Ana içeriğe geç
Sözlük

yürümek ile cümle

yürümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Fogsz járni egy kicsit gyorsabban?" Mondta egy puha egy csiga.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi.'는 "당신이 좀 더 빨리 걸으됩니까?"달팽이로 호분 고 말했다.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi." Maukah kau berjalan sedikit lebih cepat? "Kata Susan Whiting, untuk siput.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."There'saネズミイルカは私達の後ろで閉じるように、彼は私の尾部に足踏みしている。
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Va a caminar un poco más rápido?", Dijo una pescadilla a un caracol.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Vei merge un pic mai repede?", A declarat un merlanul la un melc.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Vil du gå lidt hurtigere?" Sagde en hvilling til en snegl.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi." Vill du gå lite snabbare? ", Sa en vitling på en snigel.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Você vai andar um pouco mais rápido?", Disse um badejo para um caracol.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi." Voulez-vous marcher un peu plus vite? "A dit un merlan à un escargot.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi.'"Vuoi camminare un po' più veloce?", Ha detto un merlano di una lumaca.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Werden Sie zu Fuß ein wenig schneller?", Sagte ein Wittling, um eine Schnecke.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Wil je loopt een beetje sneller?", Zei een wijting aan een slak.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi.'"Will hodite malo hitreje?" Je dejal mola v polža.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi." Θα περπατήσετε λίγο πιο γρήγορα; ", δήλωσε ένας προσφυγάκι σε ένα σαλιγκάρι.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Будете ли вы ходить немного быстрее?" Сказал путассу в улитку.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."Чи будете ви ходити трохи швидше?" Сказав путассу в равлика.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi." Ще ви разходка малко по-бързо? ", Каза меджид охлюв.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi." אתה מוכן ללכת קצת יותר מהר? ", אמר וייטינג על חילזון.
Bir salyangoz bir mezgit '"Eğer biraz daha hızlı yürümek mi?" Dedi."هل المشي أسرع قليلا؟" قال القد إلى الحلزون.
Bugün buradayım, yarın yokum Ama bin mil yürümek zorundasınDnes, už zajtra, budete musieť prejsť tisíce kilometrov
Bugün buradayım, yarın yokum Ama bin mil yürümek zorundasınIci aujourd'hui, ailleurs demain, tu vas devoir marcher un millier de miles
Bu kadar hýzlý yürümek zorunda mýsýn? Yetiţemiyorum.Τι λες ;
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Asta se numeşte "a fi sincer cu tine însuţi."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.C'est ce qu'on appelle "être fidèle à soi-même."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Dat heet "trouw zijn aan jezelf".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Det hedder "at være tro mod sig selv."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Det kallas "att vara sann mot sig själv".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Đó được gọi là "là bản thân mình".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.É o chamado "ser verdadeiro consigo mesmo".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Es llamado "ser fiel a ti mismo".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Ihmisten pitää tehdä valintansa, joskus aseisiin turvautuen, huolimatta siitä mitä muut haluavat tai sanovat.
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir."너 자신에게 진실되어라."라고 하죠.
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Man nennt es "sich selbst treu bleiben."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Namanya "Jujur pada diri sendiri."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Nazývame to "byť verný sám sebe."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Nazywamy to byciem wiernym sobie.
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Říká se tomu "Být upřímný sám k sobě."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Si chiama "essere onesti con se stessi."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Úgy mondják: "Légy hű önmagadhoz".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Αυτό λέγεται "να πιστεύεις στον εαυτό σου."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Нарича се "да си верен на себе си."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Це називається "бути собою".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Это и называется "быть честным перед самим собой".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.זה נקרא "להיות נאמן לעצמך."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.وهذا يدعى " كن نفسك "
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.でも この選択方法が
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Darnach, da zwei aus ihnen wandelten, offenbarte er sich unter einer anderen Gestalt, da sie aufs Feld gingen.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Depois disso manifestou-se sob outra forma a dois deles que iam de caminho para o campo,
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Derefter åpenbarte han sig i en annen skikkelse for to av dem, mens de gikk ut på landet.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Después apareció en otra forma a dos de ellos que iban caminando hacia el campo
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Dopo ciò, apparve a due di loro sotto altro aspetto, mentre erano in cammino verso la campagna
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.După aceea, S'a arătat, într'alt chip, la doi dintre ei, pe drum, cînd se duceau la ţară.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Ezután pedig közülök kettõnek jelenék meg más alakban, útközben, mikor a mezõre mennek vala.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Ja sen jälkeen hän toisenmuotoisena ilmestyi kahdelle heistä, heidän kävellessään, matkalla maakylään.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Kế đó , Ðức_Chúa_Jêsus lấy hình khác hiện ra cho hai người trong bọn môn_đồ đang đi đường về nhà_quê .
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Kế đó, Ðức Chúa Jêsus lấy hình khác hiện ra cho hai người trong bọn môn đồ đang đi đường về nhà quê.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.그 후에 저희 중 두 사람이 걸어서 시골로 갈 때에 예수께서 다른 모양으로 저희에게 나타나시니
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Men derefter åbenbaredes han for to af dem på Vejen i en anden Skikkelse, medens de gik ud på Landet.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potem se razodene v drugi podobi dvema izmed njih na poti, ko sta šla na deželo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod