yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yüzüğüm kayboldu.My ring is gone.
Bugün şans yüzüne güldü.You got lucky today.
Mary odaya girdiğinde Tom'un yüzü ışıldadı.Tom's face lit up when Mary entered the room.
Mary elleriyle yüzünü sakladı.Mary hid her face in her hands.
Tom Mary'ye bir yastık attı ve yastık doğrudan onun yüzüne çarptı.Tom threw a pillow at Mary and the pillow hit her squarely in the face.
Yüzüğümü geri alabilir miyim?Could I get my ring back?
Çocuğun yüzünde yaramaz bir sırıtma vardı.The boy had a mischievous smirk on his face.
Senin yüzünden başım belada.I'm in trouble because of you.
Her öykünün bir de diğer yüzü vardır.There are two sides to every question.
Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.Tom wore a yellow T-shirt with a smiley face on it.
Bu yüzük 300 yıldan daha fazla bir süredir ailede.This ring has been in the family for over 300 years.
Tom'un sana verdiği yüzüğü hâlâ takıyorsun.You're still wearing the ring Tom gave you.
O kimin yüzüğü?Whose ring is that?
Tom giysi koluyla yüzünü sildi.Tom wiped his face with his sleeve.
Yüzüğünü göreyim.Let me see your ring.
Tom komşunun havuzunda yüzüyor.Tom is swimming in the neighbor's pool.
Tom şimdi yüzüyor.Tom is swimming now.
Tom hâlâ yüzüyor, değil mi?Tom is still swimming, isn't he?
Tom çok güçlü bir yüzücü, değil mi?Tom is a very powerful swimmer, isn't he?
Tom şimdi yüzüyor, değil mi?Tom is swimming now, isn't he?
Tom benden çok daha iyi yüzücü.Tom is a much better swimmer than I am.
Tom yüzüyordu ama artık yüzmüyor.Tom used to swim, but he doesn't anymore.
Mary genellikle sahte evlilik yüzüğü takıyor.Mary often wears a fake wedding ring.
Tom yüzünü yıkamalı.Tom needs to wash his face.
Tom'un yüzünü gördün mü?Did you see Tom's face?
Tom yerde yüzükoyun yatıyor.Tom is lying face down on the floor.
O, yüzünde sinsi bir gülümsemeyle bana baktı.She looked at me with a sly smile on her face.
Tom, Mary'nin ona söylediği şey yüzünden çok üzgündü.Tom is very upset by what Mary told him.
Bu kimin yüzüğü?Whose ring is it?
Tom tanıdığım en iyi yüzücü.Tom is the best swimmer I know.
Tom benim yüzümden cezalandırılıyor.Tom is being punished because of me.
Mary çok değerli bir yüzük takıyor.Mary is wearing a very valuable ring.
Tom nehirde yüzüyor.Tom is swimming in the river.
Tom'un gözleri göz yaşları yüzünden ıslaktı.Tom's eyes were wet with tears.
Tom bir havlu ile yüzünü kuruluyor.Tom is drying his face with a towel.
Onun yüzü sevinç yansıtıyor.His face reflects joy.
Emily asla yüzüme tokat atmaz.Emily would never slap me in the face.
O yüzüyordu.She was swimming.
Yüzüğün belki masanın altında.Maybe your earring is under the table.
Tom soğuk suyu yüzüne çarptı.Tom splashed cold water on his face.
Onun yüzü hep anlamsızdır.His face is always expressionless.
Onun yüzü her zaman ifadesiz.Her face is always expressionless.
Tom Mary'nin ona uzattığı havluyla yüzünü sildi.Tom wiped his face with the towel that Mary handed him.
Mary hâlâ Tom'un ona verdiği yüzüğü takıyor.Mary is still wearing the ring Tom gave her.
Mary ona yüzünden yumruk atmamı istetti.Mary made me want to punch her in the face.
Onlar Tom'dan yüzünü çevirdi.They looked away from Tom.
Ben Tom olsaydım Mary'nin yüzüne yumruk atardım.If I was Tom, I would've punched Mary in the face.
O kadar çok sarhoşum ki artık yüzümü hissedemiyorum.I'm so drunk that I can't feel my face anymore.
Artık yüzümü hissedemeyecek kadar çok sarhoşum.I'm so drunk that I can't feel my face anymore.
Tom ellerini ve yüzünü yıkadı.Tom washed his hands and face.
Tom yüzünü ve ellerini yıkadı.Tom washed his face and hands.
Bu senin yüzünden oldu.This is because of you.
Lazeri yüzüme doğru tutma.Don't point the laser at my face!
Tom'a o soruyu sormaya yüzüm tutmadı.I didn't have the nerve to ask Tom that question.
Sana verdiğim şu yüzükleri neden takmıyorsun?Why aren't you wearing those earrings I gave you?
Hey, yüzüğün nerede?Hey, where's your ring?
Adını öğrenmeden ve yüzünü görmeden önceleri de sana âşıktım.Twice and thrice had I loved thee before I knew thy face or name.
Onların birbirlerinin yüzünü görmemiş olmaları mümkündür.It's possible that they haven't seen each other's faces.
Tom'un yüzü kötü bir biçimde çürük.Tom's face is badly bruised.
Okyanus fırtına yüzünden dalgalıydı.The ocean was choppy because of the storm.

İlgili Sayfalar