yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun yüzündeki ifadeyi görmek için bekleyemedi.He couldn't wait to see the look on her face.
Onun yüzündeki ifadeyi görmek için sabırsızlanıyordu.She couldn't wait to see the look on his face.
Onun işaret parmağı, yüzük parmağından daha küçüktür.His index finger is smaller than his ring finger.
Rüyasında bir meleğin yüzü göründü.The face of an angel appeared in his dream.
Onlar yüzünden perişan haldeyim.It's because of them that I'm so miserable.
Bu saati bir yüzükle takas eder misin?Can you exchange this watch for a ring?
Mary'nin yüzü çok solgundu.Mary's face was very pale.
Nerede yüzüyorsun?Where do you swim?
Beni yüzüstü bırakacak mısın?Are you going to rat me out?
Tom Mary'nin yüzüne su sıçratmaya devam etti.Tom kept splashing water in Mary's face.
Yüzü melankolik gibi görünüyor.His face looks melancholy.
O gün üç yüzün üzerinde kişi hayatını kaybetti.Over three hundred people lost their lives that day.
Çoğu yüzücüler vücutlarını tıraş ederler.Most swimmers shave their bodies.
Çoğu yüzücüler vücut tüylerini tıraş ederler.Most swimmers shave their body hair.
Rüzgar yüzüme esiyor.The wind is blowing into my face.
Tom'un yüzünde kan vardı.There was blood on Tom's face.
O yeni kampanyamın yüzü için mükemmel.She's perfect for the face of my new campaign.
"Senin yüzündeki benden nefret ediyorum." "Ama o benim benim!""I hate the mole on your face." "But it is my mole!"
Tom Mary'nin yüzünü göremiyordu.Tom couldn't see Mary's face.
Siz beyler yüzünüze gözünüze bulaştırdınız.You guys messed up.
Onun yüzü kurumluydu.His face was sooty.
Onun yüzü kurumla doluydu.His face was full of soot.
Onun yüzü isle doluydu.His face was full of soot.
Yüzü tamamen şişkindi.Her face was all puffed up.
Mary yüzünü yana çevirdi ve Kate görmezden gelmiş numarası yaptı.Mary looked away and pretended to ignore Kate.
Tom iyi bir yüzücü gibi görünüyor.Tom seems to be a good swimmer.
Ben hâlâ yüzüyorum.I still swim.
Ben gerçekten yüzüme gözüme bulaştırdım.I really messed up.
Tom'un yüzü öfkeden kızardı.Tom's face turned red with anger.
Yirmi iki yaşındayken, ben kurbağalama yüzüşün ustasıydım.When I was twenty two years old, I was the master of the breast stroke.
Gürültü yüzünden uyuyamadım.I couldn't sleep because of the noise.
Zaten bugün bir kez yüzüyorum.I've already been swimming once today.
Tom yüzüstü yere düştü.Tom fell flat on the floor.
Tom çok iyi bir yüzücü değil.Tom isn't much of a swimmer.
Muhtemelen Tom'dan daha iyi yüzüyorum.I probably swim better than Tom does.
Şiddetli yağmur yüzünden durmak zorunda kaldık.We had to stop because of the heavy rain.
Tom Mary'ye pahalı bir yüzük aldı.Tom bought Mary an expensive ring.
Yüzü aşkın insan buraya geldi.Over one hundred people came here.
Senin yüzünden filmin sonunu kaçırdım.I missed the end of the movie because of you.
Onun işi bütçe kesintileri yüzünden tasfiye edildi.Her job was eliminated due to budget cutbacks.
Tom ve Mary bütçe kesintileri yüzünden işlerini kaybettiler.Tom and Mary lost their jobs due to budget cutbacks.
Bütçe kesintileri yüzünden işten çıkarıldım.I was laid off from my job due to budget cutbacks.
Evimin yanındaki kütüphane bütçe kesintileri yüzünden şimdi haftada yalnızca üç gün açık.The library near my house is now open only three days a week due to budget cutbacks.
Gözlerimi kaparım ve yüzünü hatırlarım.I close my eyes and remember your face.
Tehlikeli sularda yüzüyoruz.We're treading on very thin ice.
Yüzümü yıkamaktan nefret ederdim.I used to hate washing my face.
Tom'un yüzündeki endişeyi gördüm.I saw the concern on Tom's face.
Tom'un bir düğün yüzüğü yoktu.Tom didn't have a wedding ring.
Tom terör yüzünden felç oldu.Tom was paralyzed with terror.
Tom'un yüzünde çizikler vardı.Tom had scratches on his face.
Tom bir an için yüzünü çevirdi.Tom looked away for a moment.
Tom'un yüzü acıma doluydu.Tom's face was full of pity.
Tom, Mary'nin yüzünü inceledi.Tom studied Mary's face.
Tom'un dolgun bir yüzü var.Tom has a chubby face.
Tom yüzüme karşı yalan söyledi.Tom lied to my face.
Tom beni yüzüstü bıraktı.Tom ratted me out.
Bu kulüp müziği yüzünden kusacağım.I'm going to vomit because of this club music.
Maymunlar adaya doğru yüzüyorlardı.The monkeys swam out to the island.
Tom'un tekrar yüzüne gözüne bulaştıracağını düşündüm.I figured Tom would mess up again.
Tom Mary'ye baktı ve yüzü kızardı.Tom looked at Mary and blushed.

İlgili Sayfalar