yürütme ile cümle
yürütme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Seçilen kişi beş yıl boyunca bir defalığına mahsus bu görevi yürütmektedir.De persoon uit bovengenoemd voorbeeld zegt na vijf jaar zijn verzekering op.
Bu iki görevi beraber yürütmekteydi.Die opdracht nam hij met beide handen aan.
Her eyalette yürütme kuvvetinin başında bir vali vardır.Aan het hoofd van elke provincie staat een gouverneur.
Kasım 1941'de Ordu Grubu "Środek", esirleri yaya olarak yürütme politikasından vazgeçti.W listopadzie 1941 Grupa Armii „Środek” zrezygnowała z praktyki pieszego pędzenia jeńców do obozów.
1 Ocak 2019 tarihinden beri Brezilya devlet başkanlığı görevini yürütmektedir.Od 1 stycznia 2019 Prezydent Brazylii.
Halen USAK Başkanlığı yürütmektedir.Jakoś trzyma się tylko Prezes.
Bu görevi 2005 yılından beri yürütmektedir.Funkcję tę pełni od 2005.
Greaves bu görevi Elliot Belgrave'den devralarak yürütmeye başlamıştır.Jego obowiązki następnego dnia przejął Elliot Belgrave.
E-Dergi'nin her sayısının editörlüğünü topluluktan seçilen farklı bir topluluk üyesi yürütmektedir.Tak zwany "Community Content" może być edytowany przez każdego członka społeczności.
Parti Meclisi ve Merkez yürütme kurulunun %60 gençlerden oluşturulmuştur.W skład kierownictw federacji i sekcji uczestniczyć musiało 15% młodzieży.
OpenMP uygulamalarının yürütme özelliklerini değiştirmek için kullanılan bir metottur.Metoda zmiany właściwości przetwarzania aplikacji OpenMP.
Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından kullanılmaktadır.Władzę wykonawczą sprawuje rząd oraz prezydent.
Yürütme yetkisi hükümetin elindedir.Władza wykonawcza znajduje się w rękach rządu.
Ayrıca Yeni Dünya Vakfı'nın genel koordinatörlüğünü yürütmektedir.Dokonał także modernizacji całego konwentu zakonnego.
Pernicka, 2006 yılından beri kazıları yürütmektedir.Curling uprawia od 2006.
Yürütme kuvvetinin başı Amerika Birleşik Devletleri başkanıdır.Naczelnym dowódcą sił zbrojnych Stanów Zjednoczonych jest prezydent Stanów Zjednoczonych.
"Kirkerådet" (kilise yönetim kurulu/hükümeti) kilisenin yürütme organıdır.Ciałem decyzyjnym jest jednak Zgromadzenie Kościelne (Kyrkomötet).
TCDD yükümlü bulunduğu hizmetleri yürütmek için demiryolu şebekesini toplam 8 bölgeye ayırmıştır.W Polsce PKP użytkowało 8 sztuk tych lokomotyw.
1995 yılında Azerbaycan Kültür vakfını kurmuştur ve bugünde vakfın başkanlığını yürütmektedir.W 1995 ustanowiła Fundację Przyjaciół Azerbejdżańskiej Kultury, której szefuje.
2008 yılından beri vize muafiyeti için müzakereler yürütmektedir.Od 1998 podlegały jej także kwestie polityki celnej.
Özel İdare Müdürlüğü kendi iş hanında hizmetini yürütmektedir.Pracodawca działa na własny rachunek.
Bugün halkın tamamı, hayvancılık ve ziraati beraber yürütmektedir.I dag är vargar (köttätare) och björnar (allätare) hotade.
Örneğin, ATP'nin hidrolizi sıkça başka kimyasal tepkimeleri yürütmeye yarar.Till exempel används ofta hydrolys av ATP till att driva andra kemiska reaktioner.
Başkanlığını Sigmar Gabriel yürütmektedir.Han efterträddes av Sigmar Gabriel.
Aynı zamanda kendi başına hukuki danışmanlık işini yürütmektedir.Han har också bedrivit konsultverksamhet i egen regi.
İsviçre Uzay Ofisi (İUO) İsviçre ulusal uzay programını yürütmekten sorumlu kurum.Swiss Space Office (SSO) är Schweiz nationella rymdprogram.
1 Aralık 2014 tarihinden beri Avrupa Konseyi Başkanlığı'nı yürütmektedir.Han är Europeiska rådets ordförande sedan den 1 december 2014.
Aralık 1921'de Gandi Hindistan Ulusal Kongresi'nde yürütme yetkisine sahip oldu.I december 1921 tilldelades Gandhi verkställande makt å Kongresspartiets vägnar.
