yürür ile cümle
yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İstasyonun dışında doğru yürürler.Disse standser ved siden af togstationen.
23 Temmuz 2002'de antlaşma resmen yürürlükten kalktı.Traktaten udløb endeligt d. 23. juli 2002.
Antlaşma, imzalanmasından üç gün sonra yürürlüğe girecektir.Det skal ske inden for 30 dage efter vedtagelsen.
1 Ocak 2002: Yeni Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdi.26. januar 1950: Det selvstændige Indiens nye grundlov træder i kraft.
MÖ 4. yüzyılda, bir dizi yenilik yürürlüğe kondu.1700-tallet bød på flere monetære nyskabelser.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid finder et mystisk kabel, der løber ud af havet og ind i junglen.
Operasyon Haziran 1942’de yürürlüğe konmuş ve ABD’deki stratejik ekonomik hedeflere yöneltilmiştir.Operasjonen ble opprettet i juni 1942 for å rettes mot strategiske amerikanske økonomiske mål.
Protokol 17 Haziran 1925'te Cenevre'de imzalandı ve 8 Şubat 1928'de yürürlüğe girdi.Den ble undertegnet i Genève 17. juni 1925 og trådte i kraft 8. februar 1928.
Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik özel giysi zorunluluğunu yeniden yürürlüğe koydu.Han innførte også et styre hvor jøder og kristne måtte gå med spesielle klær.
Antlaşma, Fransızca diliinde yazıldı ve 11 Kasım, 1977 tarihinde yürürlüğe girdi.Traktaten er skrevet på fransk og ble iverksatt 11. oktober 1977.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.Når du går på åpent territorium, ikke plag noen.
1949 - Kuzey Atlantik Paktı Antlaşması (NATO) yürürlüğe girdi.1949 – NATO blir opprettet (Atlanterhavspakten ble signert).
Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur.Dersom hunden ser viltet når dette skjer, setter den gjerne i et høyt vræl (beskrik) og renner etter.
İstasyonun dışında doğru yürürler.Utenfor stasjonen.
Şili bayrağı, Şili'nin milli bayrağıdır ve 18 Ekim 1817'de yürürlüğe sokulmuştur.Flagget har vært Chiles nasjonalflagg siden 18. oktober 1817.
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.I harmen som oppstod ble ikke dette noe vektig argument.
Sovyetler Birliği mareşal rütbesi 1935'te oluşturuldu ve 1991'de yürürlükten kaldırıldı.Graden marskalk av Sovjetunionen ble opprettet i 1935 og avskaffet med Sovjetunionens oppløsning i 1991.
Ayrıca yeni yasalar yürürlüğe koymuşlardır.Nye lover ble også vedtatt.
Sırtındaki çanta ile iki ya da üç saat yürürdü.To eller tre år med krigføring fulgte.
7 Şubat 1992 tarihinde Maastricht Antlaşması yürürlüğe sokuldu.Maastricht-traktaten ble undertegnet i bygningen den 7. februar 1992.
1996 - Yeni Trafik Kanunu yürürlüğe girdi.1991: Den nye energiloven trer i kraft.
Antlaşma bu güne kadar yürürlüktedir.Avtalen forblir i kraft og frem til i dag.
İki ayakla yürür.Føttene er to-leddete.
Tabanlarına basarak yürürler.De tar en spasertur i bakgatene.
İran'da lezbiyen davranışları yasaklayan yasa hala yürürlükte bulunmaktadır.Bevisene for at Óengus førte krig i Irland er begrensete.
Sözleşme 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girdi.Navnet trådte offisielt i kraft 1. august 2012.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi.Den ble undertegnet 30. oktober 1918, og trådte i kraft kl. 12 dagen etter.
1 Şubat 2003 tarihinde Nice Antlaşması yürürlüğe girdiğinden bu yana düzenli olarak yayınlanmaktadır.Siden 1. januar 2009 benyttes ikke systemet lenger offisielt.
Kanun, 1 Ocak 1952'de yürürlüğe girdi.Han ble i landet til januar 1952.
Fakat 1948'de yasa yeniden yürürlüğe girmiştir ve hala geçerlidir.I traktaten var det klart at dette kunne reforhandles i 1938, noe som også skjedde.
Lex Canuleia, M.Ö. 445 yılında yürürlüğe girmiş olan Roma Cumhuriyeti kanunudur.Denne loven ble opphevet i Lex Canuleia av 445 f.Kr..
Bu efendisinin önünde yürürken oldu.Itu terjadi saat tuannya berbaris di depannya.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Peraturan tentang penolakan dan pengusiran dari Svalbard" berlaku.
