yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu yüzük parlaklığını kaybetti.This ring has lost its glitter.
Bütün madalyaların iki yüzü var.All medals have two faces.
O nasıl yüzüleceğini bile bilmiyor!He doesn't even know how to swim!
Küçük balık, akvaryumda yüzüyor.Little fish are swimming in the aquarium.
Onun yüzüne güldüm.I laughed in her face.
O yüzüme güldü.He laughed in my face.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Tom hasta olmasına rağmen bugün tekrar yüzüyor.Although Tom is sick, he's swimming again today.
Tom hasta olmasına rağmen yüzüyor.Although Tom is sick, he's swimming.
O zaman Tom yüzüyordu.At that time, Tom was swimming.
Tom'un yüzüp yüzmeyeceğini biliyor musun?Do you know whether or not Tom is going to swim?
Tom'un yüzüp yüzmeyeceğini kesinlikle bilmiyorum.I don't know for certain whether Tom will swim or not.
Tom'un yüzüp yüzmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether Tom will swim or not.
SanırımTom iyi bir yüzücü.I think Tom is a good swimmer.
Tom'un şimdi yüzüyor olabileceğini düşündüm.I think Tom might be swimming now.
Tom'un yüzüp yüzemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom can swim.
Tom'un yüzüp yüzemediğinden emin değilim.I'm not sure whether Tom can swim or not.
Tom hâlâ yüzüyor mu?Is Tom still swimming?
Tom yüzüyor mu?Is Tom swimming?
Mary tüm arkadaşlarına nişan yüzüğünü gösterdi.Mary showed all her friends her engagement ring.
Oradaki yetişkinlerin çoğu çocuklarıyla birlikte yüzüyorlardı.Most of the adults there were swimming with their children.
Bazı insanlar güneşleniyordu, diğerleri yüzüyordu.Some people were sunbathing, others were swimming.
Yüzünde dondurma var.You have ice cream on your face.
Tom ve Mary bankta oturdular, insanların yüzüşünü izlediler.Tom and Mary sat on the bench, watching people swim.
Tom'un yüzünde rahatlamış bir ifade vardı.Tom had a relieved expression on his face.
Tom'un yüzünde memnun bir gülümseme vardı.Tom had a satisfied smile on his face.
Tom'un yüzünde bir morluk var.Tom has a bruise on his face.
Tom Mary'den daha iyi bir yüzücü.Tom is a better swimmer than Mary.
Tom muhtemelen şimdi yüzüyor.Tom is probably swimming now.
Tom turları yüzüyor.Tom is swimming laps.
Tom maskeyi yüzünden çıkardı.Tom pulled the mask off his face.
Tom yüzünde bıkkın bir ifadeyle uzaya bakıyordu.Tom was staring out into space with a bored expression on his face.
Tom dün bizimle yüzüyordu.Tom was swimming with us yesterday.
Senin yüzün tanıdık ama senin adını hatırlayamıyorum.Your face is familiar, but I can't recall your name.
Ona bakmamı yakaladı ve benim yüzüm kızardı.He caught me staring at him and I blushed.
Tom'un birası soğuk yüzünden dondu.Tom's beer froze because of the cold.
Senin yüzünden her şey mahvoldu.Everything is ruined because of you.
Ben mükemmel bir yüzücü değilim.I'm not a great swimmer.
Tom'un yüzünde şaşkın bir ifade vardı.Tom had a confused look on his face.
Tom'un yüzünde tuhaf bir ifade vardı.Tom had a funny look on his face.
Tom'un yüzünde incinmiş bir ifade vardı.Tom had a hurt look on his face.
Tom'un yüzünde bir umut ifadesi vardı.Tom had a look of hope on his face.
Tom'un yüzünde üzgün bir ifade vardı.Tom had a pained look on his face.
Tom'un yüzünde aptalca bir ifade vardı.Tom had a silly look on his face.
Tom'un yüzünde garip bir ifade vardı.Tom had a strange look on his face.
Tom'un yüzünde endişeli bir ifade vardı.Tom had a worried look on his face.
O bir olimpiyat yüzücüsü.He's an Olympic swimmer.
Tom'un bir bebek yüzü var.Tom has a baby face.
Tom'un yüzünde bıkkın, ilgisiz bir görünüş vardı.Tom had a bored, disinterested look on his face.
Onlar her tarafa baktılar ama yüzüğü bulamadılar.They looked high and low, but couldn't find the ring.
Avcı geyiğin derisini yüzüyordu.The hunter was skinning the deer.
Mary gümüş yüzük takıyor.Mary is wearing a silver ring.
Tom senin yüzünden ayrıldı.Tom left because of you.
Aşkımın bir sembolü olarak bu yüzüğü sana veriyorum.I give you this ring as a symbol of my love.
Mary yatağına uzandı, yüzü yastığına gömülü şekilde ağladı.Mary laid on her bed, crying with her face buried into her pillow.
Onun görgü yokluğu yüzünden dehşete düştüm.I was appalled by her lack of good manners.
Tom, Mary'nin parmağındaki yüzüğü fark etti.Tom noticed the ring on Mary's finger.
Yüzüğü harika değil mi?Isn't her ring gorgeous?
Bu kremi yüzüne uygula.Apply this cream to your face.
Hastalık yüzünden toplantıya katılamadım.I wasn't able to attend the meeting due to illness.

İlgili Sayfalar