yürekten ile cümle
yürekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Gábor hosszú idő után most mosolyog először, gúnyosan elfintorodik.
Kalabalık halk onları alkışa tutup iki sevgiliyi yürekten onaylarlar ('O sole!Publikum hylder de to elskende (O sole!
Müziğe yürekten inanmaktadır ve bir gün müzik sayesinde ailesini bulacağına emindir.Dapat diketahui bahwa dia senang dengan musik dan sekaligus melawan musik.
Jefferson'un tek tepkisi 'yürekten, net bir kahkaha idi'.ジェファーソンの唯一の反応は心から明るく笑うことだった」と言っている。
Günün birinde beyaz atlı prensinin karşısına çıkacağına yürekten inanmaktadır.いつか白馬の王子様が来ると信じている。
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.始め嵩深、後に英一笑と号す。
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.開始時各人相安無事,有講有笑。
Kahramanlığa, yardımseverliğe, cömertliğe yürekten inanırdı.他廣施恩惠、仁愛、講究信譽。
Deadline'dan Pete Hammond, Aniston'un performansını "Yürekten iyi...פיט המונד ב-Deadline תיאר את ביצועיה של אניסטון כ"טובים באופן קורע לב...
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.И ние се смеем, смеем се с желание, в началото.
Müziğe yürekten inanmaktadır ve bir gün müzik sayesinde ailesini bulacağına emindir.Jaunas muzikantas tiki, kad jei jis gros, jo muziką galės atpažinti tėvai ir taip berniukas suras juos.
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,여호와께서 내 부친 다윗에게 이르시되 네가 내 이름을 위하여 전을 건축할 마음이 있으니 이 마음이 네게 있는 것이 좋도다
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,men HERREN sagde til min Fader David: At du har i Sinde at bygge mit Navn et Hus, er ret af dig;
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,Men Herren sa til David, min far: At du har hatt i sinne å bygge et hus for mitt navn, det har du gjort vel i;
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,Tetapi TUHAN berkata kepadanya, 'Maksudmu itu baik
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,ויאמר יהוה אל דוד אבי יען אשר היה עם לבבך לבנות בית לשמי הטיבת כי היה עם לבבך׃
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,ויאמר יהוה אל דויד אבי יען אשר היה עם לבבך לבנות בית לשמי הטיבות כי היה עם לבבך׃
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,فقال الرب لداود ابي من اجل انه كان في قلبك ان تبني بيتا لاسمي قد احسنت بكون ذلك في قلبك.
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,فقال الرب لداود ابي من اجل انه كان في قلبك ان تبني بيتا لاسمي قد احسنت بكونه في قلبك.
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶 和 華 卻 對 我 父 大 衛 說 、 你 立 意 為 我 的 名 建 殿 、 這 意 思 甚 好
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶和華 卻對 我 父 大衛說 、 你 立意 為 我 的 名建殿 、 這意思 甚 好
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶 和 華 卻 對 我 父 大 衛 說 、 你 立 意 要 為 我 的 名 建 殿 、 這 意 思 甚 好
Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,耶和華 卻對 我 父 大衛說 、 你 立意 要 為 我 的 名建殿 、 這意思 甚 好
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.A vyučoval ma a riekol mi: Nech sa drží tvoje srdce mojich slov; ostríhaj moje prikázania a ži.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.Cha ta có dạy ta rằng : Lòng con khá ghi_nhớ các lời ta ; Hãy gìn_giữ mạng lịnh ta , thì con sẽ được sống .
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.Cha ta có dạy ta rằng: Lòng con khá ghi nhớ các lời ta; Hãy gìn giữ mạng lịnh ta, thì con sẽ được sống.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.da lærte han mig og sa til mig: La ditt hjerte holde fast ved mine ord, bevar mine bud, så skal du leve.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.Egli mi istruiva dicendomi: «Il tuo cuore ritenga le mie parole; custodisci i miei precetti e vivrai
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.ele me ensinava, e me dizia: Retenha o teu coração as minhas palavras; guarda os meus mandamentos, e vive.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.In on me je učil in mi rekal: Ohrani naj besede moje srce tvoje; izpoljnjuj zapovedi moje in žívi!