Fotoğraflarda en son Elm Sokağı'nda yürürken görülmektedir.Terakhir ia terlihat ketika sedang berjalan ke arah timur jalan Elm.
Rusya ile AB ilişkilerinin hukuki temeli 1997 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'dır.Dasar hukum untuk hubungan Uni Eropa dengan Rusia adalah Perjanjian Kooperatif dan Kerjasama tahun 1997.
CITES, 1990 yılı Ocak ayında yürürlüğe girecek şekilde fildişi ticaretinde uluslararası yasağı onayladı.CITES memberlakukan larangan perdagangan gading pada Januari 1990.
Mübarek Hân, babasının bâzı kânunlarını yürürlükten kaldırdı.Dan Yusuf menyampaikan kepada ayahnya kabar tentang kejahatan saudara-saudaranya.
İki ayakla yürür.Tegak dengan dua kaki.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Saat bersekolah ia harus berjalan kaki.
Antlaşma ile kurulan Sovyet-Polonya sınırı II. Dünya Savaşı'na kadar yürürlükte kaldı.Perbatasan Soviet-Polandia ditetapkan oleh traktat tersebut yang masih berlaku sampai Perang Dunia Kedua.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.Telah diusulkan bahwa perbatasan antara negara-negara Perdagangan Bebas Amerika Utara (NAFTA) dibuka.
Antlaşma, Başkan Andrew Jackson döneminde yürürlüğe konuldu.Sidang dilaksanakan selama dua tahun pertama masa kepresidenan Andrew Jackson.
Şimdiye kadar sadece 10, 25 ve 50 gibi demir para türleri yürürlüğe girmiştir.Selama ini, hanya koin berdenominasi 10, 25 dan 50 apsar yang dikeluarkan.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Tanpa berbicara menggunakan bahasa Prancis, dia mulai putus asa mencari istrinya.
Ancak, birleşme enerjisi üzerinde, 100 GeV mertebesinde, tek bir elektrozayıf yürürlüğe birleştirme olacaktır.Di atas penyatuan energi, pada urutan 246 GeV, mereka akan bergabung menjadi satu gaya elektrolemah.
1 Ocak - Türkiye ile 15 Avrupa Birliği ülkesi arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması yürürlüğe girdi.Pada 1 Januari 1996, kesepakatan Serikat Pabean Uni Eropa dengan Turki mulai berlaku.
Liste, 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği 2008 yılında yayınlandı.Program ini dimulai tahun 2008, setelah berlakunya Konvensi untuk Perlindungan Warisan Budaya Takbenda.
Mevzuat, yürürlükteki hukuk kurallarının bütünüdür.Kitab Undang-Undang Hukum Pidana Lengkap.
Çiftçiler YSU'ya karşı çıkmaya devam etti ve birçok ülke uygulamayı yürürlükten kaldırdı.Orang Asyur menjarah kota Thebes dan mengambil banyak jarahan pulang ke negerinya.
Hahamhane Nizamnamesi 15 Mayıs 1865'te yürürlüğe girdi.HMS Armide ditebus kemabali pada Mei 1815.
Halihazırda yürürlükte olan düzenlemeler için FIDE El Kitabı'na göz atılabilir.Aturan-aturan yang berlaku sekarang dapat ditemukan dalam Buku Pedoman FIDE.
Castro bu istifayı kendisi yürürlüğe koydu.Castro menanggapinya dengan menasionalisasikan kilang-kilang tersebut.
Yeltsin’in ekonomik reform programı 2 Ocak 1992 tarihinde yürürlüğe girer.Chương trình cải cách kinh tế của Yeltsin có hiệu lực ngày 2 tháng 1 năm 1992..
1994 - NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1994 - Hiệp định Thương mại Tự do Bắc Mỹ (NAFTA) có hiệu lực.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."Quy địch về từ chối và trục xuất khỏi Svalbard" được thi hành theo cơ sở không phân biệt chủng tộc.
Diğer beyler de onun evine yürürler.Còn các cô gái khác phải đi bộ về nhà.
Ödül ilk defa Alman Araştırma Topluluğu başkanı Eugen Seibold tarafından yürürlüğe konulmuştur.Sáng kiến này đã được đưa ra bởi chủ tịch Cộng đồng nghiên cứu Đức Eugen Seibold.
2010’da İsrail devleti Kudüs’ü yüksek millî önceliği kanunu yürürlüğe soktu.Trong năm 2010, Israel thông qua luật cho Jerusalem tình trạng ưu tiên quốc gia cao nhất ở Israel.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Chúng tôi đều đi học và luôn chơi cùng nhau."
Karşı oylar fazla gelirse, kanun yürürlükten kalkmış olur.Nếu bên nào vượt quá thời gian quy định của mình sẽ thua.