yürekli ile cümle
yürekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!Močni bodite in naj se vam ohrabri srce, vi vsi, ki čakate GOSPODA.
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!Seid getrost und unverzagt, alle, die ihr des HERRN harret!
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!Szeressétek az Urat mind ti õ kedveltjei; a híveket megõrzi az Úr és bõven megfizet a kevélyen cselekvõknek!
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!Ανδριζεσθε, και ας κραταιωθη η καρδια σας, παντες οι ελπιζοντες επι Κυριον.
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!Дерзайте и нека се укрепи сърцето ви, Всички, които се надявате на Господа.
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!חזקו ויאמץ לבבכם כל המיחלים ליהוה׃
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!لتتشدد ولتتشجع قلوبكم يا جميع المنتظرين الرب
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!凡 仰 望 耶 和 華 的 人 、 你 們 都 要 壯 膽 、 堅 固 你 們 的 心
Ey RAB'be umut bağlayanlar, Güçlü ve yürekli olun!凡 仰望 耶和華 的 人 、 你 們都 要 壯膽 、 堅固 你 們的心
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››Buď silný, a vzmužme sa za svoj ľud a za mestá svojho Boha. A Hospodin učiní to, čo bude dobré v jeho očiach.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››너는 담대하라 우리가 우리 백성과 우리 하나님의 성읍들을 위하여 담대히 하자 여호와께서 선히 여기시는 대로 행하시기를 원하노라 하고
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››будь мужествен, и будем стоять твердо за народ наш и за города Бога нашего, а Господь сделает, что Ему угодно.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››חזק ונתחזק בעד עמנו ובעד ערי אלהינו ויהוה יעשה הטוב בעיניו׃
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››חזק ונתחזקה בעד עמנו ובעד ערי אלהינו ויהוה הטוב בעיניו יעשה׃
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››تجلّد ولنتشدد لاجل شعبنا ولاجل مدن الهنا وما يحسن في عيني الرب يفعل.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››تجلد ولنتشدد من اجل شعبنا ومن اجل مدن الهنا والرب يفعل ما يحسن في عينيه.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們 都 當 剛 強 、 為 本 國 的 民 、 和 神 的 城 邑 、 作 大 丈 夫 . 願 耶 和 華 憑 他 的 意 旨 而 行
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們 都 當 剛 強 、 為 本 國 的 民 和 神 的 城 邑 作 大 丈 夫 . 願 耶 和 華 憑 他 的 意 旨 而 行
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們都當剛強 、 為本國 的 民 、 和 神 的 城邑 、 作大 丈夫 . 願耶和華 憑 他 的 意旨 而行
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們都當剛強 、 為本國 的 民和神 的 城邑 作大 丈夫 . 願耶和華 憑 他 的 意旨 而行
Güçlü Richard, iyi yürekli prens Myschkin'i coşkuyla selamlıyor.Αυτοί οι φίλοι με τα αστεία τους! "Ηλίθιοι"...
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.Esforça-te, e tem bom ânimo, porque tu farás a este povo herdar a terra que jurei a seus pais lhes daria.
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.Hãy vững lòng bền chí, vì ngươi sẽ dẫn dân này đi nhận lấy xứ mà ta đã thề cùng tổ phụ ban cho chúng nó.
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.Hãy vững_lòng bền_chí , vì ngươi sẽ dẫn dân này đi nhận lấy xứ mà ta đã thề cùng tổ_phụ ban cho chúng_nó .
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.마음을 강하게 하라 담대히 하라 너는 이 백성으로 내가 그 조상에게 맹세하여 주리라 한 땅을 얻게 하리라
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.Будь тверд и мужествен; ибо ты народу сему передашь во владение землю, которую Я клялся отцам их дать им;
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.חזק ואמץ כי אתה תנחיל את העם הזה את הארץ אשר נשבעתי לאבותם לתת להם׃
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.تشدد وتشجع. لانك انت تقسم لهذا الشعب الارض التي حلفت لآبائهم ان اعطيهم.
