Ana içeriğe geç
Sözlük

yürümek ile cümle

yürümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.från dem som hava övergivit det rättas stigar. för att färdas på mörkrets vägar,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.ki zapuščajo pota poštenja, da bi hodili po stezah teme,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.이 무리는 정직한 길을 떠나 어두운 길로 행하며
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Kteříž opouštějí stezky přímé, aby chodili po cestách tmavých,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Mereka tak mau mengikuti cara hidup yang baik; mereka mengambil jalan yang gelap dan penuh dosa
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.niistä, jotka ovat hyljänneet oikeat polut vaeltaaksensa pimeyden teitä;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.od tých, ktorí opúšťajú priame stezky, aby chodili po cestách tmy,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Od tych, którzy opuszczają ścieszki proste, udawając się drogami ciemnemi;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.que abandonan las sendas derechas para andar en caminos tenebrosos
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.som går fra de lige Stier for at vandre på Mørkets Veje.
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Và khỏi kẻ bỏ đường ngay thẳng, Mà đi theo các lối tối tăm;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Và khỏi kẻ bỏ đường ngay_thẳng , Mà đi theo các lối tối_tăm ;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.οιτινες εγκαταλειπουσι τας οδους της ευθυτητος, δια να περιπατωσιν εν ταις οδοις του σκοτους
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.От ония, които оставят пътищата на правотата, За да ходят по пътищата на тъмнината, -
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.от тех, которые оставляют стези прямые, чтобы ходить путями тьмы;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.העזבים ארחות ישר ללכת בדרכי חשך׃
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.التاركين سبل الاستقامة للسلوك في مسالك الظلمة
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.那 等 人 捨 棄 正 直 的 路 、 行 走 黑 暗 的 道
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.那 等 人 捨棄 正直 的 路 、 行走 黑暗 的 道
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.Dar chiar si cand a devenit mai greu pentru el sa umble si sa se imbrace dimineata -
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.De még akkor is, amikor nehezére kezdett esni a járás és a reggeli öltözködés --
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.걷는 것이 어려워지고 매일아침 옷을 입는 것이 큰 고역일 만큼 상태가 악화되는데도 불구하고
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.Mas mesmo quando se tornou mais difícil para ele andar e vestir-se de manhã. eu vi-o lutar cada vez mais.
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.Mutta silloinkin, kun isäni oli vaikea kävellä ja pukeutua aamulla,
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.Nhưng mặc dù ông đi lại ngày càng khó khăn và thậm chí là khó khăn để mặc đồ vào buổi sáng
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.Pero aún mientras se le iba haciendo más dificil caminar y vestirse en la mañana--
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.אבל גם כשהתקשה ללכת ולהתלבש בבוקר - ראיתי אותו נאבק יותר ויותר -
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.لكن حتى بعد أن أصبح المشي صعباً له وإرتداء الملابس في الصباح -- رأيته يعاني أكثر وأكثر --
Onun için yürümek veya sabahları giyinmek zorlaşsa bile -- onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.辛くなっても- どんどん苦しそうになっていったのですが- 父は何らその苦しみに不平を言わなかったのです
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.A jestci wielki zysk pobożność z przestawaniem na swem;
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Certo, la pietà è un grande guadagno, congiunta però a moderazione
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.C`est, en effet, une grande source de gain que la piété avec le contentement;
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.De valóban nagy nyereség az Istenfélelem, megelégedéssel;
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.e, de fato, é grande fonte de lucro a piedade com o contentamento.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Es ist aber ein großer Gewinn, wer gottselig ist und lässet sich genügen.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Het leven met God brengt veel op. Zeker als je ook blij bent met alles wat je hebt.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Ja, gudsfruktan i förening med förnöjsamhet är verkligen en stor vinning.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Ja, gudsfrykt med nøisomhet er en stor vinning;
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Ja suuri voitto onkin jumalisuus yhdessä tyytyväisyyden kanssa.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Je pa velik dobiček pobožnost, združena z zadovoljnostjo.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Jestiť pak zisk veliký zbožnost, s takovou myslí, kteráž na tom, což má, přestati umí.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.그러나 지족하는 마음이 있으면 경건이 큰 이익이 되느니라
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Memang agama memberikan keuntungan yang besar, kalau orang puas dengan apa yang dipunyainya
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Negreşit, evlavia însoţită de mulţămire este un mare cîştig.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.No, je naozaj veľkým ziskom pobožnosť so spokojnosťou.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Sin embargo, grande ganancia es la piedad con contentamiento
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Vả , sự tôn_kính cùng sự thỏa lòng ấy_là một lợi lớn .
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Vả, sự tôn kính cùng sự thỏa lòng ấy là một lợi lớn.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Vist nok er Gudsfrygten sammen med Nøjsomhed en stor Vinding.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Μεγας δε πλουτισμος ειναι η ευσεβεια μετα αυταρκειας.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Велике ж (таки) надбаннє благочестє з самодовольством.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.Великое приобретение – быть благочестивым и довольным.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.ואף אמנם יתרון גדול היא החסידות עם לב שמח בגורלו׃
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.واما التقوى مع القناعة فهي تجارة عظيمة.
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.然 而 敬 虔 加 上 知 足 的 心 便 是 大 利 了
Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır.然而 敬虔 加上 知足 的 心 便是 大利了
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?At gå banen er ikke en del af spillet golf?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Berjalan di lapangan bukan bagian dari pertandingan golf?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?¿Caminar por el campo de golf no es parte del juego?
Saha içinde yürümek maçın bir unsuru değil mi?Camminare lungo il percorso non fa parte del gioco del golf?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod