yürür ile cümle
yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başarılı bir şekilde birinci sınıftan itibaren yürürlüğe konulmuştur.De promotie naar de Eerste klasse wordt daardoor misgelopen.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.De Belgische regering scherpt het asielbeleid aan.
Kleisthenes 507'de halkın desteğiyle iktidarı ele geçirdi ve demokratik reformları yürürlüğe koydu.Kleisthenès ontnam de adel in 508 v.Chr. zijn invloed en voerde een echt democratisch bestuur in.
Bununla birlikte anlaşma yürürlüğe girmedi.De deal ging echter niet door.
Tüm bu yeni hükümler 15 Mayıs 1941 yürürlüğe girmiştir.De procedure voor aanwijzing werd gestart op 15 mei 1964.
Bunun yerine Moskova Antlaşması ve Kars Antlaşması imzalanarak yürürlüğe girdi.Hij vloog naar Moskou en tekende een wapenstilstandsverdrag.
Anayasa 30 Haziran 1876 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Dit traject werd op 30 juni 1876 geopend.
Dört bacağı üzerinde yürür ve yavaş hareket eder.Het loopt op 4 poten en verheft zich soms op zijn achterpoten.
Kate'in babası istasyondan eve yürür.Kates vader loopt vanaf het station naar huis.
O yürür.Ze loopt.
Halen yürürlükte olan iftira yasasından geliyordu.Była to kara za kłamstwo którego się dopuścili.
1949 - Kuzey Atlantik Paktı Antlaşması (NATO) yürürlüğe girdi.1949 – Wszedł w życie Pakt Północnoatlantycki.
1994 - NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1994: Wszedł w życie Północnoamerykański Układ Wolnego Handlu (NAFTA).
28 Haziran - Ukrayna Anayasası yürürlüğe girdi.28 czerwca: została uchwalona konstytucja Ukrainy.
Allosaurus iki ayağı üzerinde yürürdü.Alamosaurus poruszał się na czterech nogach.
1 Ocak - Avrupa para birimi Euro yürürlüğe girdi.1 stycznia – wprowadzono do obiegu walutę euro.
8 Mayıs - Teslim antlaşması yürürlüğe girdi.8 maja doszło do podpisania umowy kapitulacyjnej.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.Rok oznacza wejście w życie prawa dotyczącego tego aspektu.
Sırtındaki çanta ile iki ya da üç saat yürürdü.Przy kącie tylnym skrzyła mogą występować jeszcze 2 – 3 plamki.
1993 - Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi; Avrupa Birliği resmen kurulmuş oldu.1993: Wszedł w życie Traktat z Maastricht powołujący do życia Unię Europejską.
İki ayakla yürür.Poruszała się na dwóch nogach.
Clark Ek Maddesi, ABD Kongresi tarafından Temmuz 1985'te yürürlükten kaldırılmıştır.Niechętny większości instytucji finansowych, Andrew Jackson zawetował ustawy uchwalone w lipcu przez Kongres.
1812 İspanyol Anayasası tekrar yürürlüğe konuldu.Kolejne powstanie z 1812 również zostało stłumione.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.2 stycznia – rozpoczęło działalność Stowarzyszenie Wolnego Handlu Ameryki Łacińskiej (LAFTA).
21 Eylül - Değişiklik yapılan Sıkıyönetim Yasası yürürlüğe girdi.29 listopada – Weszły w życie pierwsze zmiany w znowelizowanym kodeksie pracy.
Avrupa ve Latin Amerika devletlerin'de ölüm cezasını yürürlükten kaldırmıştır.W amerykańskim stanie Nowy Meksyk zniesiono karę śmierci.
Bu yasa da 27 Şubat 2007'de yürürlükten kaldırıldı.W zamian za to 27 lutego 2007 zakończono strajki.
2009 yılında yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması'yla sütun özelliği sona ermiştir.W stosunku do uzyskanych mandatów w 2009 przed wejściem w życie Traktatu lizbońskiego.
1951 - Uluslararası Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi yürürlüğe girdi.1951 – Weszła w życie ONZ-owska Konwencja w sprawie zwalczania handlu ludźmi i eksploatacji prostytucji.
Ülkedeki yeni hükümet Marksist-Leninist ilkeleri yürürlüğe sokmuştur.Nowy rząd odwoływał się do marksizmu-leninizmu.
6 Mart'taki krallık onayından sonra birleşme 1 Mayıs 1707'de yürürlüğe girdi.Zgodnie z Aktem o Unii od 1 maja 1707 r.
İki bacağı üzerinde yürürdü ve çok hızlı koşabilme yeteneği vardı.Obydwoje grali palcami i potrafili grać bardzo szybko.
