yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kapıyı Mary'nin yüzüne kapattı.Tom closed the door in Mary's face.
Yüzün kırmızı. İyi misin? Belki ateşin olabilir mi?Your face is red. Are you okay? Perhaps you have a fever?
Hepsi senin yüzünden.It is all because of you.
Onun yüzü çok üzgün görünüyor.His face looks so sad.
Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.Tom stole a very valuable diamond ring.
Meryem Tom yüzünden bunalıma girdi.Mari got depressed due to Tom.
Tom yine burada yüzünü göstermeye cesaret etmedi.Tom wouldn't dare show his face around here again.
İyi bir yüzücü değilim.I am not a good swimmer.
Ben iyi bir yüzücü değilim.I'm not a good swimmer.
O yüzünü bir peçenin arkasına sakladı.She hid her face behind a veil.
Tom yaptıkları yüzünden üç yıl hapis yattı.Tom spent three years in prison for what he did.
Şans yüzümüze gülmüyor.The cards are stacked against us.
Onun yüzünün korkudan şekli değişmişti.His face was disfigured by horror.
Seni yüzüne karşı pohpohlayan seni arkandan ısırır.He who flatters you to your face, bites you behind your back.
Sessizce fısıldayacağına neden onu benim yüzüme söylemiyorsun?Instead of whispering it quietly, why don't you say it to my face!
Git ve yüzünü temizle!Go and clean up your face!
Tom yaraları yüzünden öldü.Tom died from his injuries.
Sadece insan yüzü duyguları ifade edebilir.Only the human face can express feelings.
O, balığın derisini yüzüyor.He skins the fish.
Tom nasıl yüzüleceğini bilmediğini neden bize söylemedi?Why didn't Tom tell us that he didn't know how to swim?
Benim yüzüğüm nerede?Where is my ring?
O bunu yüzünde bir sırıtma ile söyledi.He said it with a grin on his face.
Günlük çekişmeler yüzünden sıkıntılıyım.I'm distressed by the daily squabbles.
Tom bana bu yüzüğü verdi.Tom gave me this ring.
Onun yüzünde büyük bir yara izi var.He has a large scar on his face.
Tom'un yüzünde bir yara izi vardır.Tom has a scar on his face.
Ben senin o titiz yüzünü sevmiyorum.I don't like that prissy face of yours.
Onun oval bir yüzü var.She has an oval face.
Onun morumsu bir yüzü var.She has a purplish face.
Yaşam ve ölüm aynı madalyonun iki yüzüdür.Life and death are two sides of the same coin.
Tom kızının yüzünü seviyor.Tom loves his daughter's face.
Öf, senin yüzünden, şimdi her şeyi yeniden yapmak zorundayım!Ugh, because of you, now I have to redo everything!
Ah, hayatımda Mary'nin yüzünü bir kez daha görebilsem.Oh, if I could see Mary's face once more in my life.
Kötü hava yüzünden gidemiyorum.I can't leave due to the bad weather.
Pamuk eldivenler bebeğin kendi yüzünü tırmalamasını önleyecektir.Cotton mittens will prevent the baby from scratching her own face.
Mary yüzünü ellerinin içine gömdü ve kontrolsüzce ağladı.Mary buried her face in her hands and sobbed uncontrollably.
Bulutlar gökyüzünde yüzüyordu.Clouds were floating in the sky.
Suçluluk tüm yüzünde yazılı.Guilt is written all over your face.
Onun yüzü nefret doluydu.His face was full of hate.
O sanki yüzüyormuş gibi hissetti.He felt as if he were floating.
Tom yüzüğü çaldı.Tom stole the ring.
Anne kıza bir yüzük verdi.Mother gave the girl a ring.
Gerçek onun yüzünün önünde.The truth is in front of her face.
Çocuksu bir yüzün var.You have a face of a child.
Sen Yüzüklerin Efendisi üçlemesini okudun mu?Have you read the Lord of the Rings trilogy?
Tom burada en iyi yüzücüydü.Tom used to be the best swimmer here.
Tom takımımızda en hızlı yüzücüydü.Tom used to be the fastest swimmer on our team.
Herkese bir dost yüzü gösterenlerin gerçek arkadaşları olmayacaktır.Those who show a friendly face to everyone, won't have true friends.
Dikkat et, o adam yüzüne gülen kuyunu kazan biri.Watch outーthat guy is a real snake in the grass.
Keşke Tom'un yüzünü görebilseydin.I wish you could've seen Tom's face.
O yüzüyor.He's swimming.
Gerçekten yüzüme gözüme bulaştırdım.I've really messed up.
Ben yüzünü asla unutmayacağım.I'll never forget your face.
Ben eskisi kadar güçlü bir yüzücü değilim.I'm not as strong a swimmer as I used to be.
Avustralya'da en iyi yüzücü olmak istiyorum.I want to be the best swimmer in Australia.
Tom ve Mary her ikisi de iyi yüzücüler.Tom and Mary are both good swimmers.
Tom nasıl yüzüleceğini öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how to swim.
Bu yüzük çok pahalı.This ring is very expensive.
Tom'un yüzünden kan aktı.The blood drained from Tom's face.
Kan onun yüzünden çabucak sızdı.The blood quickly drained from her face.

İlgili Sayfalar