yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, yüzünde bir gülümseme ile bize doğru yürüdü.She walked towards us with a smile on her face.
Bütün o gürültü yüzünden dün gece uyuyamadım.With all that noise, I couldn't sleep last night.
Tom'un bütün yüzü ne düşündüğünü gösteriyor.Tom's whole face shows what he is thinking.
Tom'un talihi yüzüne güldü.Tom got a lucky break.
Bu yüzük ne kadar?How much is this ring?
Eugenia yüzü temizlemek ve cildi korumak için en sevdiği yağları bizimle paylaştı.Eugenia shared with us her favorite oils for cleaning the face and protecting the skin.
Böyle basit suçlar yüzünden insanları hapse atmamamız lazım.We shouldn't be imprisoning people for such petty crimes.
Yüzüme karşı yalan mı söylüyorsun?Are you lying straight to my face?
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.Only months into their marriage, Mary began to see a darker side to Tom.
Laboratuvar önlüğündeki leke gümüş nitrat yüzünden.The stain on the lab coat is due to silver nitrate.
Mary'nin yüzünde tuhaf bir görünüm vardı.Mary had a strange look on her face.
İçmem ama senin yüzünden sarhoşum.I don't drink, but I'm drunk because of you.
Beyin kapasitesinin yüzde yüzüne ulaşıldı.One hundred percent of the brain's capacity has been reached.
Sana gelecek yüzüm yok artık.I wouldn't dare come and visit you now.
Tom'un yüzünden onun başı belaya girdi.She got into trouble because of Tom.
Mary'nin yüzünden Tom'un başı belaya girdi.Tom got into trouble because of Mary.
Şu kızın yüzü inanılmaz çirkin.That girl's face is incredibly ugly.
O denizin yanında yaşıyor fakat nasıl yüzüleceğini bilmiyor.She lives by the sea, but she doesn't know how to swim.
O deniz kenarında yaşıyor fakat nasıl yüzüleceğini bilmiyor.He lives beside the sea, but he doesn't know how to swim.
Uçuş yoğun sis yüzünden iptal edildi.The flight was canceled because of the thick fog.
Nihayetinde yapmadığım bir şey yüzünden Tom'dan özür dilemiştim.I ended up apologizing to Tom for something I didn't do.
Ben Tom'un yüzüne baktım.I looked at Tom's face.
Tom yüzünü sakladı.Tom hid his face.
Şans Tom'un yüzüne gülmedi.Tom got unlucky.
Mary'nin sol elinin her parmağında bir yüzük var.Mary had a ring on every finger of her left hand.
Tom muhtemelen nasıl yüzüleceğini biliyor.Tom probably knows how to swim.
Birkaç kadın yüzünü yana çevirdi.Several women looked away.
Tom evlilik yüzüğünü rehin verdi.Tom pawned his wedding ring.
Tom asla çok bir yüzücü değildi.Tom never was much of a swimmer.
Onun yüzünde bir ben var.She had a mole on her face.
Onlar benim yüzüğümü aldı.They took my ring.
O, resmi indirdi, onun yüzünü gördü ve "vay be" dedi.She downloaded the picture, saw his face and said "Wow!"
Onlar nerede yüzüyor?Where are they swimming?
Ondan çok daha iyi yüzüyorsun.You swim much better than he does.
Benden çok daha iyi yüzüyorsunuz.You swim a lot better than I do.
Benden çok daha iyi yüzüyorsun.You swim a lot better than I do.
Tom hızlı bir yüzücüdür.Tom is a fast swimmer.
O sis yüzünden çok uzağı göremedi.He couldn't see very far because of the fog.
Benim çizdiğim resim dalgalı dudakları olan bir yüzü gösteriyor.The picture I drew depicts a face with wavy lips.
Maria yüzünü elleriyle sakladı.Maria hid her face in her hands.
Maria yüzünü elleriyle kapattı.Maria covered her face with her hands.
Arkeologlar yüzün üzerinde mezar keşfetti, onlardan birkaçı küçük çocuklara aitti.The archaeologists discovered over a hundred graves, a few of which belonged to infants.
Tom Mary'nin güzel nişan yüzüğünü fark etti.Tom noticed Mary's beautiful engagement ring.
Mike kardeşini yüzüstü bıraktı.Mike left his brother in the lurch.
Tom'un elleri titriyordu ve yüzü kızarmıştı.Tom's hands were shaking and his face was red.
Yüzü çok tombuldu.His face was very chubby.
Tom Mary'nin yüzüne köpek gibi kötü sözler söyledi.Tom called Mary names to her face.
Bir hastalık yüzünden gelemedi.She couldn't come because of an illness.
Her ne olursa olsun, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.No matter what happens, don't forget to smile.
O, yüzünü buruşturdu.She grimaced.
Penguenler yetenekli yüzücülerdir.Penguins are accomplished swimmers.
Tom başarılı bir yüzücüdür.Tom is an accomplished swimmer.
Tom yetenekli bir yüzücüdür.Tom is an accomplished swimmer.
Bir turna balığına nasıl yüzüleceğini öğretemezsin.You can’t teach a pike how to swim.
Çocuklar çıplak yüzüyordu.The children were skinny dipping.
Çocuklar çırılçıplak yüzüyorlardı.The children were swimming in the nude.
Çocuklar çıplak yüzüyorlardı.The children were swimming naked.
Sıcak yüzünden cam açık yattım.Because of the heat, I slept with a window open.
Tom'un göz yaşları yüzünden akmaya başladı, bebek kızını ilk kez gördüğü zaman.Tears of joy streamed down Tom's face when he saw his baby daughter for the first time.
İşlemediği bir suç yüzünden hapishaneye gönderildi.He was sent to prison for a crime that he did not commit.

İlgili Sayfalar