Ana içeriğe geç
Sözlük

yürümek ile cümle

yürümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ay ışığında yürümek romantikti.It was romantic to walk in the moonlight.
Birlikte yürümek ister misin?Do you want to walk together?
Yürümek ister misiniz?Do you guys want to walk?
Benimle istasyona yürümek ister misin?Would you like to walk to the station with me?
Buraya kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.I had to walk all the way here.
Amaçsızca yürümekten hoşlanırım.I like to walk aimlessly.
Benim etrafımda parmak uçlarına basarak yürümek zorunda değilsin.You don't have to tiptoe around me.
Eve yürümek zorunda kaldık.We had to walk home.
Tom hariç herkes yürümekten vazgeçti.Everybody except Tom stopped walking.
Yağmurda eve yürümek zorunda kaldım.We had to walk home in the rain.
Seninle yürümek istiyorum.I want to walk with you.
Ben dağlarda yürümekten hoşlanırım.I like to hike in the mountains.
Benimle istasyona kadar yürümek ister misin?Do you want to walk to the station with me?
Ayaklarımızı yürümek için kullanırız.We use our feet to walk.
Yürümek için çok geç değil.It's not too late to walk away.
Eve yalnız yürümek istemiyorum.I don't want to walk home alone.
Yürümektense oraya bisikletle gitmeyi tercih ederim.I would rather go there by bike than walk.
Yürümek istemiyor musun?Don't you want to walk?
Bisikletim bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldım.My bicycle broke, so I had to walk.
Şehrin o bölgesinde yürümek ilginç olmalı.Walking through that area of town should be interesting.
Tom yürümek istiyor.Tom wants to walk.
Tom bisikletinin patlak tekeri olduğundan bugün okula yürümek zorundaydı.Tom had to walk to school today because his bicycle had a flat tire.
Tom eve yürümek istediğini söylüyor.Tom says he wants to walk home.
Kumda yalınayak yürümekten hoşlanır mısın?Do you enjoy walking barefoot on the sand?
Ben karanlıktan sonra mezarlık tarafında yürümekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid walking by the cemetery after dark.
Canım yürümek istemiyor.I do not feel like walking.
Araba bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldık.The car broke down, so we had to walk.
Tom yürümekte sıkıntı yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to have trouble walking.
Ben yürümek istemiyorum. Bir taksiyle gidelim.I don't want to walk. Let's take a cab.
Artık yürümek istemiyorum.I don't want to walk any more.
Geceleri yalnız başına sokaklarda yürümekten kaçının.Avoid walking on the streets alone at night.
Oğlan cadde boyunca yürümekten hoşlanır.The boy likes walking along the street.
Ben sadece tekrar yürümek istiyorum.I just want to walk again.
Tom yürümekte zorluk çekiyor.Tom is having difficulty walking.
Tom ince bir çizgi üzerinde yürümek zorundadır.Tom has to walk a fine line.
Gerçekten Tom'un evine yürümek istiyor muyuz?Do we really want to walk to Tom's house?
Tom'un evine gerçekten yürümek istiyor musun?Do you really want to walk to Tom's house?
Ben gerçekten yağmurda eve yürümek istemiyorum.I don't really want to walk home in the rain.
Oraya yürümek ne kadar sürüyor?How long does it take to walk there?
Tom daha fazla yürümek için çok yorgundu.Tom was too tired to walk any further.
Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık.There weren't any trains, so we had to walk the whole time.
Bugün yeni bir çift ayakkabı giyiyorum, bu yüzden çok fazla yürümek istemiyorum.I'm wearing a new pair of shoes today, so I don't want to walk too far.
Yeni ayakkabılar giyiyorum, bu yüzden bugün fazla uzağa yürümek istemiyorum.I'm wearing new shoes, so I don't want to walk too far today.
Tek başıma ormanda yürümekten hoşlanmam.I don't like walking through the woods by myself.
Tom tek başına eve yürümekten çok korktu.Tom was too scared to walk home by himself.
Leyla'nın yürümek için az enerjisi vardı.Layla had little energy to walk.
Tom evine yürümek zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to walk home.
Tom yürümekte zorluk çekiyor gibi görünüyordu.Tom seemed to have trouble walking.
Tom yarın okula yürümek zorunda.Tom has to walk to school tomorrow.
Tom eve yürümek istiyor.Tom intends to walk home.
Yürümek için çok yorgundum.I was too tired to walk.
Yürümekten nefret ediyorum.I hate walking.
Mary bana eve yürümek zorunda olduğunu söyledi.Mary told me she had to walk home.
Tom ormanda yalnız yürümekten korkuyor.Tom is afraid to walk through the woods alone.
Tom bugün eve yürümek zorunda kalacak.Tom is going to have to walk home today.
Tom yarın eve yürümek zorunda kalmayacak.Tom won't have to walk home tomorrow.
Tom bugün eve yürümek zorunda kalabilir.Tom might have to walk home today.
Yürümektense bir taksi tutmayı tercih ederim.I'd prefer to take a taxi rather than walk.
Dün gece eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home last night.
Tom yürümek istiyordu.Tom wanted to go for a walk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod