yürür ile cümle
yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 2003'te imzaya açıldı ve 2006'da yürürlüğe girdi.Země podepsala Smlouvu o nešíření jaderných zbraní, od níž odstoupila v roce 2003.
CITES, 1990 yılı Ocak ayında yürürlüğe girecek şekilde fildişi ticaretinde uluslararası yasağı onayladı.CITES a aprobat o interdicție internațională privind fildeșul care a intrat în vigoare în ianuarie 1990.
Lex Canuleia, M.Ö. 445 yılında yürürlüğe girmiş olan Roma Cumhuriyeti kanunudur.Lex Canuleia a fost o lege a Republicii Romane votată în anul 445 î.Hr.
Bankanın faaliyetleri 25 Ekim 2000 tarihinde yürürlüğe giren Bankacılık Kanunuyla düzenlenmiştir.Activitățile băncii sunt reglementate în codul Bancar adoptat în data de 25 octombrie, 2000.
Dört bacağı üzerinde yürür.Chiar și merge în patru picioare.
Bu antlaşma yürürlüğe girmemiş, bunun yerine Berlin antlaşması imzalanmıştır.Prevederile tratatului au fost întărite prin semnarea Tratatului de la Berlin.
1844'te eyaletin ikinci anayasası kabul edildi ve yürürlüğe girdi.În 1844, cea de-a doua constituție a statului New Jersey a fost ratificată și pusă în aplicare.
Sovyetler Birliği mareşal rütbesi 1935'te oluşturuldu ve 1991'de yürürlükten kaldırıldı.Gradul de Mareșal al Uniunii Sovietice a fost creat în 1935 și a fost desființat în 1991.
Seçim kanunu değişiklikleri, yürürlük tarihinden başlayarak 1 yıl içinde olacak seçimlerde uygulanmaz.Legea însă nu mai putea fi schimbată cu mai puțin de un an înaintea alegerilor.
Sözleşme 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girdi.Ea a intrat în vigoare pe 1 august 2014.
1 Ocak - Avrupa para birimi Euro yürürlüğe girdi.1 ianuarie: Se împlinește un deceniu de când moneda Euro a fost introdusă în circulație.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.Pe drum spre închisoare, câțiva prizonieri încearcă să evadeze.
Bununla birlikte anlaşma yürürlüğe girmedi.Tratatul nu a intrat în vigoare.
1951 - Paris Antlaşması yürürlüğe girdi.1951: Planul de la Colombo intră în vigoare.
Karar devlet başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.Însă acești termini limită au fost eliminați pentru președintele Nursultan Nazarbayev.
Diğer beyler de onun evine yürürler.Cei doi se duc în casa lor.
II. Dünya Savaşı sırasında bu tür ayar kodları 24 saat yürürlükte oluyor sonrasında değiştiriliyordu.După Al Doilea Război Mondial sunt descoperite și intră în uz cel puțin 22 de vaccinuri.
İki haftalık olduğunda daha dengeli yürür ve hortumunu kontrol edebilir.În a doua săptămână de viață, puiul poate merge mai bine și are control mai bun asupra trompei.
Ülkedeki yeni hükümet Marksist-Leninist ilkeleri yürürlüğe sokmuştur.Liderii de la București au introdus astfel în sistemul educațional principiile marxist-leniniste.
Günümüzde yürürlükte olan anayasa 2005 yılında kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur.Acestea, dacă sunt aprobate, ar trebui să intre în vigoare în anul 2015.
Selefi yürürlükten kalktıktan sonra CISEN 1989 yılında kurulmuştur.Lăsate în paragină, imediat după 1989 au fost demolate.
Parmaklarının üzerinde yürürler.A lábujjaikon járnak.
Allosaurus iki ayağı üzerinde yürürdü.A Plateosaurus két lábon járt.
1999 - Avrupa para birimi Euro yürürlüğe girdi (Birleşik Krallık, Danimarka, İsveç ve Yunanistan hariç).Egységes pénznem, az euró (az Egyesült Királyságot és Dániát kivéve).
1951 - Paris Antlaşması yürürlüğe girdi.1951 – Aláírják a párizsi szerződést.
İki haftalık olduğunda daha dengeli yürür ve hortumunu kontrol edebilir.További két óra telik el és ő éber figyelemmel kerülgeti a csapdákat.
Alternatif 1985'te ise Marty devrilmiş olan tabelanın üzerinde yürürken görünür.Az alternatív 1985-ben Marty meglátja a kiégett iskolaépületet.
