yüzü ile cümle
yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yüzünü sildi.Tom wiped his face.
Tom yüzüstü yere kapaklandı.Tom fell flat on his face.
Tom yüzünün üzerine düştü.Tom fell flat on his face.
Tom yüzüstü yere yapıştı.Tom fell flat on his face.
Tom yüzükoyun yere kapaklandı.Tom fell flat on his face.
Tom eline yüzüne bulaştırdı.Tom fell flat on his face.
O duygu yüzünden bunalmıştı.She was overwhelmed with emotion.
Onun yüzündeki görünüş paha biçilmezdi.The look on her face was priceless.
Onun yüzündeki görünüş paha biçilemezdi.The look on his face was priceless.
Tom benim yüzümden öldü.Tom died because of me.
Talih yüzüne gülsün.May fortune smile on you.
Ben bir yüzücüyüm.I'm a swimmer.
Yüzücü olmak istiyorum.I want to be a swimmer.
Okyanusta yüzüyorum.I'm swimming in the ocean.
O altın yüzük ne kadar?How much is that gold ring?
Tom bir göle yakın büyüdü fakat o iyi bir yüzücü değil.Tom grew up near a lake, but he isn't a good swimmer.
Tom bir ismi ya da yüzü asla unutmaz.Tom never forgets a name or a face.
Oldukça hızlı bir yüzücüyüm.I'm a fairly fast swimmer.
Tom bir yüzü asla unutmaz.Tom never forgets a face.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Senin göğüslerin mükemmel. Onlara yüzümü koymak isterim.Your boobs are excellent. I would like to put my face in them.
Yüzü korkudan kireç gibi oldu sonra utançtan kızardı.He went pale with fear and then turned red with embarrassment.
Yüzünde korku vardı.There was fear on his face.
Tom'un yüzü sevinçle aydınlandı.Tom's face lit up with joy.
Gördüğüm son şey, onun ürkütücü yüzüydü.The last thing I saw was his spooky face.
Can yelekleriyle gölde süzülen bazı yüzücüler gördüm.I saw some swimmers floating on the lake in their life jackets.
Yaşlı adamın masum bir yüzü vardı ama gerçekte bir sahtekardı.The old man had an innocent face, but in truth was a rogue.
Yüzü derin üzüntü ve pişmanlık ifade ediyor.His face expresses deep sorrow and repentance.
Gelecekle ilgili endişeler yüzünden ikisi de çocuk istemiyorlar.Due to worries about the future, both of them do not want children.
O çirkin yüzünü sakladı.She hid her ugly face.
O, çirkin yüzünü sakladı.He hid his ugly face.
O, çirkin yüzünü gizledi.He hid his ugly face.
Tom'un yüzünde bir gülümseme vardı.Tom had a smile on his face.
Birçok yüzlü cismin her yüzü bir poligondur.Each face of a polyhedron is a polygon.
Tom onun yüzüğünü çaldı.Tom stole her ring.
Şimdi bir şüphe gölgesi onun yüzünü kapladı.Some shadow of doubt now covered his face.
Tom ona verdiği yüzüğü Mary'nin takmadığını fark etti.Tom noticed Mary wasn't wearing the ring he'd given her.
Anne, kıza bir yüzük verdi.The mother gave the girl a ring.
Benim yüzümden ayrılıyorsun.You leave because of me.
Vücut sabunu ile hiç yüzünü yıkadın mı?Have you ever washed your face with body soap?
Benim evlilik yüzüğüm yetenekli bir kuyumcu tarafından yapıldı.My wedding ring was crafted by a skilled goldsmith.
Sis l kadar yoğundu ki yüzümün önündeki elimi göremedim.The fog was so thick that I couldn't see my hand in front of my face.
Gürültü yüzünden uykuya dalamadım.I couldn't fall asleep because of the noise.
Onun yüzünde mutlu bir gülümseme gördüm.I saw a joyful smile on his face.
Akşam yemeğinden önce elini yüzünü yıkamaya git.Go wash up before dinner.
Onun işaret parmağı yüzük parmağından daha kısadır.His index finger is shorter than his ring finger.
Şehir ışıkları yüzünden yıldızlar sönük görünüyor.The stars seem dim because of the city lights.
Emily'nin yüzüne baktım.I looked at Emily's face.
Emily'nin güzel bir yüzü var.Emily has a beautiful face.
Laurie nasıl yüzüleceğini bilir.Laurie knows how to swim.
Bir yüzüğün var, değil mi?You have a ring, don't you?
Onun bir yüzüğü var.He has a ring.
Mary'nin bir yüzüğü var.Mary has a ring.
Bizim yüzüklerimiz var.We have rings.
Onların yüzükleri var.They have rings.
Tom daha iyi bir yüzücü olmayı diliyor.Tom wishes he was a better swimmer.
Sen hiç bir kadın yüzünden ağladın mı?Have you ever cried because of a woman?
Mary Tom'un yüzüne yumruk attı.Mary punched Tom in the face.
Bu yüzüğü nereden aldın?Where did you get this ring?
Senin yüzünü sevmiyorum ve ben artık şirketinize dayanamıyorum.I don't like your face and I can't bear your company any longer.