yürüyerek ile cümle

yürüyerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.Και υπηγεν ο Σολομων εις Αιμαθ-σωβα και υπερισχυσεν εναντιον αυτης.
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.И пошел Соломон на Емаф-Сува и взял его.
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.И Соломон отиде в Ематсова и пределите над него.
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.וילך שלמה חמת צובה ויחזק עליה׃
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.وذهب سليمان الى حماة صوبة وقوي عليها.
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.所 羅 門 往 哈 馬 瑣 巴 去 、 攻 取 了 那 地 方
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.所羅門 往 哈馬瑣 巴 去 、 攻取 了 那 地方
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.De fapt, mi-am câștigat traiul din plimbări.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.En fait, j'ai gagné ma vie en marchant.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.In der Tat habe ich mein Geld im Gehen verdient.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.Infatti, il mio mestiere è camminare.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.Justru kini saya mencari uang dengan berjalan.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.사실, 저는 걷는 것으로 먹고 살았습니다.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.Właściwie zarabiałem na życie, chodząc.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.Για την ακρίβεια το περπάτημα έγινε η δουλειά μου.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.Более того, я зарабатывал тем, что ходил пешком.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.Всъщност, аз се прехранвам с ходене.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.למעשה, התפרנסתי מהליכה.
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.في الحقيقة .. انا اعيش عن طريق المشي
Aslında, hayatımı yürüyerek kazandım.世界中を旅して 異なった文化の中に入り
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Cuando tengo tiempo libre, y eso no pasa mucho, intento explorar Nueva York,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Kiedy mam trochę wolnego czasu, co nie zdarza się często,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,여유 시간이 생길 때면 (많지는 않습니다만,) 뉴욕 도시 구경을 하곤 합니다.
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Quando ho del tempo libero, e non accade spesso,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Wenn ich Freizeit habe, was nicht allzu häufig vorkommt, versuche ich New York zu erkunden,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,徒歩や、自転車や地下鉄で ニューヨークの街中を散策します
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Durchblutungsstörungen im Bein, es war für ihn sehr schmerzhaft auf dem Golfplatz zu gehen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Han havde et dårligt ben, et kredsløbsproblem, der gjorde det meget smertefuldt for ham at gå banen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Il avait un problème circulatoire dans une jambe, ce qui rendait très douloureux pour lui le parcours.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.순환계통의 문제로 한쪽 다리가 불편했어요 그래서 골프 코스를 걷는 것은 그에게 굉장히 고통스러운 일이었습니다.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Tinha uma perna doente, um problema circulatório, que lhe causava grande sofrimento ao andar pelo campo.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Имал проблем с крака, проблем с циркулацията, поради който било много болезнено за него да изминава игрището.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.הייתה לו רגל פגומה, בעיה במחזור הדם, אשר גרמה לו לכאבים עזים כאשר הצטרך ללכת במגרש.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.لديه ساق سيئة، مشكلة في الدورة الدموية، الذي جعل من المؤلم جداً بالنسبة له المشي في المعلب.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.そのため コースを歩くことが 非常に困難だった ケガをする危険性もあった
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Acesta e un tip care se plimbă în ultima sa zi de muncă.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Aquele é um homem que se encaminhava para o seu último dia de trabalho.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.C'est un gars qui finit son dernier jour de travail.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Das hier ist ein Mann an seinem letzten Arbeitstag.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Dat is een man die rondloopt op zijn laatste werkdag.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Ese es un hombre que está caminando en su último día de trabajo.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Questo è un uomo che sta andando al suo ultimo giorno di lavoro.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.To je muž, který je poslední den v práci.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.To robotnik w ostatni dzień pracy.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Trong hình là một chàng trai trong ngày cuối cùng đi làm của anh ấy.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Това е мъж, който отива на последния си работен ден.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.Этот парень на слайде идёт на работу в свой последний рабочий день.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.הבחור הזה כאן עוזב בסוף יום העבודה האחרון שלו.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.هذا شخص يمشي في يوم عمله الأخير.
Bu da son iş gününe yürüyerek giden bir adam.生産ラインで最後の冷蔵庫が 出荷されたその月に
Burada, bu karanlık anfide oturacağına çıkıp dışarıda yürüyerek güneşin keyfini çıkardığınızı varsayalım?במקום לשבת כאן, באולם האפלולי הזה, מה אם הייתם קמים, יוצאים החוצה ורוחצים באור השמש?
Burada, bu karanlık anfide oturacağına çıkıp dışarıda yürüyerek güneşin keyfini çıkardığınızı varsayalım?بدلا من الجلوس هنا في هذا المدرج المعتم ماذا لو فكرتم بالوقوف، و الذهاب خارجا و استمتعتم بضوء الشمس؟
Cadde, yağmur ve Başbakanın ziyareti yüzünden kapatıldığından işe yürüyerek gittim!Do práce jsem šel v dešti, protože je ulice kvůli počasí a návštěvě premiéra zablokovaná!
Çünkü bir şehri yürüyerek keşfetmek sizi belli bir yere kadar götürür.Een stad te voet verkennen, brengt je niet ver.
Çünkü bir şehri yürüyerek keşfetmek sizi belli bir yere kadar götürür.도시를 걸어서 돌아다니는데는 한계가 있으니까요.
Çünkü bir şehri yürüyerek keşfetmek sizi belli bir yere kadar götürür.Tôi đã cố gắng cắt nghĩa điều đó bởi vì đi bộ khám phá thành phố sẽ rất là hạn chế.
Çünkü bir şehri yürüyerek keşfetmek sizi belli bir yere kadar götürür.משום שסיור רגלי בעיר כוחו מוגבל.
Çünkü bir şehri yürüyerek keşfetmek sizi belli bir yere kadar götürür.لأن استكشاف المدينة على الأقدام هو الحدث الرئيسي بالنسبة لي حتى الآن
Çünkü bir şehri yürüyerek keşfetmek sizi belli bir yere kadar götürür.外国で電車やバスに乗ると
Eğer 10 metreden uzunsa bu koridoru ne kadar sürede yürüyerek geçtiğinizi görmemin bir sakıncası var mı?Amennyiben igen, nem bánná, ha lemérném mennyi ideig tart Önnek végigmenni azon a folyosón?

İlgili Sayfalar