yürütme ile cümle

yürütme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Otomatik akıl yürütme, otomatik teorem kanıtlayıcıları oluşturmak için sıklıkla kullanılmıştır.Automated reasoning has been most commonly used to build automated theorem provers.
Dünyada yürütme erkinin bu sıklıkla değiştirildiği bir başka ülke yoktur.Without Ammu he has nowhere else to turn.
Yani, temel bir bellek deposu işlevini yürütmektedir.A friend suggests the soap business.
Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve hükümet başkanı olan Başbakan arasında bölünmüş durumdadır.The executive power is divided between the President and the Prime Minister.
3. Normal akıl yürütmede oluşan kısa devre miktarı.The amount of short-circuiting that occurs in normal reasoning.
WTO'nun günlük işlerini yürütmek üzere pek çok alt birim kurulmuştur.The United Nations Secretariat carries out the day-to-day work of the Organisation.
Yerel hükümetler yarı-özerktir ve kendilerine ait yasama ve yürütme organları vardır.Local governments are semi-autonomous and contain executive and legislative bodies of their own.
Kendilerine has cemevlerinde 12 İmam hizmetini yürütmektedirler.We carry love within us 12.
Bu kardeş şirketler büyük oranda kendi kendilerini yürütmektedirler.These guys were doing it for themselves in style.
BDUK yürütme ve yasamayı kendi üzerinde toplamıştır.Leaving Burrinjuck, he set out on his own.
Enerji kaynakları'nın rasyonel kullanımı ile ilgili çalışmaları yürütmek.A Practical Evaluation of Railroad Motive Power.
Pasaport hizmetlerini yürütmek.Application for Passport.
Bu amaçlara dönük araştırmalar yürütmektedir.Other types of evidence must be used for that purpose.
Japonya Bakanlar Kurulu (Japonca: 内閣 Naikaku), Japonya hükûmetinin yürütme erkidir.The Cabinet of Japan (内閣, Naikaku) is the executive branch of the government of Japan.
Aralık 1921'de Gandi Hindistan Ulusal Kongresi'nde yürütme yetkisine sahip oldu.In 1921, Gandhi was the leader of the Indian National Congress.
Ransom 1925'e kadar REO'nun başkanlığını ve sonra da yürütme kurulu başkanlığını yapmıştır.Olds served as president (until 1925) and later chairman of REO.
Her frekans biçiminin bayesçi akıl yürütmeyi kolaylaştırmadığını ifade etmek önemli.It is important to note that not any kind of frequency format facilitates Bayesian reasoning.
Yasama, yürütme ve yargı ilkeleri arasında katı bir ayrılığa dayanan temsili bir yönetimdir.Before the Throne: A Comprehensive Guide to the Importance and Practice of Worship.
Beşinci ve son aşama ise yürütmenin tekrar sivil yönetime devredilmesi için 'seçime' gidilmesidir..The fifth and last step is the way to close an existing session.
Aldığı kararlara Yürütme uymak zorundadır.She goes as far as to apply to be adopted by him.
Yürütme gücü vali vekilinin başında olduğu Yönetim Konseyindedir.The first occurs at the governor's mansion.
1991'de Voyvodina Yürütme Konseyi Başkanı oldu.In 1991 he became the President of the Executive Council of Vojvodina.
Enstitü, Ortadoğu’da önemli arkeolojik çalışmalar yürütmektedir.He pioneered aerial archaeology in the Middle East.
8 Ağustos 1930 günü öğleden sonra yürütme çalışması başladı.The commission began work on 8 April 1930.
Yürütme bütünbuyruklar için beşinci aşamada başlar.Execution begins during stage five for all instructions.
Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı muhalefet yürütmektedir.There are risks associated with genetic modifications to any organism.
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.Conservation Priority-Setting Workshop.
Aynı mekanın genel sanat yönetmenliği görevini yürütmektedir.This way, the command class will work.
Doktor, suya batırılmadan önce James ile akıl yürütmeye çalışıp ona doğru olanı göstermeye çalışır.The Doctor attempts to reason with James before being dunked, escaping from her bonds underwater.
Danıştay, tarihinde en fazla yürütmeyi durdurma kararını bu davaya verdi.He stated that it is about deciding to make the best use of his time.
Ve yedi sene sonra o kadar geliştik ki artık savunma, teşvik ve yürütmemız vardı.So seven years later, we've developed so that we've got advocacy, instigation and implementation.
Burada fikir yürütmeye yer yok.No opinion here.
Mantığın çok dışında bir işi yürütmeleri gerekir.They have to manage a really illogical pursuit.
Çok üstünkörü anlatmışım gibi gelebilir ama bu şekilde akıl yürütmelisiniz.I know that I kind of just hand waved, but that's really how you think about it.
İş modelini yürütme maliyeti ve gideri nedir?What are the cost and expenses to operate the business model?
Sormanız gereken, iş modelini yürütmenin toplam maliyetinin ne olduğu olmalı.What you are going to be asking is what are the entire cost to operate a business model.
Başka bir deyişle, işleri her zamanki gibi yürütmenin maliyeti ne?In other words, what are the costs of doing business as usual?
Hangi biz önlemek hangi umutsuz umutsuz bir yürütme yalvarır.Which craves as desperate an execution As that is desperate which we would prevent.
"Acaba bu kendi garajımızdan yürütmemiz gereken bir şey mi?""Is this something we should be running out of our own garage?"
Ve bu bir şekilde yazmak yürütmek için hiçbir yerde yani her şey burada.And now you just say 1+9. Well you know what 1+9 is. 1+ 9=10.
Yani benim buradaki dusuncem biz bu cocuklari motive etmeye calisiyoruz fikir yurutmeleri icin.So my thinking here is that we try to motivate those kids to start driving home ideas.
Alice Stewart, 25 sene boyunca büyük bir mücalede yürütmek durumunda kaldı.So for 25 years Alice Stewart had a very big fight on her hands.
Ne var ki işleri yürütmek için sürekli olarak bir miktar nakit tutmak gerekir.Well, you always have to keep some cash on line just to conduct business.
Kağıdın üzerinden bir kediyi yürütmek...Let's try to make a cat walk on the canvas...
Medyayı doğru kullanmayı yürütmenin ne kadar zor olduğunu görüyoruz.It just goes to show how tough it is to come up with the right uses of media.
Yani bu neye eşit? Fikir yürütmek için bir kaç yol varWell, there's a couple of ways we could think about it.
Yürütmeden kaldırıldı.It was repealed.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.That passage of the law and the repeal of the law fortified the case of the Piarco Airport accused.
Bu yüzden bana dediler ki, birini yürütmek imkansızdır.So they told me that it's impossible to make someone walk.
Üçüncüsü, çay için sıcak su istedim. Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.A third is that I wanted hot water for tea -- that's an intentional argument.
Peki bu savaşı birlikte yürütmek için kaç tane asker topladın?And how many soldiers have you recruited to fight this war with you?
Bunun anlamı da her projeyi tam randımanlı olarak çevreyi gözardı etmeden yürütmektir.That means operating everything at the highest potential without environmental neglect.
Ama yalnız çevrimiçi hizmet veren bir şirkette bu şeklide işleri yürütmek mümkün olabilir.But can you sustain your company that way? Well if you have a dot-com, maybe you can.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.I used to think that reason and logic and relentless drive were the only ways to make things happen.
Çünkü Allah, bozguncuların işini düzgün yürütmez."God does not verily render the deeds of evil-doers righteous.
Sen onların işlerini yürütmekle de görevli değilsin. [13,40; 88,21-22]We have not appointed you their guardian, nor are you their pleader.
Allah onu mutlaka hükümsüz kılacaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzgün yürütmez."Verily, Allah does not set right the work of Al-Mufsidun (the evil-doers, corrupts, etc.).
(Bunlar) bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir.In reality, they are just feeling around in the dark.
KMPlayer: Yürütmeyi DurdurKMPlayer: Stop Playing
Yürütme özeliserver GLX extensions

İlgili Sayfalar