yürüyerek ile cümle
yürüyerek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Şelaleye giden yol aşırı bozuk olduğu için yürüyerek ormana girdik.We wandered into the forest on foot because the road to the waterfalls was too weather-beaten.
Göle sadece yürüyerek ulaşılabilir ve gidiş-dönüş genellikle 4 saat sürer.The lake is only accessible by foot and generally takes 4 hours round-trip.
Göle yürüyerek ulaşılabilir ve gidiş-dönüş genellikle 5 saat sürer.The lake is accessible by foot and generally takes 5 hours round-trip.
Güzergah yürüyerek üç gün veya atla bir gün sürmektedir.The route takes three days by foot, or one day by horse.
Geleneksel tıp kadını dağ sırası üzerinde yürüyerek seyahat ediyorTraditional medicine woman travelling on foot over mountain range
Park, bisikletle ve hatta yürüyerek gezilebilmektedir.The park is easily toured by bicycle or even on foot.
Kanyonun içindeki zorlu patikadan yürüyerek geçmek yaklaşık altı saat sürer.It takes about six hours to pass through the canyon by foot on a tough trail.
Eve yürüyerek gitti.Er ist zu Fuß nach Hause gegangen.
Öğrencilerin çoğu okula yürüyerek gider.Die meisten Schüler gehen zu Fuß zur Schule.
Bazı konuklar arabayla geldi, diğerleri yürüyerek.Einige Gäste kamen mit dem Auto, andere zu Fuß.
Yürüyerek eve geldik.Wir sind zu Fuß nach Hause gekommen.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.Der alte Mann ging vorsichtig über die Straße.
Ben işe yürüyerek giderim.Ich gehe zu Fuß zur Arbeit.
1959 isyanından sonra yürüyerek Himalaya üzerinden Hindistan'a kaçmıştır.Im Jahr darauf, nach dem Aufstand von 1959, floh er über den Himalaya zu Fuß nach Indien.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)(‘Er/Sie ging zur Schule.’)
Bütün adamları yürüyerek hattı oluşturmuştur.Seine Truppen ließ er Fuß in einer Linie aufstellen.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.So muss er den letzten Teil der Reise zu Fuß laufen.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Die Ruine ist nur zu Fuß erreichbar.
Koyun iki yanı dağlardan görülebilir veya yürüyerek geçilebilir.Beide Zweige vereinigen sich nahe dem Fuß der Montaña Pasa Si Puedes.
Oraya ulaşmak için belirli bir yerden sonra yol kapalı olduğundan artık yürüyerek devam etmek zorundadır.Nachdem die Straße den Ort verlassen hat, nähert sie sich ihrem Ziel.
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.Die Veranstaltungen waren von den Kurgästen bequem zu Fuß zu erreichen.
Yaya, trafikte yürüyerek ya da koşarak seyahat eden insanlara verilen ad.Personen mit oder ohne Botschaften reisten jedoch zu Fuß oder zu Pferd.
İnsanlar kasabalarına yürüyerek gitmek zorunda kalırlar.Die Arbeiter fuhren in die Städte.
Yürüyerek 40 dk da varılır.Er leistete 40 PS.
Okula genellikle yürüyerek giderim.Généralement, je vais à pied à l'école.
Okula arabayla gitmek istiyorum, yürüyerek değil.Je veux aller à l'école en voiture, pas à pied.
Köpek yürüyerek caddeyi geçti.Le chien marcha à travers la rue.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.Le vieil homme traversa la route prudemment.
Eve yürüyerek gidebilirim.Je peux aller chez moi à pied.
Yürüyerek giderim.Je vais à pied.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.On peut faire de la pêche ou du jogging.
Hastaneden yürüyerek çıkmıştır.Il sort de l’hôpital.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Une partie peut se parcourir à pied.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Il est accessible à pied.
Bütün adamları yürüyerek hattı oluşturmuştur.Il parcourut tous ses trajets à pied.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Il faut ensuite faire le reste du trajet à pied.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Tous les élèves vont à l’école à pied.
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.Les enfants peuvent très facilement s'y rendre à pied.
Tepeye çıkan bir trenle rahatça ulaşılabileceği gibi, tepeye çıkan çeşitli yollardan yürüyerek de çıkılabilir.De plus, on peut se promener dans la colline, parcourue par de nombreux sentiers.
Yürüyerek adam geçer, çok çabuktur, nasıl geçtiğini anlamazsınız.Il ne sert à rien d'aller vite si l'on ne sait pas où l'on va !
Ama yaz aylarında yürüyerek geçiş yapılabilir .En été on peut faire de belles promenades.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Avec les Chemins, j’étais occupé sans être diverti, accaparé sans être absent.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.Ese anciano cruzó la carretera con gran precaución.
Tom okula yürüyerek gider.Tom va a la escuela andando.
Okula yürüyerek gittim.Fui andando a la escuela.
Gençken okula yürüyerek gidiyordum.Cuando era joven, me iba caminando al colegio.
Bazı öğrenciler otobüsle geldiler, bazıları da yürüyerek.Algunos de los estudiantes vinieron en autobús y otros a pie.
Yağmur yağmadığında Tom hep okula yürüyerek gider.Si no llueve, Tom va siempre a pie a la escuela.
Neden bu kadar geç bir saatte yürüyerek gittiniz?¿Por qué fuisteis a pie a una hora tan tarde?
Okula her gün yürüyerek mi gidiyorsun?¿Vas a la escuela andando todos los días?
Okula her gün yürüyerek mi gelirsin?¿Caminas a la escuela todos los días?
Okula yürüyerek mi yoksa bisikletle mi gidiyorsun?¿Vas a la escuela a pie o en bicicleta?
Yürüyerek on beş dakika.Son quince minutos andando.
"Kocanız işe yürüyerek mi gider?" - "Evet, o yürümeyi sever."«¿Su marido va andando a trabajar?» «Sí, a él le gusta caminar.»
Oraya yürüyerek gidebilirim.Puedo ir ahí andando.
Tom okula yürüyerek gitti.Tom fue andando a la escuela.
Tom yürüyerek gitti.Tom fue andando.
Bütün adamları yürüyerek hattı oluşturmuştur.Todos sus hombres iban a pie.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.Se puede hacer de pie o en salto.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Acudía a pie diariamente al colegio.