yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha iyi bir yüzücü olmak istiyorum.I want to become a better swimmer.
Tom çalınan yüzüğü bir çorapta sakladı.Tom hid the stolen ring in a sock.
Tom'un nehre giderken bana verdiği nişan yüzüğünü attım.I threw the engagement ring Tom gave me into the river.
Tom'un sonuçlar yüzünden mutsuz olacağını biliyordum.I knew Tom would be unhappy with the results.
Sonuçlar yüzünden mutsuz olacağını biliyordum.I knew you'd be unhappy with the results.
Tom Mary'nin yüzünü göremedi. O sadece başının üstünü görebildi.Tom couldn't see Mary's face. He could only see the top of her head.
Onun yüzüne iyi baktın mı?Did you get a good look at his face?
Yüzündeki nedir?What's that on your face?
Yüzündeki bu çürükleri nasıl aldın?How did you get those bruises on your face?
Git yüzünü yıka.Go wash your face.
Tom'un güzel bir yüzü var.Tom has a nice face.
O, Mary'nin yüzüne vurdu.He struck Mary in the face.
Mary Tom'un yüzünü gördüğünde çığlık attı.When Mary saw Tom's face, she screamed.
Senin yüzünden buradayım.I'm here because of you.
Onların yüzünden buradayım.I'm here because of them.
Onun yüzünden buradayım.I'm here because of him.
Onu yüzüstü bıraktın.You let him down.
Onları yüzüstü bıraktım.I've let them down.
Onu yüzüstü bıraktım.I've let her down.
Tom Mary'ye bir elmas yüzük aldı.Tom bought Mary a diamond ring.
Tom havuzda yüzüyor.Tom is swimming in the pool.
Tom bir Olimpiyat yüzücüsüydü.Tom was an Olympic swimmer.
Tom Mary'ye yardım etmeni istediğinde yüzündeki ifadeyi gördüm.I saw the look on your face when Tom asked you to help Mary.
Tom Mary'yi beklemeni istediğinde yüzündeki ifadeyi gördüm.I saw the look on your face when Tom asked you to wait for Mary.
O yerel bir kuyumcudan çaldığı bir yüzükle kız arkadaşına evlenme teklif etti.He proposed to his girl friend with a ring he had stolen from a local jewelry.
Tom, John'un yüzüne yumruk atıktan sonra odayı terk etti.Tom punched John in the face then left the room.
Tom izlerini kapatmak için elinden geleni denedi böylece yüzünü kurtarabildi.Tom tried his best to cover his tracks so he could save face.
Galileo'nun keşifleri astronominin yüzünü sonsuza kadar değiştirdi.Galileo's discoveries forever changed the face of astronomy.
Tom, Maria'ya elmas bir yüzük verdi.Tom gave Maria a diamond ring.
Onun uzun saçı yüzünün yarısını örttü.Her long hair covered half her face.
Hans aptallığı yüzünden kaçar.Hans gets away because of his stupidity.
Dan'ın ceseti yüzme havuzunda yüzüyordu.Dan's body was floating in the swimming pool.
Dan, Linda yüzünden kovuldu.Dan was fired because of Linda.
Hepinizin yüzü bana çok tanıdık ama adlarınızı hatırlayamıyorum.Your faces are all too familiar to me, but I can't remember your names.
O, makyajını sildi ve yüzünü yıkadı.She removed her makeup and washed her face.
Tom John'un Mary'ye verdiği yüzüğe baktı.Tom looked at the ring John gave Mary.
Hiç yüzüne yumruk atıldı mı?Have you ever been punched in the face?
Tom'un yüzünden tebessüm eksik olmaz.Tom always has a smile on his face.
Meryem'in yüzünden tebessüm eksik olmaz.Mary always has a smile on her face.
Şu arkadaş para içinde yüzüyor.That dude is rolling in dough.
Şu arkadaş servet içinde yüzüyor.That dude is rolling in dough.
Sadece senin yüzünden buradayım.I'm only here because of you.
Polisin iğrençliği yüzünden kentin suç oranı yüksektir.The city's crime rate is high due to the police's lousiness.
Tom, onun yüzünü kızartarak Mary'nin elini öptü.Tom kissed Mary's hand, making her blush.
Tom bir zamanlar büyük annesine ait olan bir yüzüğü Mary'ye verdi.Tom gave Mary a ring that once belonged to his grandmother.
"Senin yüzün"ün İspanyolcası nedir?What's the Spanish for "your face"?
Mary yüzünün kızdığını hissetti.Mary felt her face grow hot.
İnsanlar yüzüne gözüne bulaştırdığında gülerim.I laugh when people mess up.
O, yüzüğü parmağına taktı.She put the ring on her finger.
O çok değerli bir elmas yüzük çaldı.He stole a very valuable diamond ring.
Onun saçı neredeyse tüm yüzünü kapadı.His hair almost covered his whole face.
Mary yüzüğü parmağına taktı.Mary put the ring on her finger.
Hiçbir münakaşa hayrına bitmez, bir noktada illa ki tekrar su yüzüne çıkar.No controversy is ever over for good. It will always resurface at some point.
Devam eden tüm bu kargaşa yüzünden konsantre olamıyorum.I can't concentrate with all this commotion going on.
Devam eden bu kargaşa yüzünden bir insan nasıl uyuyabilir?How can anyone sleep with all this commotion going on?
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.My sixth wife has a pretty face. She has green eyes.
Bir nehirde yüzüyorum.I am swimming in a river.
Nedenler yüzünden Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom because reasons.
Onun tombul bir yüzü var.He has a chubby face.
Bütün akşam yüzünde aptalca bir gülümseme vardı.He had a silly smile on his face the whole evening.

İlgili Sayfalar