yürür ile cümle

yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tüm bu yeni hükümler 15 Mayıs 1941 yürürlüğe girmiştir.As novas regras se tornaram efetivas em 15 de maio de 1941.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)(Pedro está caminhando em direção à escola.)
Sözleşme 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girdi.A convenção entrou em vigor em 1 de Agosto de 2014.
İki ülke de sözleşmeyi imzalamış ancak henüz yürürlüğe sokmamıştır.Um acordo para unir os dois países também foi assinado, embora não fosse implementado.
Bu kurulda, magistralar seçiliyor ve yasalar yürürlüğe konuyordu.Nesta assembleia, magistrados foram eleitos, e leis foram aprovadas.
Hakları yasallaşmış ve yürürlükteydi.Ele dirigia e determinava.
1 Ocak 2002: Yeni Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdi.11 de janeiro: Entra em vigor o novo Código Civil Brasileiro.
MÖ 367'de her yıl en az bir pleb adelinin seçimini gerektiren bir yasa yürürlüğe girdi.Em 367 a.C., uma lei foi aprovada, na qual exigiu-se a eleição de ao menos um edil plebeu cada ano.
Türkiye'de zorunlu temel eğitimi beş yıldan sekiz yıla çıkaran kanun, 1997 yılında yürürlüğe girdi.A duração do ensino obrigatório passou de cinco para oito anos em 1998.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1 de janeiro: Entra em vigor o Tratado Norte-Americano de Livre Comércio.
Halen yürürlükte olan iftira yasasından geliyordu.Somado a isso, o descumprimento das leis que ele havia criado.
Şirket de bu istek doğrultusunda yürür şasi üretir.A oração abre-se com a orientação do crente na direcção de Meca (quibla).
Ancak, birleşme enerjisi üzerinde, 100 GeV mertebesinde, tek bir elektrozayıf yürürlüğe birleştirme olacaktır.Acima da energia de unificação, na ordem de 10² GeV, elas convergem dentro de uma simples força eletrofraca.
İki bacağı üzerinde yürürdü ve çok hızlı koşabilme yeteneği vardı.Ele também tinha longas pernas e era capaz de se mover rapidamente.
Bu çalışmalar tamamlanınca Codex, 529 yılının Nisan ayında İmparator Justinianus tarafından yürürlüğe sokuldu.Este costume instituído terminou no ano de 529, por intervenção do imperador Justiniano.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid acha um cabo vindo do oceano e indo para a floresta.
1812 İspanyol Anayasası tekrar yürürlüğe konuldu.Com a entrada em vigor da Constituição Espanhola de 1812, o procedimento deixou de ser aplicado.
Akşamları öylece mahallede yürür ve fikirlerimi paylaşacak birilerini arardım.Às vezes, eu caminho na vizinhança à noite, na esperança de encontrar alguém para conversar.
Paris Barış Antlaşması'nın hükümleri yürürlüğe girince, ateşkes anlaşması askıya alındı.Nos dias que antecedem a Libertação de Paris, o trânsito está totalmente interrompido.
İtalyan Anayasası ise 1 Ocak 1948 tarihinde yürürlüğe girmiştir.A constituição republicana entrou em vigor em 1 de janeiro de 1948.
Sıkıntılı bir şekilde sokağa çıkar ve kaldıkları yerden kasaba merkezine kadar yürür.É possível ir a pé até lá, a partir do centro da cidade.
Bu yeniliklerin sonucu olarak Pleb Konseyi'nce yürürlüğe konan herhangi bir yasanın tam yasal gücü oluyordu.O resultado delas foi que qualquer lei aprovada pela assembleia da plebe teria toda a força da lei.
1975 - Yeni İmar Kanunu yürürlüğe girdi.1975 — Entrar em vigor a Convenção sobre as Armas Biológicas.
1 Ocak - Schengen Antlaşması yürürlüğe girdi.1995 — O Acordo de Schengen entra em vigor.
Özel Yetkiler Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması.O direito de revogação do mandato político representativo.
Bu uygulama, 2009 yılındaki yerel seçim ile beraber yürürlüğe konmuştur.A província tornou-se completamente operacional com as eleições provinciais de 2009.
Yasa 2017'de yürürlüğe girecek.A equipe estreiará em 2017.
1973'te CFA frangının yerini alarak 1 ugiya = 5 frank oranı ile yürürlüğe girdi.A uguia foi introduzida em 1973, substituindo o Franco CFA, à taxa de 1 uguia = 5 francos.
Geceleri yalnız başlarına ava çıkar ve her gece 7–11 km yürürler.Todas as noites ele se afasta de três a onze km de seu lar habitual.
Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi.A lei entrou em vigor em 28 de junho de 2002.
Yürürlükte olan hukuk kurallarının tümüne mevzuat denir.Tão sérias quanto foram as consequências da Lei dos Círculos.
6 Mart'taki krallık onayından sonra birleşme 1 Mayıs 1707'de yürürlüğe girdi.Entrou em vigor com o Tratado de União de 1707, em 1 de maio.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.Ao andar em território aberto, não perturbe ninguém.
Karar devlet başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.O Partido Otan foi fundado em 1999 para apoiar o presidente Nursultan Nazarbayev.
1820'deki liberal devrimle, Fernando 1812 Anayasası'nın yeniden yürürlüğe konmasını kabul etmek zorunda kaldı.Uma revolução em 1820 impôs a Fernando VII a constituição liberal de 1812.
10 Mart 1978 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Atingiu criticidade em 10 de dezembro de 1978.
1917'de yürürlüğe giren anayasaya göre her eyalet özgür ve egemen kabul edilir.De acordo com a Constituição de 1917, os estados da federação são livres e soberanos.
Plan 1929'da yazılı hale getirilmiş ve 1930 yılında resmen yürürlüğe girmiştir.O plano foi prontamente aceito pela Alemanha e entrou em vigor em setembro de 1924.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.1865 - Tennessee neemt een nieuwe grondwet aan waarin slavernij is afgeschaft.
DVDVideoSoft projesi 2006'da yürürlüğe girmiştir.Het DVDVideoSoft-project werd opgestart in 2006.
Bunun üzerine basarak yürürler.Daarna lopen zij in dikte op.
Protokol 17 Haziran 1925'te Cenevre'de imzalandı ve 8 Şubat 1928'de yürürlüğe girdi.Het werd ondertekend in Genève op 17 juni 1925 en in werking getreden op 8 februari 1928.
Allosaurus iki ayağı üzerinde yürürdü.Allosaurus liep op zijn achterpoten.
1 Ocak 2002: Yeni Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdi.1 januari 2001: De Wet personenvervoer 2000 treedt in werking.
Parmaklarının üzerinde yürürler.Op zijn tandvlees lopen.
11 Ağustos’ta Weimar Anayasası yürürlüğe kondu.Op 11 augustus 1919 werd de nieuwe grondwet van Weimar verkondigd.
Bu yasa da 27 Şubat 2007'de yürürlükten kaldırıldı.De afwijzing kwam op 27 februari aan.
Kanton anayasası 1869'da yürürlüğe girdi.Cantor slaagde daar in 1869 wel in.
Anayasa 3 Mayıs 1947 gününden itibaren de yürürlüğe girecektir.De grondwet werd van kracht op 3 mei 1947.
Amaçları Kanun-i Esasi’yi yeniden yürürlüğe koyup meşrutiyeti getirmektir.Zij ontlenen die rechten dan van rechtswege aan hem/haar.
12 Temmuz 1941 tarihinde gece yarısı ateşkes yürürlüğe girdi.Op 6 juli 1944 viel de Gestapo midden in de nacht het huis binnen.
İlk anti-Yahudi kanun (Yahudi Tüzüğü) 3 Ekim 1940'ta yürürlüğe girdi.Het 'Statut des juifs' ('jodenstatuut') volgde op 3 oktober 1940.
Kızıl Yıldız Nişanı 6 Nisan 1930'da yürürlüğe giren Sovyet askeri nişanıdır.De Orde van de Rode Ster werd op 6 april 1930 ingevoerd.
Birinci Tüzük 1529'da yürürlüğe girdi.Die uitbarsting vond plaats in 1529.
1812 İspanyol Anayasası tekrar yürürlüğe konuldu.De grondwet van 1819 werd weer hersteld.
Onuncu madde, antlaşmanın onanması ve yürürlüğe girmesine ilişkindi.Artikel 10 regelt de ratificatie en de inwerkingtreding.
1917'de yürürlüğe giren anayasaya göre her eyalet özgür ve egemen kabul edilir.Volgens de grondwet van 1917 werden alle bodemschatten staatseigendom.
Onu rahatsız etmemek için su kıyısında yürürken iyi davranışlar sergilemek gerekir.Om te voorkomen dat de grond uitput zal men dat goed moeten dimensioneren.
Bu yasa, Mayıs 2015'te yürürlükten kaldırıldı.Deze eis werd in mei 2015 verworpen.
1 Ocak - Schengen Antlaşması yürürlüğe girdi.1 december – Het Verdrag van Lissabon treedt in werking.

İlgili Sayfalar