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.你 當 剛 強 壯 膽 . 因 為 你 必 使 這 百 姓 承 受 那 地 為 業 、 就 是 我 向 他 們 列 祖 起 誓 應 許 賜 給 他 們 的 地
‹‹Güçlü ve yürekli ol. Çünkü halkı, atalarına vereceğime ant içtiğim ülkeyi miras almaya sen götüreceksin.你 當剛強壯膽 . 因為 你 必 使 這百姓 承受 那 地 為業 、 就是 我 向 他 們 列祖 起誓 應許 賜給 他 們的地
Güle güle, sevgili oğlum. Sen asil ve iyi yüreklisin.להתראות, בני היקר. הנך הגון וטוב לב,
Güle güle, sevgili oğlum. Sen asil ve iyi yüreklisin.正義の象徴よ
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.A Abrahám odpovedal a riekol: Hľa, prosím, podujal som sa hovoriť svojmu Pánovi, kým som ja prach a popol.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Aabraham vastasi ja sanoi: "Katso, olen rohjennut puhua Herralleni, vaikka olen tomu ja tuhka.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Abraham pa odgovori ter reče: Glej, prosim, drznil sem se govoriti h Gospodu, jaz, ki sem prah in pepel:
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Abraham reprit, et dit: Voici, j`ai osé parler au Seigneur, moi qui ne suis que poudre et cendre.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Abramo riprese e disse: «Vedi come ardisco parlare al mio Signore, io che sono polvere e cenere..
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.A odpovídaje Abraham, řekl: Aj, nyní chtěl bych mluviti ku Pánu svému, ačkoli jsem prach a popel.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.A odpowiadając Abraham rzekł: Otom teraz zaczął mówić do Pana mego, aczem ja proch i popiół.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Áp - ra-ham lại thưa rằng : mặc_dầu tôi đây vốn là tro bụi , song tôi cũng dám cả_gan thưa lại cùng Chúa .
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Áp-ra-ham lại thưa rằng: mặc dầu tôi đây vốn là tro bụi, song tôi cũng dám cả gan thưa lại cùng Chúa.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.És felele Ábrahám, és monda: Immár merészkedtem szólani az én Uramnak, noha én por és hamu vagyok.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.아브라함이 말씀하여 가로되 티끌과 같은 나라도 감히 주께 고하나이다
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Men Abraham svarade och sade: »Se, jag har dristat mig att tala till Herren, fastän jag är stoft och aska.»
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Men Abraham tok atter til orde og sa: Se, jeg har dristet mig til å tale til Herren, enda jeg er støv og aske;
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Tornou-lhe Abraão, dizendo: Eis que agora me atrevi a falar ao Senhor, ainda que sou pó e cinza.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Και αποκριθεις ο Αβρααμ ειπεν, Ιδου, τωρα ετολμησα να ομιλησω προς τον Κυριον μου, ενω ειμαι γη και σποδος
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.А в отговор Авраам рече: Ето сега, аз, който съм прах и пепел, се осмелих да говоря на Господа;
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.Авраам сказал в ответ: вот, я решился говорить Владыке, я, прах и пепел:
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.ויען אברהם ויאמר הנה נא הואלתי לדבר אל אדני ואנכי עפר ואפר׃
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.فاجاب ابراهيم وقال اني قد شرعت اكلم المولى وانا تراب ورماد.
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.亞 伯 拉 罕 說 、 我 雖 然 是 灰 塵 、 還 敢 對 主 說 話
İbrahim, ‹‹Ben toz ve külüm, bir hiçim›› dedi, ‹‹Ama seninle konuşma yürekliliğini göstereceğim.亞伯拉罕說 、 我雖然 是 灰塵 、 還敢對主 說話
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John egyike a nagyjából tucat hősies, bátor embernek, akik önként jelentkeztek a tanulmányhoz.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John e unul din aprox. o duzină de oameni eroici, curajoși care s-au oferit voluntari pentru studiu.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John fa parte di una dozzina di persone coraggiose ed eroiche che si sono offerte come volontari.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John is een van een dozijn zeer heldhaftige, moedige mensen die zich als vrijwilliger voor de studie opgaven.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John je en od okrog ducata zelo pogumnih, herojskih ljudi, ki so se javili za sodelovanje v raziskavi.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John je jedním z dvanácti velmi odvážných lidí, kteří se uvolili k výzkumu.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John je jedným z asi dvanástich veľmi hrdinských, odvážnych ľudí, ktorí sa stali dobrovoľníkmi tohto výskumu.