yürekten ile cümle

yürekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sanki yıllarca birbirlerini görmemişler gibi İki insan yürekten tokalaşıyorlardı.The two people were shaking hands heartily as if they had not seen each other for years.
Lütfen yürekten özürlerimizi kabul edin.Please accept our heartfelt apologies.
Ben sanatla yürekten ilgiliyim.I am deeply interested in art.
Ona yürekten teşekkür ettim.I thanked him from the bottom of my heart.
Yürekten güldü.He laughed a hearty laugh.
O, onu yürekten seviyor.He loves her dearly.
Onlar ona yürekten hayrandır.They admire her deeply.
O konuklarını yürekten ağırladı.She gave her guests a hearty reception.
Sana yürekten âşığım.I'm deeply in love with you.
Tom Mary'yi yürekten seviyor.Tom has a deep affection for Mary.
Bay Wood Linda'yı yürekten seviyordu.Mr. Wood loved Linda from the bottom of his heart.
Tom'un söylediği her şeye yürekten katılıyorum.I wholeheartedly agree with everything Tom said.
Eğer yürekten dans edilirse herhangi bir dans güzel görünür.Any dance looks beautiful, if it's danced from the heart.
Tom yürekten güldü.Tom laughed heartily.
Sana yürekten bir özür borçluyum.I owe you a sincere apology.
Onu yürekten yapmıyorum.I'm not doing it wholeheartedly.
Tom öneriyi yürekten destekledi.Tom supported the proposal wholeheartedly.
Yürekten katılıyorum.I heartily agree.
Başkanın yürekten konuşmayı öğrenmesi lazım.The president has to learn the speech by heart.
Tom onun gözlerinin içine yürekten baktı.Tom stared deep into her eyes.
Ona yürekten katılıyorum.I agree wholeheartedly with that.
Yaptığımız şeye yürekten inanıyoruz.We really believe in what we're doing.
Deadline'dan Pete Hammond, Aniston'un performansını "Yürekten iyi...Pete Hammond of Deadline described Aniston's performance as "heartbreakingly good...
Kalabalık halk onları alkışa tutup iki sevgiliyi yürekten onaylarlar ('O sole!Those bearing the pikes put the two severed heads together and chanted, "Kiss Daddy!"
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.And we laugh, we laugh, with a will, in the beginning.
Franz Joseph bu uzlaşmayı yürekten benimsedi.Sir Keith Joseph had doubts about the scheme.
İnsanoğlunun geleceğinin çok uzun olmasını yürekten umut ediyorum.I hope that mankind's future will be very long; I sincerely hope so.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Then, you need to have the thought... I'm buying it for Director Oh's family members.
Bu arada, Wired dergisi de bunu yürekten benimsedi.By the way, apparently, Wired took all this to heart.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.I believe this passionately, that we don't grow into creativity, we grow out of it.
Daha yürekten.More heart.
Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum. Tanrı ile bu yüzden barış içinde olunuz.I wish from the bottom of my heart that you be at peace, and with God.
Bir ulak gelip Davuta, ‹‹İsrailliler Avşaloma yürekten bağlandı›› dedi.A messenger came to David, saying, "The hearts of the men of Israel are after Absalom."
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.He did that which was evil, because he didn't set his heart to seek Yahweh.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.He who walks blamelessly does what is right, and speaks truth in his heart;
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.For their heart was not right with him, neither were they faithful in his covenant.
Babam bana şunu öğretti: ‹‹Söylediklerime yürekten sarıl, Buyruklarımı yerine getir ki yaşayasın.He taught me, and said to me: "Let your heart retain my words. Keep my commandments, and live.
Yürekten doğru olan yaşama kavuşur, Kötülüğün ardından giden ölümünü hazırlar.He who is truly righteous gets life. He who pursues evil gets death.
Oğlum, beni yürekten dinle, Gözünü gittiğim yoldan ayırma.My son, give me your heart; and let your eyes keep in my ways.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.The heart of her husband trusts in her. He shall have no lack of gain.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.But the things which proceed out of the mouth come out of the heart, and they defile the man.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Brothers, my heart's desire and my prayer to God is for Israel, that they may be saved.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.but the goal of this command is love, out of a pure heart and a good conscience and sincere faith;
‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.And it was in the heart of David my father to build an house for the name of the LORD God of Israel.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.My words shall be of the uprightness of my heart: and my lips shall utter knowledge clearly.
Ey inananlar, Allah'a yürekten tevbe edin.O you who believe, turn to God truly in repentance.
İnsanların, iktidarı bizim, halkın verdiğini farketmelerini yürekten umut ediyorum."I sincerely hope the people will realise that we, the citizens, give power."
Sana yürekten âşık olduğumda kafam çalışmayı bıraktı.Als ich mich unsagbar in dich verliebte, hat mein Verstand aufgehört zu funktionieren.
Yürekten teşekkürler.Ich danke Ihnen herzlich.
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Zum ersten Male lacht der Tote stark und herzlich.
Franz Joseph bu uzlaşmayı yürekten benimsedi.Joseph Bates partagea totalement ce principe.
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Nos reímos, nos partimos de risa al principio.
Kalabalık halk onları alkışa tutup iki sevgiliyi yürekten onaylarlar ('O sole!Algunos pudieron escogerlos ellos mismos, creando apellidos con dos nombres que sonaran bien.
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.La prima stagione si chiude con la sua risata.
Yürekten teşekkür ederim.От всей души благодарю.
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Он сначала набычился, а потом смеялся вместе со мной.
Kötülük için kullanıldığında da yürekten ve dilden daha kötü bir şey yoktur."Mesmo que a violência não seja assim tão má e a linguagem dura não é usada em demasia."
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.De börjar genast skratta åt honom och ger sig av.
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Нерідко вони супроводжуються усмішкою і першим сміхом.
Kahramanlığa, yardımseverliğe, cömertliğe yürekten inanırdı.Credea cu încăpățânare în prietenie.
İlgili Sayfalar