Akşamları öylece mahallede yürür ve fikirlerimi paylaşacak birilerini arardım.Néha sétálgatok a szomszédok előtt éjszaka, remélve, hátha találok valakit, akivel beszélgethetek.
Çocukla yürürken, araştırmacılara, katilin ayrıntılı açıklamasını veren birkaç tanık tarafından görüldü.Néhány szemtanú, akik látták amint a fiúval sétált, elég részletes leírást adott róla a rendőrségnek.
İki ayakla yürür.Két lábon jár.
Sözleşme 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girdi.Az egyezmény 2014. augusztus 1-jén lépett életbe.
1993 - Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi; Avrupa Birliği resmen kurulmuş oldu.1993-ban érvénybe lép a maastrichti szerződés, létrejön az Európai Unió.
Temmuz 1961'de referanduma sunulan 1961 Anayasası halkın % 61'inin oyuyla yürürlüğe girdi.1961. július 1-jén a vállalat beleolvadt a 61. számú AKÖV-be.
Yüzerken ya da yürürken avlanırlar.Az emberek a szigetre üdülni vagy vadászni és halászni járnak.
Anayasa 3 Mayıs 1947 gününden itibaren de yürürlüğe girecektir.A poszt a jelenlegi formájában 1947. május 3-a óta létezik.
Karşı oylar fazla gelirse, kanun yürürlükten kalkmış olur.Amikor a zűrzavar már nem is lehetne nagyobb, megérkeznek a rendőrök.
Başarılı bir şekilde birinci sınıftan itibaren yürürlüğe konulmuştur.Kényelmesen vezetett az első kanyartól fogva.
Ukrayna'nın başkenti Çehrin üzerine yürür.Felsősárad település Ukrajnában, a Nagyszőlősi járásban.
1949 - Kuzey Atlantik Paktı Antlaşması (NATO) yürürlüğe girdi.1949: megalakul az Észak-atlanti Szerződés Szervezete a NATO.
6 Mart'taki krallık onayından sonra birleşme 1 Mayıs 1707'de yürürlüğe girdi.Ezt az 1707. május 1-jén életbe lépő Acts of Union mondta ki.
Hızlı yürürse zamanında okula varabilir.Gyorsan tanul, de a nevelés során néha makacsul viselkedhet.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.Ha nyílt területen jársz, ne háborgass senkit.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.Ez a törvény a kihirdetése napján lép hatályba.
1999 - Amsterdam Antlaşması yürürlüğe girdi.1993 – Életbe lép a maastrichti szerződés.
Bir kanun, başka bir kanunla veya mahkeme kararıyla yürürlükten kalkar.Jogszabály esetében egy másik jogszabállyal vagy alkotmánybírósági határozattal történhet.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.A hátsó lábain csak 4 ujj volt.
1929 - Takrir-i Sükun Kanunu yürürlükten kalktı.Az 1929. évi fürdőtörvény, annak végrehajtási utasításai.
Antlaşma, imzalanmasından üç gün sonra yürürlüğe girecektir.Ez a rendelet a kihirdetését követő harmadik napon lép hatályba.
Bu efendisinin önünde yürürken oldu.Mindent a mestere előtt kellett bemutatnia.
Danielle elindeki tüfekle kamp ateşine doğru yürür.Danielle fegyvert ragad, hogy kimenjen.
2005 - İspanya'da eşcinsel evlilik yasası yürürlüğe girdi.2005 – Szlovéniában elfogadják a regisztrált élettársi kapcsolatot lehetővé tévő törvényt.
Jacques Delors'un komisyon başkanlığı döneminde, 1 Temmuz 1987 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Az Okmány 1987. július 1-jén lépett hatályba, a Delors-bizottság működése idején.
Bu yasa, Mayıs 2015'te yürürlükten kaldırıldı.A törvény 2015. októberében módosult.
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”2. Kongressilla on valta saattaa tämä artikla voimaan asianmukaisella lainsäädännöllä.»
Dört bacağı üzerinde yürür.Se käveli neljällä jalalla.
İki ayakla yürür.Se käveli kahdella jalalla.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)(Minä olen koulussa.) tai Я на стадионе.
Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik özel giysi zorunluluğunu yeniden yürürlüğe koydu.Kristittyjä ja juutalaisia vaadittiin käyttämään erityisiä vaatteita tai merkkejä.
Bu kurulda, magistralar seçiliyor ve yasalar yürürlüğe konuyordu.Sinä olit tuomari, minä olen pyöveli ja lakimme täyttyköön.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.7. tammikuuta – Yhdysvaltain ensimmäinen kaupallinen pankki (Bank of North America) aloitti toimintansa.