüzüğü verdi.He gave her an engagement ring last night.
Onun yüzüne öyle söyledi.He said so to her face.
Yüzünde üzgün bir bakışla gitti.He walked away with a sad look on his face.
O, babasının yüzüne bir şey diyemez.He can't say anything to his father's face.
Onun yüzünde tuhaf bir görünüm vardı.He had an odd look on his face.
O, yüzüme ağır bir darbe indirdi.He struck me a heavy blow in the face.
O yüzüme bir yumruk attı.He dealt me a blow in the face.
Monoton günlük yaşantısı yüzünden bunalmış gibi görünüyor.He seems to be oppressed by his monotonous daily life.
Yüzünde güller açıyordu.He was all smiles.
Onun yokluğu fırtına yüzündendi.His absence was due to the storm.
O grip yüzünden yatakta.He's in bed with the flu.
O, grip yüzünden çöktü.He came down with the flu.
Sonunda gerçek yüzünü gösterdi.He has finally shown his true colors.
Onlar yüzüyorlardı.They were swimming.
Onlar nasıl yüzüleceğini biliyor.They know how to swim.
Engebeli kuzey yüzüne tırmandılar.They climbed the rugged north face.

İlgili Sayfalar