yürekli ile cümle

yürekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Richard'a Aslan Yürekli unvanı, üstün cesaretine ve komuta kabiliyetine binaen verilmiştir.وقد عرف بلقب ريتشارد قلب الأسد، حتى قبل تتويجه بفضل سمعته كقائد عسكري ومحارب عظيم.
Ve sonra, Amazon geldi, hunharca insan katleden Ares'in büyük yürekli kızı."E agora chegou uma Amazona, a grande filha do coração do homem - degolado Ares."
Deudermont, iyi yürekli, cesur bir denizcidir.O Pastor-de-Beauce deve ser gentil e corajoso.
Ve sonra, Amazon geldi, hunharca insan katleden Ares'in büyük yürekli kızı."En nu kwam er een Amazone opdagen, de groothartige dochter van de mannenverslaande Ares."
Amca Quentin ve Teyze Fanny bir yere gittiğin kurgulanan son derece iyi yürekli bir kadındır.Oom Quentin en tante Fanny vertrekken naar Spanje.
Ricası iyi yürekli dostu tarafından gecenin bu saatinde bile geri çevrilmez.Ze maant hem om middernacht alleen de goede geesten binnen te laten.
Bu hayata öylesine kapılmıştır ki onu ziyarete gelen ablasının iyi yürekli kocasını aşağılar.Swoje imię otrzymała na cześć staruszki, która się nią opiekowała.
Çok iyi yüreklidir.Mycket god härdighet.
İyi yürekli olduğunu bilirdi fakat onu sevecek kadar ilgi duymazdı.Йому хочеться, щоб про нього піклувалися, сам про себе він піклуватися не любить.
İnançlı ve yürekli insanlardır.Fiți mândri și curajoși!
"Bunlar geniş yürekli insanlardır.Tudom, hogy maguk bátor emberek.
Bir kız kadar yürekli olmadığını düşünür.Szerinte a férfiban nincs semmi gyöngédség.
Elfler, normalde çok iyi yüreklidir.Hänen meikkinsä on yleensä melko rohkea.
Bir kız kadar yürekli olmadığını düşünür.An ei kuitenkaan pidä Tenkoa yhtään tyttömäisenä.
Saf ve temiz yüreklidir.(Minä olen hyvä ja puhdassydäminen.
Ancak bu yürekli gösteriye karşın gerçekte Kızılordu'nun durumu oldukça tehlikeli bir durumdadır.Όμως, παρά την επίδειξη γενναιότητας, ο Κόκκινος στρατός στην πραγματικότητα βρισκόταν σε επισφαλή θέση.
Bu vicdan azabının onun iyi yürekli biri olduğu sonucunu çıkararak imana teşvik eder.Det som blir avgjørende for hans beslutning, er Annas trosvisshet.
İyi yürekli olduğunu bilirdi fakat onu sevecek kadar ilgi duymazdı.Likevel var han dristig nok til ikke å gjøre mye for å beskytte seg.
Bu vicdan azabının onun iyi yürekli biri olduğu sonucunu çıkararak imana teşvik eder.Kekhawatiran mereka terbukti, pemikiran-pemikiran tersebut mendapatkan sambutan yang buruk.
Her zaman pozitif düşünür ve çok temiz yüreklidir.Dia ramah dan selalu berpikir positif.
Yürekli (Kürtçe: Herink), Hakkâri ilinin Yüksekova ilçesine bağlı bir köydür.久昌寺の跡地には「久昌寺遺蹟」の碑がある。
Şehri tanımlayan Slogan (Motto) uzun zaman Die Weltstadt mit Herz (yürekli dünyâ şehri) idi.市のスローガンは長年「生活のために工夫された都市」だった。
Bir kız kadar yürekli olmadığını düşünür.令嬢とは思えない気さくな人柄。
Her zaman pozitif düşünür ve çok temiz yüreklidir.ポジティブ思考の持ち主で、いつも明るい。
Bu vicdan azabının onun iyi yürekli biri olduğu sonucunu çıkararak imana teşvik eder.かれらはよりよい善をなしたためと信じた結果の巻き添え被害を正当化する。
"Bunlar geniş yürekli insanlardır.彼らは栄誉あるしもべ。
Ancak bu yürekli gösteriye karşın gerçekte Kızılordu'nun durumu oldukça tehlikeli bir durumdadır.但是,雖然有如此勇敢的表現,紅軍實際上卻處於極其不利的地位。
Şehri tanımlayan Slogan (Motto) uzun zaman Die Weltstadt mit Herz (yürekli dünyâ şehri) idi.多年以来,该市官方的城市格言是“有心臟的世界城市”(Die Weltstadt mit Herz)。
İyi yürekli, yardımsever ama talihsiz adam.בבסיסו הוא אדם טוב אך חסר מזל וכושל.
