yürütme ile cümle

yürütme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
RTP yürütme işlemlerinin çoğu UDP üzerine temellendirilir.معظم أعمال أنديل هي قائمة على السخرية السياسية.
Kalyonların ikinci kaptanlığını yürütmekle ve tersanelerin asayişini sağlamakla görevli idi.كان مكلف بتحريك الربان الثانى للسفينة الشراعية وتأمين الأمن العام للسفينة.
Tanrı akıl yürütmeyenleri pislik içinde bırakır.ويجعل الله الرجس على الذين لا يعقلون.
Arapça kama (durmak) kökünden gelir ve kıyam (yerine geçmek, yürütmek) kelimesinden türemiştir.O endônimo da língua Makah É (em sua eascrita) qʷi•qʷi•diččaq.
Şu anda projeyi 2009'da katılan Allan Simon ile yürütmektedir.Ela mantém e administra o projeto com Allan Simon, o qual se juntou em 2009.
Bennett ve Taven, West Warwick, Rhode Island'da bir güreş okulunu yürütmektedir.Bennett e Taven operam uma escola de luta em West Warwick, Rhode Island.
Babası Montserrat'tan bir fotoğrafçıydı, annesi ise modellik ajansı yürütmekteydi.Seu pai, originário de Montserrat, era um fotógrafo, enquanto sua mãe dirigia uma agência de modelos.
Yürütme erki, Kosova başbakanının liderliğindeki Kosova hükümeti tarafından sağlanır.O poder executivo é exercido pelo governo do Kosovo, liderado pelo primeiro-ministro do Kosovo.
Başkanlığını Sigmar Gabriel yürütmektedir.O actual presidente é Sigmar Gabriel.
Program sayesinde TV izleme, DVD yürütme daha kolay gerçekleşir ve daha eğlenceli hale gelir.Isso torna o software mais fácil de usar e também mais divertido.
Avrupa Tehlikedeki Türler Programı'nı (EEP) yürütmektedir.Programas de Reprodução para Espécies Ameaçadas de Extinção (EEP).
Yürütme, Halk tarafından seçilmiş Vali ve yine seçilmiş hükümeti tarafından icra edilir.Nós temos que exigir a volta do governo eleito novamente.
1982 yılından beridir aynı üniversitede profesörlük görevini yürütmekteydi.Foi desde 1982 professor da mesma universidade.
Dawkins ateist ve Hümanisttir, British Humanist Association Başkan Yardımcılığını yürütmektedir.Dawkins é ateu declarado, vice-presidente da Associação Humanista Britânica e defensor do movimento bright.
Şu anda çeşitli futbol organizasyonlarında görevler yürütmektedir.Este sistema é usado atualmente em várias ligas europeias de futebol.
Yürütme ve yasama fetvalarla sağlanmaktaydı.SIM para o comprometimento e mantimento da palavra.
10 Ocak 2016'dan bu yana Katalonya başkanlığı görevini yürütmektedir. ^Foi investido presidente da Generalidade da Catalunha a 10 de janeiro de 2016.
Daha önce pek etkili olamayan yürütme organının yetkilerini artırarak güçlendi.Apesar disso, não é capaz de aumentar sua força já assustadoramente grande.
Meksika devlet başkanı, ülkedeki yürütme erkini kontrol eden devlet başkanlığı makamında bulunan kişidir.O Vice-Presidente do Uruguai é o único que ocupa o cargo de Presidente da República em caso de ausência.
Sinistra Ecologia Libertà'nın genel başkanlık görevini yürütmektedir.Presidente do partido Sinistra Ecologia Libertà.
Federal hükûmet (veya yönetim), üç organdan oluşur: yasama, yürütme ve yargı.O governo federal tem três ramos: executivo, legislativo e judicial.
1957 sonunda Gine Yürütme Konseyi başkan yardımcılığına getirildi.Em finais de 1957 era vice-presidente do Conselho Executivo da Guiné.
Kurulduğu günden beri Genel Yayın Müdürlüğünü Doğan Hızlan yürütmektedir.Está no ar desde a inauguração da emissora.
Danıştay'da açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortam yeniden karıştı.Estando presentes expoentes em número suficiente para julgar a questão, iniciou-se o processo.
Seferberlik işlemlerini yürütmek.Como Negociar Acções.
Hükümet başkanlarından oluşan yürütme komitesi ise üç ayda bir toplanırdı.Elas chegavam acompanhando o governador-geral, ou seja, de três em três anos.
Halen ÇEKÜL’ün (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) başkanlığını yürütmektedir.Fundou e dirigiu o "Movimento de Auxílio à China".
8 Ağustos 1930 günü öğleden sonra yürütme çalışması başladı.A Revolução de 1930 teve início em 3 de outubro de 1930.
18 Haziran 2011 tarihinden bu yana Fransa Futbol Federasyonu (FFF) başkanlığı görevini yürütmektedir.Desde 18 de junho 2011 Noël Le Graët e eleito presidente da Federação Francesa de Futebol.
Halihazırda MHP Merkez Yürütme Kurulu üyesidir.Hoje é diretor do centro de formação do MHSC.
Soldan sağa doğru oklar işlevlerin yürütme sırasını gösterir.Da direita para a esquerda é apresentada a fase de retirada.