31 Ocak - Türk Tabipleri Birliği Kanunu yürürlüğe girdi.19 stycznia – Rada Komisarzy Ludowych rozwiązała Zgromadzenie Ustawodawcze Rosji.
İstasyonun dışında doğru yürürler.Mieści się przy ulicy Do Stacji.
1 Haziran - Yeni Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girdi.1 września – wszedł w życie nowy Kodeks karny.
Kaslı düz ayaklarıyla zemine sürünerek yürürler.Szuka ich grzebiąc nogą w ziemi.
İki ülke de sözleşmeyi imzalamış ancak henüz yürürlüğe sokmamıştır.Plany dotyczą również pozostałych dwóch trybun, ale pracę nad nimi jeszcze się nie rozpoczęły.
Arka arkaya sıra halinde yürürler ve yeryüzünde görünmez olurlar.Międzyrzędy dość ostro listewkowate z boku i z tyłu, ale przy szwie niewyniesione.
Onu rahatsız etmemek için su kıyısında yürürken iyi davranışlar sergilemek gerekir.Mimo że dobrze nurkują, to, żeby woda nie wypierała ich na powierzchnię, muszą się czegoś przytrzymywać.
Operasyon 5 Mayıs'ta yürürlüğe girdi.Przewozy uruchomiono 15 maja.
31 Aralık 1989'da ülkenin ismini Polonya Cumhuriyeti olarak değiştiren anayasa yasası yürürlüğe girdi.31 grudnia 1989 roku weszła w życie ustawa konstytucyjna o zmianie nazwy państwa na Rzeczpospolita Polska.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Bart går iväg, förtvivlad över sin egen dumhet, sedan börjar han omedvetet tala franska med sig själv.
Arka ayaklarında ise sadece dördüncü parmağı ile yürürdü.Av de bakre fötterna använde djuret bara den fjärde tån.
Ancak, birleşme enerjisi üzerinde, 100 GeV mertebesinde, tek bir elektrozayıf yürürlüğe birleştirme olacaktır.Ovanför den förenande energin runt 100 GeV, går de ihop till en enda elektrosvag kraft.
( Üç kişi birlikte yürürken birini yitirirler. )(Vi gick ut med henne på en promenad.)
Dolayısıyla geniş spektrumdaki antibiyotik tedavisi doğrulayıcı testler yürürken gecikmeye uğramamalıdır.Därför ska behandling med bredspektrumantibiotika inte fördröjas medan bekräftande test utförs.
1999 - Ottawa Antlaşması yürürlüğe girdi.1997 - Ottawafördraget antagas.
Antlaşma yürürlüğe 1 Mayıs 1999 tarihinde girmiştir.Amsterdamfördraget trädde i kraft den 1 maj 1999.
Bu anlaşma 1948 yılında yürürlüğe girmiştir.Detta avtal trädde i kraft 1948.
Kanun, 1 Ocak 1952'de yürürlüğe girdi.Lagen träder i kraft den 1 januari 1955.
İkisi yürürler ve bir şelaleye rastlarlar.De är ute och promenerar och kommer till ett utkikstorn.
28 Haziran - Ukrayna Anayasası yürürlüğe girdi.28 juni - Ukrainas konstitutionsdag.
Uzun bir süre işler böyle yürür.Dessa förhållanden fortfor ganska länge.
1 Ocak 1999’da Euro’nun yürürlüğe girmesiyle Almanya’daki döviz kurları resmi olarak belirlenmiştir.Från och med den 1 januari 1999 utfärdades alla statsobligationer i euro inom euroområdet.
Bu metropoliten kontluk 1974'te resmen yürürlüğe giren "1972 Yerel İdare Reformu Kanunu" ile kurulmuştur.Maj:t. Detta blev verklighet vid förvaltningsprocessreformen 1972.
Yere indiklerinde iki ayak üzerinde yürürler.De står med båda fötterna på jorden.
Bu anlaşmalar 1999 yılında imzalandı ve 2001 yılında yürürlüğe girdi.Dagarna går kom ut 1999 och När det vänder släpptes 2001.
Bu önlemler, Naziler tarafından 1935’te yürürlüğe giren Nürnberg Irk Kanunlarını model almıştı.Denna lag var en föraning av de mera omfattande Nürnberglagarna som kom att antas 1935.
Antlaşma 8 Kasım 1968 tarihinde Viyana'da imzalanmış ve 6 Haziran 1978 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Fördraget signerades den 8 april 1965 i Bryssel och trädde i kraft den 1 juli 1967.
Yürürken ya da savaş arabasına binmiş durumda da betimlenir.Det går även bra att köra upp med bil eller att ta sig upp till fots.