yüreği ile cümle

yüreği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Dette Folk har et trodsigt og genstridigt Hjerte, de faldt fra og gik bort.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.그러나 너희 백성은 배반하며 패역하는 마음이 있어서 이미 배반하고 갔으며
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ma questo popolo ha un cuore indocile e ribelle; si voltano indietro e se ne vanno
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Mas este povo é de coração obstinado e rebelde; rebelaram-se e foram-se.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Men detta folk har ett gensträvigt och upproriskt hjärta; de hava avfallit och gått sin väg.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Men dette folk har et trossig og gjenstridig hjerte; de har veket fra ham og er gått bort.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Mutta tällä kansalla on uppiniskainen ja tottelematon sydän; he ovat poikenneet ja menneet pois.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.nhưng dân nầy thì lại có lòng ngoa ngạnh và bạn nghịch , hết_thảy đều dấy loạn và đi .
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.nhưng dân nầy thì lại có lòng ngoa ngạnh và bạn nghịch, hết thảy đều dấy loạn và đi.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.No obstante, este pueblo tiene corazón obstinado y rebelde; se han apartado y se han ido
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Poporul acesta însă are o inimă dîrză şi răzvrătită; se răscoală, şi pleacă,
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Tetapi kamu keras kepala dan suka melawan; kamu telah menyeleweng dan meninggalkan Aku
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Αλλ' ουτος ο λαος εχει καρδιαν στασιαστικην και απειθη απεστατησαν και απηλθον.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.А у народа сего сердце буйное и мятежное; они отступили и пошли;
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Но тия люде имат бунтовно и непокорно сърце; Възбунтуваха се и отидоха.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.ולעם הזה היה לב סורר ומורה סרו וילכו׃
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.وصار لهذا الشعب قلب عاص ومتمرد. عصوا ومضوا.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.但 這 百 姓 有 背 叛 忤 逆 的 心 . 他 們 叛 我 而 去
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.但 這百姓 有 背叛 忤逆 的 心 . 他 們叛 我 而去
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Ale preto, že som vám hovoril tieto veci, zármutok naplnil vaše srdce.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Ale že jsem vám tyto věci mluvil, zámutek naplnil srdce vaše.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Ale żem wam to powiedział, smutek napełnił serce wasze.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Antes, porque vos disse isto, o vosso coração se encheu de tristeza.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Anzi, perché vi ho detto queste cose, la tristezza ha riempito il vostro cuore
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Dar, pentrucă v'am spus aceste lucruri, întristarea v'a umplut inima.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Hanem, mivelhogy ezeket beszéltem néktek, a szomorúság eltöltötte a szíveteket.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.도리어 내가 이 말을 하므로 너희 마음에 근심이 가득하였도다
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Mais, parce que je vous ai dit ces choses, la tristesse a rempli votre coeur.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Más bien, porque os he dicho esto, vuestro corazón se ha llenado de tristeza
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Men edra hjärtan äro uppfyllda av bedrövelse, därför att jag har sagt eder detta.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Men fordi jeg har talt dette til eder, har Bedrøvelsen opfyldt eders Hjerte.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Men fordi jeg har talt dette til eder, har sorg fylt eders hjerte.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Mijn woorden maken u verdrietig.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Mutta koska minä olen tämän teille puhunut, täyttää murhe teidän sydämenne.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Nhưng vì ta đã nói những điều đó cho các ngươi , thì lòng các ngươi chứa_chan sự phiền_não .
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Nhưng vì ta đã nói những điều đó cho các ngươi, thì lòng các ngươi chứa chan sự phiền não.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Sekarang malah hatimu menjadi sedih, karena Aku mengatakan hal itu kepadamu
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Sondern weil ich solches geredet habe, ist euer Herz voll Trauerns geworden.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Temuč ker sem vam to povedal, je vam žalost napolnila srce.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Αλλ' επειδη ελαλησα προς εσας ταυτα, η λυπη εγεμισε την καρδιαν σας.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.А когато излезе, Исус казва: Сега се прослави Човешкият Син, и Бог се прослави в Него;
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Но от того, что Я сказал вам это, печалью исполнилосьсердце ваше.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.Та що се сказав я вам, смуток сповнив ваше серце.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.אך על דברי את אלה אליכם מלא לבבכם עצבת׃
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.لكن لاني قلت لكم هذا قد ملأ الحزن قلوبكم.
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.只 因 我 將 這 事 告 訴 你 們 、 你 們 就 滿 心 憂 愁
Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.只因 我 將這 事 告訴 你 們 、 你 們 就 滿心憂愁
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Aber dies verbargst du in deinem Herzen, ich weiß, daß du solches im Sinn hattest:
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:A chociażeś to skrył w sercu twojem, wiem jednak, że to jest z woli twojej.
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Ale toto si skryl vo svojom srdci; viem, že je to u teba:
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Ale toto skryl jsi v srdci svém; vím, žeť jest to při tobě.
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:A tole si skrival v srcu svojem, vem, da ti je bilo to v mislih:
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Contudo ocultaste estas coisas no teu coração; bem sei que isso foi o teu desígnio.
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Dầu vậy , Chúa giấu các điều nầy nơi lòng Chúa ; Tôi biết_điều ấy ở trong tư_tưởng của Ngài .
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Dầu vậy, Chúa giấu các điều nầy nơi lòng Chúa; Tôi biết điều ấy ở trong tư tưởng của Ngài.
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:De ezeket elrejtetted a te szívedben, és tudom, hogy ezt tökélted el magadban:
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Eppure, questo nascondevi nel cuore, so che questo avevi nel pensiero
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Estas cosas tenías escondidas en tu corazón; yo sé que esto estaba en tu mente
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:Iată totuş ce ascundeai în inima Ta, iată, ştiu acum, ce aveai de gînd:
‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin, Biliyorum aklındakini:그러한데 주께서 이것들을 마음에 품으셨나이다 이 뜻이 주께 있은 줄을 내가 아나이다

İlgili Sayfalar