yürüme ile cümle

yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kumda yalınayak yürümekten hoşlanır mısın?Do you enjoy walking barefoot on the sand?
Christine sık sık yürümez.Christine doesn't frequently walk.
O, uzun mesafeleri yürümeye alışkındır.She is used to walking long distances.
Tom egzersiz için yürümeyi tercih ediyor.Tom prefers walking for exercise.
O iki saat yürümeye devam etti.He continued to walk for two hours.
Ben karanlıktan sonra mezarlık tarafında yürümekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid walking by the cemetery after dark.
Otobüsü beklerken burada kalmaktansa yürümeyi tercih ederim.I prefer to walk rather than stay here waiting for the bus.
Yürümeye devam edebilir misin?Are you able to keep walking?
Canım yürümek istemiyor.I do not feel like walking.
Araba bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldık.The car broke down, so we had to walk.
Kurbağa yürümeyi bilmediği için sıçrar.The frog jumps, because it doesn't know how to walk.
Daha hızlı yürümeye başlaman gerekiyor.You need to put your best foot forward.
O, şemsiyesini açmadan yağmurda yürümeye devam etti.He continued to walk in the rain without putting up his umbrella.
Koşmadan önce yürümeyi öğrenmelisin.You've got to walk before you can run.
Gölgede yürümelisin.You should walk in the shade.
Tom yürümekte sıkıntı yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to have trouble walking.
O caddede aşağıya doğru yürümeye korkuyorum.I'm afraid to walk down that street.
Bir yıldır yürümedim.I didn't walk for a year.
Bir adam kırklı ve ellili yaşlarında hala yürümeye başlayan bir çocuktur.In his forties and fifties, a man is still a toddler.
Asansör bozuldu. Çatı terasına kadar 7 kat yukarıya yürümen gerekiyor.The elevator is broken. You need to walk 7 floors up to the rooftop terrace.
Benim çimenimde yürüme!Don't walk on my lawn!
Ben yürümek istemiyorum. Bir taksiyle gidelim.I don't want to walk. Let's take a cab.
Artık yürümek istemiyorum.I don't want to walk any more.
Geceleri yalnız başına sokaklarda yürümekten kaçının.Avoid walking on the streets alone at night.
Oğlan cadde boyunca yürümekten hoşlanır.The boy likes walking along the street.
Oğlan kentte yürümeyi sever.The boy likes to walk in the city.
Çocuk şehir merkezine yürümeyi seviyor.The boy likes to walk to town.
Sen tamamen hareketsiz olmalısın ve parmak uçlarında yürümelisin. Bebek uyuyor.You must be completely still and walk on your tip-toes. The baby is asleep.
O yürümez.He doesn't walk.
Tom neredeyse herhangi bir yere yürümez.Tom hardly ever walks anywhere.
Tom herhangi bir yere yürümez.Tom doesn't usually walk anywhere.
Tom otobüse binmektense yürümeyi tercih ettiğini söylüyor.Tom says he'd rather walk than take a bus.
Tom asla tekrar yürümeyecek.Tom will never walk again.
Kırık şişe parçaları üzerinde yürümeyin.Don't walk on the shards of the broken bottle.
Ben sadece tekrar yürümek istiyorum.I just want to walk again.
Artık yalnız başıma yürümem.I don't walk by myself anymore.
Tom yürümekte zorluk çekiyor.Tom is having difficulty walking.
Grup yürümeye devam etti.The group continued walking.
Tom ince bir çizgi üzerinde yürümek zorundadır.Tom has to walk a fine line.
Ben sadece yürümeye devam ettim.I just kept walking.
Eve yalnız başına yürüme.Don't walk home by yourself.
Tom ve Mary karanlıkta yürümeyi denedi ancak hipotermiden öldüler.Tom and Mary attempted to hike in the dark, but died of hypothermia.
Tom yürümeye başladığında kaç yaşındaydı?How old was Tom when he started walking?
Gerçekten Tom'un evine yürümek istiyor muyuz?Do we really want to walk to Tom's house?
Sen yürümeye başladığında kaç yaşındaydın?How old were you when you started walking?
Tom'un evine gerçekten yürümek istiyor musun?Do you really want to walk to Tom's house?
Karanlıktan sonra eve yürümenin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's safe to walk home after dark?
Hava karardıktan sonra eve yürümemenizi tavsiye ederim.I advise you not to walk home after dark.
Ben gerçekten yağmurda eve yürümek istemiyorum.I don't really want to walk home in the rain.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olmayacağını düşünüyordu.Tom thought it wouldn't be safe for Mary to walk home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe for Mary to walk home by herself.
Ben asla çıplak ayakla yürümem.I never walk barefoot.
Ben asla hiçbir yere yürümem.I never walk anywhere.
Oraya yürümek ne kadar sürüyor?How long does it take to walk there?
Yürümeye devam ettim.I kept walking.
Kendi başıma eve yürümeyi tercih ederim.I'd rather walk home by myself.
Ben yürümeye başladım.I started walking.
Tom daha fazla yürümek için çok yorgundu.Tom was too tired to walk any further.
Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık.There weren't any trains, so we had to walk the whole time.
Bugün yeni bir çift ayakkabı giyiyorum, bu yüzden çok fazla yürümek istemiyorum.I'm wearing a new pair of shoes today, so I don't want to walk too far.

İlgili Sayfalar