yüreği ile cümle
yüreği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat şimdi, her bir notaya... ...yüreğimi koymayı öğrendim.Mas agora aprendi a colocar meu coração... em cada movimento.
Fakat şimdi, her bir notaya... ...yüreğimi koymayı öğrendim.Pero ahora, aprendí a poner el corazón... en cada toque.
Fakat şimdi, her bir notaya... ...yüreğimi koymayı öğrendim.Tapi sekarang, Aku belajar untuk bermain dengan hati. . . dalam setiap gesekan
Fakat şimdi, her bir notaya... ...yüreğimi koymayı öğrendim.Але тепер вкладаю всю свою душу і серце у кожну ноту.
Fakat şimdi, her bir notaya... ...yüreğimi koymayı öğrendim.و لكن الآن تعلمت وضع قلبي به في كل ضربة
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varCi sono molte ragioni per tornare indietro e recut tuo ganasce morbide
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varCó nhiều lý do để trở lại và recut của bạn hàm mềm
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varDer er mange grunde til at gå tilbage og recut din bløde kæber
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varEs gibt viele Gründe zurückgehen und umgenäht Ihre weichen Backen
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varExistă multe motive pentru a merge înapoi şi editate dumneavoastră fălcile moale
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varExistuje mnoho důvodů, proč se vrátit a přešít, měkké čelisti
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varHá muitas razões para voltar e recut seus maxilares
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varHay muchas razones para volver a cortar tus garras blandas
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varIl y a beaucoup de raisons de revenir en arrière et recut votre mors doux
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varIstnieje wiele powodów, aby wrócić i recut Twoje miękkie szczęki
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varOn monia syitä palata ja recut pehmeät leuat
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni var다시가 고 당신의 부드러운 턱 recut 많은 이유가 있다
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varVannak sok okok, hogy menjen vissza, és a puha jaws recut
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varΥπάρχουν πολλοί λόγοι για να πάει πίσω και το έκοψε πάλι μαλακό σαγόνια σας
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varИма много причини да се върна и recut си меки челюсти
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varСуществует множество причин, чтобы вернуться и срезайте Ваши мягкие губки
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varوهناك أسباب كثيرة للعودة و recut الخاص بك جوز ناعم
Geri dönüp senin yumuşak jaws yüreği pek çok nedeni varあなたの顎が着用または破損しているたとえば、
Gözleriniz tanık olacak... bu güzel akşama en cesur yüreğimizeJe ogen getuige zijn van... deze mooie avond. Onze dapperste ziel
Gözleriniz tanık olacak... bu güzel akşama en cesur yüreğimizeVos yeux vont etre temoins.. en cette belle soiree
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.¥inenes lys [de. et vennlig blikk.] gleder hjertet; godt budskap gir benene marg.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.A luz dos olhos alegra o coração, e boas-novas engordam os ossos.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.A szemek világa megvidámítja a szívet; a jó hír megerõsíti a csontokat.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Ce qui plaît aux yeux réjouit le coeur; Une bonne nouvelle fortifie les membres.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.En mild blick gör hjärtat glatt, ett gott budskap giver märg åt benen.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Freundlicher Anblick erfreut das Herz; eine gute Botschaft labt das Gebein.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.눈의 밝은 것은 마음을 기쁘게 하고 좋은 기별은 뼈를 윤택하게 하느니라
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.La luz de los ojos alegra el corazón, y una buena noticia nutre los huesos
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Milde Øjne fryder Hjertet, godt Bud giver Marv i Benene.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.O privire prietenoasă înveseleşte inima, o veste bună întăreşte oasele. -
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Sự sáng con mắt khiến lòng vui vẻ; Và một tin lành làm cho xương cốt được béo tốt.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Sự sáng con mắt khiến lòng vui_vẻ ; Và một tin_lành làm cho xương_cốt được béo_tốt .
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Svetlo očí pôsobí srdcu radosť; dobrá zvesť dodáva kostiam tuku.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Svetlost oči razveseljuje srce in dobro poročilo krepča kosti.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Światłość oczów uwesela serce, a wieść dobra tuczy kości.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.To, což se zraku naskýtá, obveseluje srdce; pověst dobrá tukem naplňuje kosti.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Uno sguardo luminoso allieta il cuore; una notizia lieta rianima le ossa
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Valoisa silmänluonti ilahuttaa sydämen; hyvä sanoma tuo ydintä luihin.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Vriendelijke ogen maken het hart blij en een goed bericht schenkt nieuwe moed.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Wajah gembira meriangkan hati, berita yang baik menyegarkan jiwa
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Το φως των οφθαλμων ευφραινει την καρδιαν και η καλη φημη παχυνει τα οστα.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Светлый взгляд радует сердце, добрая весть утучняет кости.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Светъл поглед весели сърцето, И добри вести угояват костите.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.מאור עינים ישמח לב שמועה טובה תדשן עצם׃
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.نور العينين يفرّح القلب. الخبر الطيب يسمن العظام.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.眼 有 光 使 心 喜 樂 . 好 信 息 使 骨 滋 潤
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.眼 有光 使 心喜樂 . 好 信息 使 骨滋潤
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.Al maestro del coro. Di Davide servo del Signore
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.A transgressão fala ao ímpio no íntimo do seu coração; não há temor de Deus perante os seus olhos.
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.Az éneklõmesternek; az Úr szolgájáé, Dávidé.
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.För sångmästaren; av HERRENS tjänare David.
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.악인의 죄얼이 내 마음에 이르기를 그 목전에는 하나님을 두려워함이 없다 하니
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.Náčelníkovi speváckeho sboru. Žalm služobníka Hospodinovho Dávida.
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.Přednímu z kantorů, služebníka Hospodinova Davida.
Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.(Przedniejszemu śpiewakowi pieśó Dawida, sługi Pańskiego.)