Erkekler yaş, güç, ve yüreklilik sırasına göre guruplandırılırlarmış.От миналото твоите синове, черпят сила и кураж.
Kırmızı; savaşçı yürekliliği, Beyaz; Ahlakı ve saflığı, Sarı; Barışı ve huzuru simgeler.Červená znamená statočnosť, biela čistotu a čestnosť, modrá mier a pevnosť.
İnançlı ve yürekli insanlardır.Nad on julged ja enesekindlad koerad.
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.Ale napawali nas nadzieją, ci nieprawdopodobnie oddani i dzielni wolontariusze.
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.그러나 헌신적이고 용감한 이들 자원봉사자들이 저희들에 용기를 주었지요
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.אבל מה שנתן לנו תקוה היו המתנדבים המסורים והאמיצים להפליא --
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.لكن من أعطانا الأمل المتطوعون المخلصون الشجعان
Ancak, kendini inanılmaz bir şekilde bu işe adamış yürekli gönüllüler bizi ümitlendiriyordu.熱意に満ちた勇気あるボランティアたちです 写真の3人は ペンギンに強制給餌を行っています
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Ho addestrato i miei soldati in modo da essere vigorosi.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Mina soldater är duktiga.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Mine soldater er dygtige.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Mis soldados son muy buenos.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Os meus soldados são calorosos.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Sotilaani ovat rohkeita.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Zadbałam o to, by moi żołnierze byli oddani.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Οι στρατιώτες μου είναι πρόθυμοι.
Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.Я следила за тем, чтобы мои солдаты были сильными.
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.Ecco, gli empi tendono l'arco, aggiustano la freccia sulla corda per colpire nel buio i retti di cuore
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.악인이 활을 당기고 살을 시위에 먹임이여 마음이 바른 자를 어두운 데서 쏘려 하는도다
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.Nebo aj, bezbožníci napínají lučiště, přikládají šípy své na tětivo, aby stříleli skrytě na upřímé srdcem.
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.Vì kìa , kẻ ác gương cung , Tra tên mình trên dây , Ðặng bắn trong tối_tăm kẻ có lòng ngay_thẳng .
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.Vì kìa, kẻ ác gương cung, Tra tên mình trên dây, Ðặng bắn trong tối tăm kẻ có lòng ngay thẳng.
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.כי הנה הרשעים ידרכון קשת כוננו חצם על יתר לירות במו אפל לישרי לב׃
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.‎لانه هوذا الاشرار يمدون القوس. فوّقوا السهم في الوتر ليرموا في الدجى مستقيمي القلوب‎.
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.看 哪 、 惡 人 彎 弓 、 把 箭 搭 在 弦 上 、 要 在 暗 中 射 那 心 裡 正 直 的 人
Bak, kötüler yaylarını geriyor, Temiz yürekli insanları Karanlıkta vurmak için Oklarını kirişine koyuyor.看哪 、 惡人彎弓 、 把 箭 搭 在 弦上 、 要 在 暗中 射 那 心 裡 正直 的 人
Be bunu onların önünde açık yüreklilikle kabul ediyorum.Deci voi împărtăşi cu voi pe scurt câteva istorioare despre unele lucruri magice care s-au întâmplat.
Be bunu onların önünde açık yüreklilikle kabul ediyorum.전 아이들에게 그 점을 솔직히 인정합니다.
Be bunu onların önünde açık yüreklilikle kabul ediyorum.lo reconozco ante ellos abiertamente.
Be bunu onların önünde açık yüreklilikle kabul ediyorum.Rád bych se s vámi podělil rychle o pár příběhů, o pár kouzelných věcech, které se staly.
Be bunu onların önünde açık yüreklilikle kabul ediyorum.ואני מודה בזה בפניהם.
İlgili Sayfalar