FATF faaliyetlerini, her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılar yoluyla yürütmektedir.SI:s löpande arbete utförs av arbetsgrupper som möts regelbundet.
DLR, ulusal ve uluslararası ortaklarıyla geniş araştırma ve geliştirme projeleri yürütmektedir.DLR är genom sin forskning och utveckling i olika samarbeten nationellt och internationellt aktivt.
Her eyalette yürütme kuvvetinin başında bir vali vardır.Varje huvudläger har en guvernör i ledningen.
Başlıca görevleri şunlardır: Birleşmiş Milletler'in ekonomik ve sosyal çalışmalarını yürütmek.Arbetet syftar till att få länders sociala och samhälleliga funktioner att fungera.
Bu amaçlara dönük araştırmalar yürütmektedir.Forskning pågår kring alla dessa möjligheter.
Bu kardeş şirketler büyük oranda kendi kendilerini yürütmektedirler.Annars skötte folket i stort sig självt.
Yürütme yetkisi hükümet tarafından uygulanır.Verkställande makt utövas av regeringen.
Bu hareket, yürütmenin bozulmasına neden oldu.Rollen kom att bli hennes genombrott.
2008 yılından beri vize muafiyeti için müzakereler yürütmektedir.Från 2008 var den godkänd för tester med besökare.
Bu görevi 2001 yılından bu yana Cristóbal Marte Hoffiz yürütmektedir.Medarrangör sedan 1999 Marcus Israelsson gästade.
Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve hükümet başkanı olan Başbakan arasında bölünmüş durumdadır.Den exekutiva makten delas mellan presidenten och premiärministern.
Ana muhalefeti İşçi Partisi yürütmektedir.Det största oppositionspartiet, Labour, går framåt.
Vakfın başkanlığını yürütmektedir.Stiftelsens arbetande ordförande.
Yürütme Başkan tarafından yerine getirilir ve resmi olarak yasama ve yargıdan bağımsızdır.Виконавчу гілку влади очолює Президент, формально вона є незалежна від законодавчої і судової влади.
Moskova Hükümeti (Rusça: Правительство Москвы) Moskova devlet otoritesinin en yüksek yürütme organıdır.Правительство Москвы) — є вищим виконавчим органом державної влади Москви.
Şubat 2010 yılından beri Avrupa Birliği Denizcilik ve Balıkçılık Komiseri görevini yürütmektedir.З 2010 року є європейським комісаром з питань морських справ і рибальства.
Yürütmenin Başı Vali'dir.Виконавчу владу очолює президент.
Ukrayna hükümeti adına müzakereler yürütmek ve anlaşmalar imzalama yetkisine sahiptir.За українським правом звичаї за юридичною силою поступаються договорам та актам цивільного законодавства.
Her iki görevi de birlikte yürütmektedir.Вони змушені були разом виконувати різні завдання.
Aldığı kararlara Yürütme uymak zorundadır.Вам потрібно дотримуватись плану, який ви обрали.
Bakanlar Kurulu, Suriye'nin en üst yürütme erkidir.Уряд Сирії — вищий орган виконавчої влади Сирії.
1956-1968 arasında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Yürütme Kurulu'nda çalıştı.У 1956—1958 роках працював у виконавчій раді з питань освіти, науки й культури ООН (ЮНЕСКО).
Merkez Yürütme Komitesi seçimi gerçekleşti.Комісія, яку очолював Є.
Emekli askeri personel ve ailelerinin özlük haklarına ilişkin hizmetleri yürütmek.Забезпечити належний соціальний захист військовослужбовців і членів їх сімей.
Ayrıca yürütme meclisi feshedemiyordu.Пасажирський рух тут також не здійснювався.
Yürütme yasamayı feshedemez.Пропускати хід не можна.
Seferberlik işlemlerini yürütmek.Виконувала впровадження консисторських справ.
Yürütme bütünbuyruklar için beşinci aşamada başlar.Розпочався П'ятий хрестовий похід.
Enstitü de her sene İç Anadolu'da genel arkeolojik arşatırmalar yürütmektedir.Щороку ця територія дає нові археологічні знахідки.
Şirketin merkezi Londra'da, yürütme ofisi ise Dublin'de yer almaktadır.Hlavní sídlo se nachází v Londýně, exekutivní kanceláře má v Dublinu.
Moskova Hükümeti (Rusça: Правительство Москвы) Moskova devlet otoritesinin en yüksek yürütme organıdır.Vláda Moskvy (rusky Правительство Москвы) je nejvyšším výkonným orgánem výkonné moci v Moskvě.
Aynı zamanda 2006'dan beri Sosyalist Enternasyonal başkanlığını yürütmektedir.Od roku 2006 je také předsedou Socialistické internacionály.