yüzü ile cümle
yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mary Alice'e nişan yüzüğünü gösterdi.Mary showed Alice her engagement ring.
Yüzünü buralarda göstermeye nasıl cesaret edersin!How dare you show your face around here!
Tom yağmuru yüzünde hissetti.Tom felt the rain on his face.
Tom oksijensizlik yüzünden öldü.Tom died from lack of oxygen.
Neden bana bakıyorsun? Yüzümde bir şey mi var?Why are you looking at me? Is it something on my face?
Tom Mary'ye bir yüzük verdi.Tom gave Mary a ring.
Tom onu benim yüzümden yapıyor.It's because of me that Tom is doing that.
Yüzünü yıka ve saçlarını tara.Wash your face and comb your hair.
Bu yüzüğü uzun yıllar takacaksın.You're going to wear this ring for many years.
Senin yüzüne gerçeği söyleyeceğim.I'll tell you the truth to your face.
Senin yüzünden aylarca hapiste kaldım.I spent months in jail because of you.
Ne zaman gözlerimi kapatsam gördüğüm ilk şey o kadının yüzü oluyor.Whenever I close my eyes, the first thing I see is that woman's face.
Tom, Mary'nin yüzüne bir turta attı.Tom threw a pie in Mary's face.
Tom amuda kalktı ve gömleği yüzünün üzerine düştü.Tom did a handstand and his shirt fell over his face.
Senin yüzünden takımdan vazgeçtim.It's because of you that I quit the team.
Tom benden daha iyi bir yüzücü.Tom is a better swimmer than me.
Tom, Mary'ye çok pahalı bir yüzük verdi.Tom gave Mary a very expensive ring.
Benim yüzümden Tom burada.It's because of me that Tom is here.
Tom onun yüzünü inceledi.Tom studied her face.
Tom benden daha iyi yüzücü.Tom is a better swimmer than I am.
Tom kahvaltıdan önce her sabah yüzünü yıkıyor.Tom washes his face every morning before breakfast.
Ben asla iyi bir yüzücü değildim.I was never a good swimmer.
Takımdaki en iyi yüzücüydüm.I was the best swimmer on the team.
Mary'nin çok güzel bir yüzü var.Mary has a very pretty face.
Tom elini yüzünün üzerine koydu.Tom put his hand over his face.
Tom, Mary'nin yüzündeki görünüşü görmek için sabırsızlanıyordu.Tom couldn't wait to see the look on Mary's face.
Tom bir yüzük takıyor.Tom wears a ring.
Ben yüzüğü çaldım.I stole the ring.
Ben iyi bir yüzücüyüm.I'm a good swimmer.
Onun yüzü gözyaşlarıyla lekeliydi.Her face was stained with tears.
Fadıl'ın yüzünü hatırlıyorum.I remember Fadil's face.
Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi bendim.I was the one who stole Mary's diamond ring.
Yüzün senin kişiliğindir.Your face is your personality.
Sen iyi bir yüzücüsün.You're a good swimmer.
Senin yüzünden kaç kişi öldü?How many have died because of you?
Tom karı yüzünden sildi.Tom wiped the snow off his face.
Tom teri yüzünden sildi.Tom wiped the sweat off his face.
Şapkamı giymeyi unuttum ve yüzüm kötü biçimde güneşten yandı.I forgot to wear my hat and my face got badly sunburned.
Tom yüzünü elleriyle kapattı.Tom covered his face with his hands.
Tom nasıl yüzüleceğini öğreniyor.Tom is learning how to swim.
Fırtına yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the storm.
Kar fırtınası yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the snowstorm.
Trafik yüzünden geç kaldım.I'm late because of the traffic.
Çok iyi yüzüyorsun.You swim very well.
Ben hızlı bir yüzücüyüm.I'm a fast swimmer.
Eğer ölürsem, bu yüzüğü saklamak isterim.If I die, I want to keep this ring.
Tom onu söylediğinde yüzünde büyük bir gülümseme vardı.Tom had a big smile on his face when he said that.
Tom Mary'ye muhteşem bir elmas yüzük aldı.Tom bought Mary an amazing diamond ring.
Tom ve Mary benim yüzümden kavga ettiler.Tom and Mary had a fight because of me.
Bu yüzük saf altın mı yapılmış?Is this ring made of pure gold?
Bu yüzük fazla pahalı.This ring is too expensive.
Mary'nin yüzü parlak kırmızıya döndü.Mary's face turned bright red.
Mary'nin yüzü kıpkırmızı oldu.Mary's face turned bright red.
Onun yüzünü tanımlayabilir misin?Can you describe his face?
Onun yüzünü yumruklamam gerekir.I ought to punch him in the face.
Aynada yüzümü gördüm.I saw my face in the mirror.
Aynada yüzüme baktım.I stared at my face in the mirror.
Ekonomi ve kalite karşıt değildir, aynı madalyonun iki yüzüdür.Econony and quality are not opposites, but rather two sides of the same coin.
Onun yüzü sertleşti.His face hardened.
Onun yüzündeki o bakışı unutamam.I can't forget that look on her face.