yürüyerek ile cümle

yürüyerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün adamları yürüyerek hattı oluşturmuştur.Люди всю дорогу несли її пішки.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Решту шляху експедиція мусить подолати пішки.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)("Він / Вона пішла в школу.')
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Ніхто не оре, не сіє, щоб не відволікатися від високої.
Ama yaz aylarında yürüyerek geçiş yapılabilir .Влітку їх можна переходити вбрід.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Може виникнути і за іншого порядку ходів.
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.Повне проходження займало 10-15 хвилин.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Виступав на естраді.
İnsanlar yürüyerek seyahat ederlerdi.Раніше люди подорожували пішки.
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.V letech 1931 až 1936 sám přejel Afriku pěšky a na kole.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Zbytek cesty dokáže ujít pěšky.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)(Chce pracovat během studia = studuje/studujíc.)
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.Všechny jsou vzdálené asi 10–15 minut chůze.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Tehdy se ovšem nejednalo o sjezdové lyžování nebo o běžkování, ale o skoky na lyžích.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.Ten pak může kráčet, pohybovat pažemi či běhat.
Ama yaz aylarında yürüyerek geçiş yapılabilir .Pe șosea se poate circula numai vara.
Yürüyerek adam geçer, çok çabuktur, nasıl geçtiğini anlamazsınız.Lumina îți juca farse; nu știai cum să te grăbești!...
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.1931-től 1936-ig egyedül utazott Afrikában, gyalog és kerékpáron megtéve 40 000 kilométert .
Anıları Rowerem i pieszo przez Czarny Ląd (Karanlık Kıta boyunca yürüyerek ve bisikletle) adıyla yayımlandı.Könyve Rowerem i pieszo przez Czarny Ląd (Kerékpárral és gyalog a fekete földrészen át) címmel jelent meg.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Élete hátralévő részét visszavonultan töltötte.
Bu durumlarda kendisi ona ya küfürle ya da üzerine yürüyerek karşılık verir.Eközben az e célokra átalakult lábukkal kormányoznak, illetve fékeznek.
Kaybolmak tamamen imkânsızdır, sadece yürüyerek Peak Tram İstasyonu'na ulaşılabilir.A vízesést csak gyalogosan lehet megközelíteni egy közúti forgalom elől elzárt útszakaszon keresztül.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)(Minä olen koulussa.) tai Я на стадионе.
Her bir şekillenmedeki ulaşım su üzerinde veya yürüyerek olur.Vedessä ollaan hartioita myöten ja liikutaan juosten tai kävellen.
Kimisi yürüyerek, diğerleri de bisikletle gitti.Jotkut menivät kävellen kun toiset taas pyöräilivät.
Bu noktadan itibaren yürüyerek gideceğiz.Tästä eteenpäin menemme kävellen.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Γυρίζοντας με τα πόδια στο σπίτι δεν έτρεχα, δεν πετούσα από χαρά.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Ακολουθεί το υπόλοιπο λεπτό έντερο.
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.Fra 1931-36 rejste han 40.000 kilometer gennem Afrika på cykel og til fods.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Derfra må man gå til fods.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Pige i atelieret.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Måstad kan nås til fots.
Kavalcı nehirden yürüyerek geçer fakat ardından gelen fareler suda boğulurlar.Men kvinnene følger etter ham til fots, og en av dem drukner nesten i en elv.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Resten av turen tilbakela han stort sett til fots.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Saat bersekolah ia harus berjalan kaki.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Semua tempat di pulau dapat dicapai dengan berjalan kaki.
Şiir yazmaya, iki kilometre uzaklıktaki okuluna yürüyerek gittiği ilköğretimi sırasında başladı.Menurutnya untuk sampai di sekolah, dia harus berjalan kaki sekitar 2 km.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Mereka masuk ke ruang studi.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Tidak kenal lelah, berjalan dengan menyentak tanpa berhenti.
Yürüyerek adam geçer, çok çabuktur, nasıl geçtiğini anlamazsınız.Manusia "mendaki" langkah demi langkah, tanpa mengetahui ke mana ia pergi.
Bütün adamları yürüyerek hattı oluşturmuştur.Banyak orang juga melakukan perjalanan ziarah mereka dengan berjalan kaki.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Chúng tôi đều đi học và luôn chơi cùng nhau."
Olay yeri ve hastane arasındaki yol yürüyerek 5 dakikada kat edilebilmektedir .Cảnh sát phải mất gần năm phút mới có thể vào trong tòa nhà.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)) I can go to school everyday. (私は毎日学校へ行ける。
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.角度が緩やかであるため恐怖感がなく、足を踏み外す危険性もない。
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.そこから一歩を踏み出すための、新しい扉なのかもしれない。
Yürüyerek geçiş 10-15 dakika sürmektedir.ここから10~15分ほど歩く。
Bazı mahallelerin arası yürüyerek 30 dakikalık mesafedir.なお、徒歩で来訪の場合は30分近くを要する。
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.スタジオに登場することもあった。
Ara sıra kumun üzerinde de yürüyerek hareket ederler.豚さんも時々歩いてゐます。
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.ハイヒールでも歩ける。
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.彼らは残りの道のりを完成させた。
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.人魚たちは足で歩くことが難しいため、移動用に常備している。
İnsanlar kasabalarına yürüyerek gitmek zorunda kalırlar.町人 昼に町で歩いてたりする人々。
Şiir yazmaya, iki kilometre uzaklıktaki okuluna yürüyerek gittiği ilköğretimi sırasında başladı.彼は小学校を卒業した後、6㎞離れた村の中学校まで歩いて登校した。
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.於1931至1936年期間,他獨個以步行及腳踏車遊遍非洲,被他跨越過的距離長達四萬公里。
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)上學方法:走路。
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.無分別智,任運相續相用煩惱,不能動故。
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.途中可穿過任何棋子。
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.後任工部行走。

İlgili Sayfalar