Merkez Yürütme Kurulu Öncü Gençlik’in en üst yürütme organıdır.As Varas do Trabalho são os órgãos de primeira instância da Justiça do Trabalho.
Beşinci ve son aşama ise yürütmenin tekrar sivil yönetime devredilmesi için 'seçime' gidilmesidir..A quinta e última etapa é o modo de fechar uma sessão existente.
Kabine, Somali Başbakanı aracılığıyla cumhurbaşkanını yürütme hakkında bilgilendirir.É chefiado pelo presidente da Somália, a quem o gabinete responde através do primeiro-ministro.
Enerji kaynakları'nın rasyonel kullanımı ile ilgili çalışmaları yürütmek.O uso racional da energia.
Dil ve Edebiyat Derneğinin (DED) Kurucu Genel Başkanlığını yürütmekteydi.Foi fundador e presidente da Associação Internacional de Língua e Literatura Catalãs.
Başkan ve başkan yardımcısı doğrudan yürütme kurulu tarafından seçilmiştir.Presidente e Vice-Presidente são eleitos por eleição popular direta.
Japonya Bakanlar Kurulu (Japonca: 内閣 Naikaku), Japonya hükûmetinin yürütme erkidir.O Gabinete (内閣, Naikaku?) é o órgão executivo do governo do Japão.
Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve hükümet başkanı olan Başbakan arasında bölünmüş durumdadır.O poder executivo está dividido entre o primeiro-ministro e o Presidente.
Georg Cantor iyi-sıralılık ilkesini "temel bir akıl yürütme kuralı" olarak kabul ediyordu.Georg Cantor beschouwde de welordeningsstelling als een "fundamenteel principe in het denken."
TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir (güçler birliği ilkesi).Hij bezit de volheid van rechten en plichten.
Bugün halkın tamamı, hayvancılık ve ziraati beraber yürütmektedir.Op deze Dag des oordeels worden alle doden gewekt en gewogen.
Ve Arap Karikatüristler Birliği'nin başkanlığını yürütmekte.Hij staat aan het hoofd van de Arabische Cartoonisten Organisatie.
Orta büyüklükteki uçaklara hizmet vermekte ve 24 saat uçuş faaliyetleri yürütmektedir.Het biedt middelgrote vliegtuigen en kent een 24 uur-service.
2007 yılından itibaren Elman Rüstemov Azerbaycan Satranç Federasyonu başkanlığını yürütmektedir.Elman Rustamov is de voorzitter van de Azerbeidzjaanse Schaakfederatie sinds 2007.
Yürütme yasamayı feshedemez.Niet geschikt voor handmatig lassen.
Bu görev yasama ve yürütme arasındaki anlaşmazlıkların çözümünü de içermektedir.Hieronder valt ook het oplossen van conflicten tussen de uitvoerende en wetgevende machten.
1977 yılında Télé-Junior’u kurmuş ve başkanlık ve yayın direktörlüğü görevini yürütmeye başlamıştır.In 1977 richtte hij de nv Télé-Junior op, waarvan hij voorzitter en directeur-uitgever was.
19 Mart 2017 tarihinden beri Federal Cumhurbaşkanlığı görevini Frank-Walter Steinmeier yürütmektedir.De huidige bondspresident is sinds 19 maart 2017 Frank-Walter Steinmeier (SPD).
Semt sakinlerine eğitsel, sosyal ve psikolojik destek sağlamak amacı ile çalışmalar yürütmektedir.Dat proberen zij te bereiken door zich op materieel, sociaal en geestelijk terrein hulp te bieden.
Şişli Belediye Başkanlığı görevini yürütmektedir.De koorddans van de burgemeester lukt wel.
Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı muhalefet yürütmektedir.Hij zou op irrationele wijze de angst voor genetisch gewijzigde organismen aanmoedigen.
Yürütme yetkisi hükümetin elindedir.De uitvoerende macht is in handen van de regering.
Doğan Sabancı ayrıca kadınlara mikro kredi sağlama çalışmaları yürütmektedir.Impulskrediet biedt naast microkredieten ook begeleiding aan.
2005'te PKK yürütme kurulu üyesi olarak yer aldı.In 2005 volgde het directeurschap van UNDP.
2007 yılında Yüce Diriliş Partisi'ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir.In 2007 worstelde hij om het leiderschap van zijn partij en het behouden van zijn ministeriële post.
Bu idari birimlerin kendine ait yürütmeleri bulunuyor ama yine de Berlin eyaletine bağlı durumdalar.De trein explodeert gedeeltelijk, maar valt in handen van de Berlijnse politie.
Avrupa tarzı yürütmede sadece süre sonuna kadar uygulanabilir.European style - kunnen slechts op één tijdstip worden uitgeoefend, namelijk aan het einde van de looptijd.
Ülkede Cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır ve beş yıl için halk tarafından seçilir.Aan het hoofd van het land staat de president, die voor vijf jaar gekozen wordt.
“ODTÜ Stratejik Planı 2005 - 2010” çalışmalarını yürütme sorumluluğunu aldı.Hieruit vloeide het Strategisch Plan 2000-2015 voort.

İlgili Sayfalar