yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Đó là về phía tây rooteth từ phía của thành phố, - Vì vậy, đầu đi bộ đã làm tôi thấy con trai của bạn:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Että länteen rooteth päässä kaupungin puolella - niin aikaisin kävelyä Näinkö poikasi:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Ez nyugatra rooteth a város oldaláról - így a korai séta láttam a fiát:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Itu dari sisi barat rooteth kota, - berjalan Jadi awal aku melihat anak Anda:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Que de um lado para o oeste rooteth da cidade, - andar Tão cedo eu vi o seu filho:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Que hacia el oeste rooteth de un lado de la ciudad, - caminando tan temprano vi a tu hijo:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:도시의 측면에서 서쪽으로 rooteth 그 - 그래서 일찍 걷는 것은 당신의 아들을 봤어 :
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:To je proti zahodu rooteth s strani mesta, - tako hitro hojo sem videti svojega sina:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:To na zachód od miasta rooteth boku, - chodzenie Tak wcześnie nie widziałem swojego syna:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Αυτό δυτικά rooteth από την πλευρά της πόλης, - τόσο νωρίς τα πόδια είδα το γιο σας:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Това на запад rooteth от страна на града, - Така че началото на ходене видях сина си:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:Это запад rooteth со стороны города, - Так рано ходьбе я не видел вашего сына:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:זה rooteth מערבה מהצד של העיר - מהלך מוקדם אז ראיתי את הבן שלך:
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:أن rooteth غربا من جهة المدينة ، -- المشي في وقت مبكر جدا لم أرى ابنك :
Şehir tarafında, batıya doğru rooteth Bu Yani erken yürüme oğlunu gördün:彼に向かって私は行ったが、彼は私のウェアであり、木材の密かに盗んだ。
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.A cualquiera que te obligue a llevar carga por una milla, ve con él dos
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.A kto by cię przymuszał iść milę jednę, idź z nim i dwie;
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.A kto ťa bude nútiť, aby si s ním išiel jednu míľu, idi s ním dve.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Als iemand u dwingt iets een kilometer te dragen, draag het dan twee kilometer.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.A nutil-li by tě kdo jíti s sebou míli jednu, jdi s ním dvě.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Dacă te sileşte cineva să mergi cu el o milă de loc, mergi cu el două.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.És a ki téged egy mértföldútra kényszerít, menj el vele kettõre.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.e, se qualquer te obrigar a caminhar mil passos, vai com ele dois mil.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.E se uno ti costringerà a fare un miglio, tu fanne con lui due
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.in če te kdo sili miljo daleč, pojdi ž njim dve.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.ja jos joku pakottaa sinua yhden virstan matkalle, kulje hänen kanssaan kaksi.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Kalau seorang penguasa memaksa kalian memikul barangnya sejauh satu kilometer, pikullah sejauh dua kilometer
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.또 누구든지 너로 억지로 오리를 가게 하거든 그 사람과 십리를 동행하고
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.nếu ai muốn bắt ngươi đi một dặm đường , hãy đi hai dặm với họ .
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.nếu ai muốn bắt ngươi đi một dặm đường, hãy đi hai dặm với họ.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.och om någon tvingar dig att till hans tjänst gå med en mil, så gå två med honom.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Og dersom nogen tvinger dig til at gå een Mil,da gå to med ham!
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.og om nogen tvinger dig til å gå en mil, da gå to med ham.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Si quelqu`un te force à faire un mille, fais-en deux avec lui.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Und so dich jemand nötigt eine Meile, so gehe mit ihm zwei.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.και αν σε αγγαρευση τις μιλιον εν, υπαγε μετ' αυτου δυο.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.и кто принудит тебя идти с ним одно поприще, иди с ним два.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.І хто силувати ме тебе йти милю, йди з ним дві.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Който те принуди да вървиш с него една миля, иди с него две.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.והאנס אותך ללכת עמו דרך מיל לך אתו שנים׃
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.ومن سخرك ميلا واحدا فاذهب معه اثنين.
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.有 人 強 逼 你 走 一 里 路 、 你 就 同 他 走 二 里
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.a vyskočiac stal si a chodil a vošiel s nimi do chrámu chodiac a poskakujúc a chváliac Boha.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.A zchytiv se, stál, a chodil, a všel s nimi do chrámu, chodě, a poskakuje, a chvále Boha.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.e balzato in piedi camminava; ed entrò con loro nel tempio camminando, saltando e lodando Dio
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.És felszökvén, megálla és jár vala és beméne õ velök a templomba, járkálva és szökdelve és dícsérve az Istent.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.In poskočivši, stoji in začne hoditi, in gre ž njima v tempelj, hodeč in poskakujoč in hvaleč Boga.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.I wyskoczywszy, stanął i chodził, a wszedł z nimi do kościoła, chodząc i skacząc, a chwaląc Boga.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.뛰어 서서 걸으며 그들과 함께 성전으로 들어 가면서 걷기도 하고 뛰기도 하며 하나님을 찬미하니
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.người liền nhảy, đứng lên và bước đi cùng hai người vào đền thờ, vừa đi vừa nhảy, vừa ngợi khen Ðức Chúa Trời.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.sprang auf, konnte gehen und stehen und ging mit ihnen in den Tempel, wandelte und sprang und lobte Gott.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.и вскочив, стал, и начал ходить, и вошел с ними в храм, ходя и скача, и хваля Бога.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.И като го хвана за дясната ръка, дигна го и начаса нозете и глезените му добиха сила.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.і підскочивши, став та ходив, і ввійшов із ними в церкву, походжаючи, та скачучи, та хвалячи Бога.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.ויקפץ ויתהלך ויבא אתם אל המקדש מתהלך ומרקד ומשבח את האלהים׃
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.فوثب ووقف وصار يمشي ودخل معهما الى الهيكل وهو يمشي ويطفر ويسبح الله.
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.就 跳 起 來 、 站 著 、 又 行 走 . 同 他 們 進 了 殿 、 走 著 、 跳 著 、 讚 美 神
Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.就 跳起來 、 站著 、 又 行走 . 同 他 們進 了 殿 、 走 著 、 跳著 、 讚 美神
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"Bin der Straße entlang gelaufen" und "Himmel war blau" und "Notfall"!
"Sokaktan aşağıya yürümek" ve "gökyüzü maviydi" ve "acil" !"đang đi dạo phố" và "bầu trời thì xanh" và "khẩn cấp"!