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.아버지가 내게 가르쳐 이르기를 내 말을 네 마음에 두라 내 명령을 지키라 그리하면 살리라
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.lærte han mig og sagde: Lad dit Hjerte gribe om mine Ord, vogt mine Bud, så skal du leve;
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.On vyučoval mne a říkal mi: Ať se chopí výmluvností mých srdce tvé, ostříhej přikázaní mých, a živ budeš.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.Und er lehrte mich und sprach: Laß dein Herz meine Worte aufnehmen; halte meine Gebote, so wirst du leben.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.Y él me enseñaba y me decía: "Retenga tu corazón mis palabras; guarda mis mandamientos y vivirás.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.и он учил меня и говорил мне: да удержит сердце твое слова мои; храни заповеди мои, и живи.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.И той ме наставляваше и ми казваше: Нека държи сърцето ти думите ми, Пази заповедите ми и ще живееш,
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.וירני ויאמר לי יתמך דברי לבך שמר מצותי וחיה׃
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.وكان يريني ويقول لي ليضبط قلبك كلامي. احفظ وصاياي فتحيا.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.父 親 教 訓 我 說 、 你 心 要 存 記 我 的 言 語 、 遵 守 我 的 命 令 、 便 得 存 活
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.父親教訓 我 說 、 你 心 要 存記 我 的 言語 、 遵守 我 的 命令 、 便得 存活
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.A bolo to v srdci Dávida, môjho otca, vystaviť dom menu Hospodina, Boha Izraelovho.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.A Dávid, môj otec, zamýšľal vystaviť menu Hospodina, Boha Izraelovho, dom.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Ámbár az én atyám, Dávid elvégezé magában, hogy házat építene az Úrnak, Izráel Istenének,
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Bilo je res na srcu Davidu, očetu mojemu, da sezida hišo imenu GOSPODA, Boga Izraelovega.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Bilo pa je na srcu Davidu, očetu mojemu, da zgradi hišo imenu GOSPODA, Boga Izraelovega.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Davide mio padre aveva deciso di costruire un tempio al nome del Signore, Dio di Israele
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.David, mon père, avait l`intention de bâtir une maison au nom de l`Éternel, le Dieu d`Israël.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Davi, meu pai, teve no seu coração o propósito de edificar uma casa ao nome do Senhor, Deus de Israel.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Die man was mijn vader David. Hij had altijd al de wens een tempel te bouwen voor de HERE, de God van Israël.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.És ámbár az én atyám, Dávid már elvégezte volt, hogy õ épít házat az Úrnak, Izráel Istene nevének;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu."Estuvo en el corazón de mi padre David el anhelo de edificar una casa al nombre de Jehovah Dios de Israel
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Ja minun isäni Daavid aikoi rakentaa temppelin Herran, Israelin Jumalan, nimelle.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.내 부친 다윗이 이스라엘 하나님 여호와의 이름을 위하여 전을 건축할 마음이 있었더니
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Och min fader David hade väl i sinnet att bygga ett hus åt HERRENS, Israels Guds, namn;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Og David, min far, hadde i sinne å bygge et hus for Herrens, Israels Guds navn.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Og min Fader David fik i Sinde at bygge HERRENs, Israels Guds, Navn et Hus;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Ora, Davi, meu pai, propusera em seu coração edificar uma casa ao nome de Senhor, Deus de Israel.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Postanowił był Dawid ojciec mój, w sercu swem, zbudować dom imieniowi Pana, Boga Izraelskiego.
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.Postanowiłci był wprawdzie w sercu swem Dawid, ojciec mój, zbudować dom imieniowi Pana, Boga Izraelskiego;