Ana içeriğe geç
Sözlük

yürümek ile cümle

yürümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Chodzenie po polu nie jest częścią gry w golfa?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Chůze po hřišti nepatří ke golfu?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Di chuyển không phải là một phần trận đấu golf?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Gehen auf dem Golfplatz ist nicht Teil des Spiels?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Het parcours lopen is geen onderdeel van de golfsport?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Marcher sur le parcours ne fait pas partie du jeu de golf ?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Mersul pe teren nu face parte din jocul de golf?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Végiggyalogolni a pályát nem része a golf játékának?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Η πεζοπορία στο γήπεδο δεν είναι μέρος του γκολφ;
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Вървенето по игрището не е част от играта голф?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Ходьба по полю не составляет часть игры в гольф?
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Bin der Straße entlang gelaufen" und "Himmel war blau" und "Notfall"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"đang đi dạo phố" và "bầu trời thì xanh" và "khẩn cấp"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Estaba caminando por la calle" y "cielo era azul" y "¡emergencia!"
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"길을 걷고 있어요? 그리고 "하늘은 파래요" 그리고 "긴급상황!"!!! 이라고 되어 있군요
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Liep langs de straat" en "lucht was blauw" en "eerste hulp"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Marchais dans la rue", "ciel était bleu" et "urgence"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Mergeam pe strada" si "cerul era albastru" si "urgenta"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Stavo camminando per strada" e "cielo era azzurro" e "pronto soccorso"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Szedłem ulicą", "podziwiałem niebo" "szpital"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !Съобщението гласеше: "Разхождах се по улицата" и "небето беше синьо" и "спешно"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Шел по улице" и "небо голубое", и "несчастный случай"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"הלך ברחוב" ו-"השמיים היו כחולים" ו-" חירום"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"كنت امشي على الطريق "و " كانت السماء زرقاء"و"طوارئ"
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !(笑)
Soru ise, Bev kaç dakika yürüdü? Bev yürümek için kaç dakika harcadı?Ahora, la pregunta es, ¿Cuántos minutos anduvo Bev?
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaA mente perturbada Drave me a andar no exterior; Onde, - sob o bosque de sicômoros
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaA zaklatott elme Dráva velem járni külföldön Amennyiben - alatt a ligetben platán
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altında힘든 마음이 외국 거리에 날 drave, 어디 - 플라타너스의 일종의 과수원 아래
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaEen onrustige geest dreef me naar het buitenland te lopen, Waar, - onder het bos van de plataan
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaEin unruhigen Geist drave mich, ins Ausland zu gehen, wo, - unter dem Hain der Platane
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaEn orolig sinne förjagades mig att gå utomlands, Om, - under lund över Sycamore
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaEn urolige sind drave mig til at gå i udlandet Når - under lund af Sycamore
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaLevoton mieli drave minua kävelemään ulkomailla, missä, - alla lehto Sycamore
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaMột tâm trí gặp khó khăn drave tôi đi bộ ra nước ngoài;, bên dưới khu rừng loại cây sung
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaNemirni um me Drave v tujino hoditi, Kje, - pod gaja platano
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaO minte ma tulburat drave să meargă în străinătate; În cazul în care, - sub dumbravă de paltin
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaTroubled Mind drave mi iść za granicą; W przypadku, gdy - pod gaju jawor
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaUna mente que me preocupó Drave a caminar en el extranjero, donde, - por debajo de la arboleda de sicomoros
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaUna mente turbata mi scacciò a camminare all'estero, dove - sotto il boschetto di sicomoro
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaUn esprit troublé m'a Drave à marcher à l'étranger, où, - sous le bosquet de sycomores
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaΈνα ταραγμένο μυαλό μου drave να περπατήσουν στο εξωτερικό? Όταν, - κάτω από το άλσος του συκομουριά
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaБеспокойном ум прогнали меня ходить за рубежом; Где, - под роща платана
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaПроблемен ум ме изгониха да ходи в чужбина; Когато - под горичка от явор
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaמוח מוטרד drave לי ללכת בחוץ לארץ; מקום - מתחת חורשת שקמה
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altındaالعقل المضطرب drave لي على المشي في الخارج ، أين ، -- تحت بستان من الجميز
Sorunlu zihin yurtdışında yürümek beni drave; nerede, çınar korusu altında、市の側から西方rootethその - だから初期の歩行はあなたの息子を私を参照してくださいでした。
Tamam. Yürümek istiyorum.Dobro je, držim te!
Tamam. Yürümek istiyorum.Hurtigt.
Tamam. Yürümek istiyorum.Nie możesz kontrolować tego, kto zostanie trafiony, a kto nie.
Tamam. Yürümek istiyorum.- Sunt bine, vreau să merg pe jos.
Tamam. Yürümek istiyorum..זה בסדר, אני רוצה ללכת בעצמי
Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Tôi muốn lại được chơi một loại nhạc cụ hơn cả ước mong có thể đi được.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Es ist genetisches Geburtsrecht, das uns gehört, genauso wie Laufen oder Sprechen oder Sehen.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Este un drept genetic pe care-l avem din naștere, ca și mersul, vorbitul sau văzutul.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Es un derecho genético, innato, que tenemos, como caminar, hablar o ver.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.É um direito genético que temos, como o andar, o falar ou o ver.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Ez egy velünk született genetikai jog, mint a járás, a beszéd vagy a látás.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Het is ons genetisch geboorterecht, zoals lopen en praten en zien.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Il s'agit d'un droit génétique que nous avons en naissant, comme marcher, parler, ou voir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod