yürütme ile cümle

yürütme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Görevi yürütmenin çok zor olacağını kendisi biliyordu.She knew herself that it would be very difficult to carry out the mission.
Yürütme komitesi onu şirketin başkanlığına atadı.The executive committee appointed him the president of the company.
Yeni bir öneriyi tartışmak için bir yürütme kurulu oluşturuldu.An executive council was formed to discuss the new proposal.
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
On yedinci saatte yürütmenin durdurulması emredildi.A stay of execution was ordered at the eleventh hour.
Biz mutlu bir birlikteliği yürütme kapasitesi ile doğmadık.We aren't born with the capacity to carry out a happy coexistence.
Polonyalı arkeologlar Sudan'da bilimsel çalışmalar yürütmektedirler.Polish archaeologists are conducting scientific studies in Sudan.
Kendi işimi yürütmeye karar verdim.I've decided to go into business for myself.
Seninle mantık yürütmeye çalıştım.I've tried to reason with you.
Onlarla mantık yürütmeye çalıştım.I've tried to reason with them.
Onunla mantık yürütmeye çalıştım.I've tried to reason with him.
Bu akıl yürütme ile ilgili temel bir hatadır.This is an elementary error of reasoning.
Bu akıl yürütme gerçekten delice.This reasoning is really insane.
Meclis bütün oturum boyunca işe yarar herhangi bir yasa yürütmekte başarısız oldu.Congress failed to enact any useful legislation during the entire session.
1997'den beri Tory Reform Grubu başkanlığını yürütmektedir.He has been the President of the Tory Reform Group since 1997.
2003 yılından beri Yoga Bharati Hareketinin Başkanlığını yürütmektedir..He is the Chairman of Yoga Bharati Movement since 2003.
DLR, kendi araştırma projelerini yürütmenin yanı sıra, Alman uzay ajansı olarak da görev yapar.In addition to conducting its own research projects, DLR also acts as the German space agency.
TsIK, kongreler arasında yürütme işlevlerini yerine getiren ana organ olacaktır.The TsIK would be the main body to carry out executive functions between the congresses.
Ayrıca, video dosyalarını 3GP formatlarında yürütmek için bir Media Player da içerir.It also includes a Media Player to play video files in 3GP formats.
Örneğin, ATP'nin hidrolizi sıkça başka kimyasal tepkimeleri yürütmeye yarar.For example, the hydrolysis of ATP is often used to drive other chemical reactions.
1952'de, sanat işlerini yürütmek üzere, Avusturya'dan Max Meinecke getirildi.In 1952, Max Meinecke was brought from Austria to direct the art works.
Liderlik: Cem veya diğer önemli organizasyonları yürütmek için eğitilmiş bir kast grubu.Leadership: A caste of people trained to run the comm or other important organizations.
Avrupa Tehlikedeki Türler Programı'nı (EEP) yürütmektedir.It operates the European Endangered Species Programme (EEP).
Kaizen faaliyetlerini yürütmek için yumuşamadan gayret sarf edin.Relentlessly strive to conduct kaizen activities.
İbrahim Ağa'nın sarayla ilişkisini ise karısı Hubayar Kadın yürütmekteydi.Abraham sent his steward, back there to find a wife among his kinfolk for his son, Isaac.
Georg Cantor iyi-sıralılık ilkesini "temel bir akıl yürütme kuralı" olarak kabul ediyordu.Georg Cantor considered the well-ordering theorem to be a "fundamental principle of thought".
İnternet telefonu (VoIP), İnternet veya geniş alan ağı üzerinden bir telekonferans yürütmeyi içerir.Internet telephony involves conducting a teleconference over the Internet or a Wide Area Network.
NBC ligi sadece bir sezon yürütmek istedi, fakat McMahon ligin devam etmesini istedi.NBC walked out on the venture after only one season, but McMahon intended to continue alone.
Madde 11, Yetkili makam, Yürütme erki olarak Halk Komiserleri Konseyi'ni (SNK) tayin etti.Article 11 appointed the executive authority, the Council of People's Commissars (SNK).
Halen bu portalın editörlüğünü yürütmektedir.He is also current editor of this portal.
Orta büyüklükteki uçaklara hizmet vermekte ve 24 saat uçuş faaliyetleri yürütmektedir.It handles medium-sized airliners and supports 24-hour flight operations.
Şu an Musa SARI Kaymakamlığı görevini yürütmektedir."سید موسی زرآبادی قزوینی".
Arapça kama (durmak) kökünden gelir ve kıyam (yerine geçmek, yürütmek) kelimesinden türemiştir.From Arabic dirham (درهم‎). adarvar: to shock.
Bennett ve Taven, West Warwick, Rhode Island'da bir güreş okulunu yürütmektedir.Bennett and Matt Taven operate a wrestling school in West Warwick, Rhode Island.
25 Nisan 2004 tarihinde, Seck PDS Yürütme Komitesi Başkan Yardımcısı oldu.On 25 April 2004, Sall became Vice-President of the PDS Steering Committee.
Birçok çeşit elektrik yürütme sistemleri örneklerle desteklenebilir.A variety of electric propulsion systems provide examples.
Ve Arap Karikatüristler Birliği'nin başkanlığını yürütmekte.He serves as the head of the Arab Cartoonists' Association.
1966 yılında, Salam varsayımsal parçacığa öncü çalışmalar yürütmekteydi.In 1966, Salam carried out pioneering work on a hypothetical particle.
İsviçre Uzay Ofisi (İUO) İsviçre ulusal uzay programını yürütmekten sorumlu kurum.The Swiss Space Office (SSO) manages the national space program of Switzerland.
Tüm Rusya Merkez Yürütme Kurulu.All-Russian Central Executive Committee.
Sevil Atasoy (Rektör Yardımcısı) yürütmektedir.The Guardian – via ProQuest.
Hemen ertesi gün Danıştay, "Adli Kolluk Yönetmeliği"nin yürütmesini oy çokluğu ile durdurdu.Later, voted "Yes" for the Bill of the Ceiling of Public Spendings.
TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir (güçler birliği ilkesi).He has knowledge and carries with him authority and has fine organizing ability."
Uzay-Tabanlı Konumlandırma, Seyir ve Zamanlama Ulusal Yürütme Kurulu (PNT)The National Executive Committee for Space-Based Positioning, Navigation, and Timing (PNT)
Gemi, 3,000 m (9,800 ft) kadar derinlikte çalışma yürütme yeteneğine sahip olacaktır.The vessel is capable of conducting research work in depths up to 3,000 m (9,800 ft).
Alman istihbarat teşkilatlarının yürütme yetkisi yoktur.German intelligence agencies have no executive police powers.
Vakıf aşağıda sıralanan 23 projeyi yürütmektedir.The borough has 23 council wards.
Ayrıca Kürdistan Demokratik Partisi'nin 1979 yılından beri başkanlığını yürütmektedir.He is also leader of the Kurdistan Democratic Party (KDP) since 1979.
Şu anda KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar bakanlığını yürütmektedir.It is now operated by the Kentucky Department of Fish and Wildlife Resources.
Bilgilenme özgürlüğü yasaları, sadece hükûmetin yürütme işlevleri açısından geçerlidir.Freedom of information can be restricted only on grounds well defined by the law.
Patrikhane, faaliyetini hâlen yeni binasında yürütmektedir.Executive Airlines will continue to operate from their present building.
Scott-Key ve Winstead ise Bang Lime adındaki kendi projelerini yürütmektedirler.Scott-Key and Winstead have aside project, the band Bang Lime.
Planlamayı ve harekâtları yürütmek için birliklerde çok az harita vardı ya da hiç yoktu.There were few or no maps to guide planning or combat operations.
Teftiş, inceleme ve soruşturma hizmetlerini yürütmek.Inquiry, investigation and research.
Parti 12 ila 15 üyeli Merkezi Yürütme Komitesi tarafından yönetilmekteydi.The MCP was headed by a Central Executive Committee of twelve to fifteen members.
Aynı zamanda 2004 yılından itibaren Türksolu gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmektedir.Since 2004 also leads the editorial section of the newspaper.
Pernicka, 2006 yılından beri kazıları yürütmektedir.Prins plays darts since 2006.
Almanya'nın Bonn kenti idari merkezlerinden Beuel ile partnerlik faaliyetleri yürütmektedir.He runs Chicago-based BDT Capital Partners.
Şu anda Watford FC menajerliğini yürütmektedir.Woan is now the assistant manager of Watford FC.
Buradaki akıl yürütmeler genel kabul görmüş fikirlerden yol çıkarak yapılan akıl yürütmelerdir.Exoteric was the teaching of generally accepted ideas.

İlgili Sayfalar