yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Se me dissesse: "Começa a caminhar para leste, "sai do teu carro e começa a caminhar para leste."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Tu commences par marcher vers l'Est, sors de ta voiture et marche vers l'Est."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"И если бы он сказал: "Тогда просто иди на восток, выйди из машины и прямо сейчас иди на восток".
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"И той ми беше казал "Тръгни на изток, излез от колата си и просто тръгни на изток."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"והוא היה אומר "תתחיל ללכת מזרחה, צא מהאוטו שלך, ופשוט תתחיל ללכת מזרחה."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"قال،" ابدأ بالمشي نحو الشرق، ترجّل سيارتك و ابدأ بالمشي نحو الشرق."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"車から降りてただ東に歩くんだ」 そして私が少し歩いたところで、また言うのです 「そうだ、話すのもやめるんだ」
DNA demedi ki: "Hey, bu şekilde yürümek bir maymun gibi kambur..."DNA가 이렇게 할순 없습니다. 야, 허리를 펴고 걷는게
DNA demedi ki: "Hey, bu şekilde yürümek bir maymun gibi kambur..."הד.נ.א. לא אמר: הי, עדיף ללכת מאשר להיות משהו כמו גיבן.
DNA demedi ki: "Hey, bu şekilde yürümek bir maymun gibi kambur..."ولم يقل الحمض النووي مثلا: المشي باعتدال أفضل من الانحناء
DNA demedi ki: "Hey, bu şekilde yürümek bir maymun gibi kambur..."つまり、サルが自分から人間になろうとした、ってことなんだけど、
- Doğru. - Uzayda yürümek yok. Çılgın astronot zımbırtıları yok.- Żadnych akrobacji czy spaceru w kosmosie?
- Doğru. - Uzayda yürümek yok.- Geen astronautentrucs?
- Doğru. - Uzayda yürümek yok.- Pas de balade dans l'espace ?
- Doğru. - Uzayda yürümek yok.- Semmi űrhajós hókuszpókusz?
- Doğru. - Uzayda yürümek yok.Μόνο θα τρυπήσουν;
- Doğru. - Uzayda yürümek yok.Без астронавтски фокуси?
- Doğru. - Uzayda yürümek yok..לא, אני נשבע, מאמא
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ad Efraim io insegnavo a camminare tenendolo per mano, ma essi non compresero che avevo cura di loro
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.A ja som učil Efraima chodiť (Bral ich na svoje ramená); ale nepoznali, že som ich uzdravil.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.C`est moi qui guidai les pas d`Éphraïm, Le soutenant par ses bras; Et ils n`ont pas vu que je les guérissais.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ich nahm Ephraim bei seinen Armen und leitete ihn; aber sie merkten es nicht, wie ich ihnen half.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jaz pa sem učil Efraima hoditi; vzel sem si jih na rame, a niso spoznali, da sem jih hotel zdraviti.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jeg lærte dog Efraim at gå og tog ham på Armen; de vidste ej, det var mig, der lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.그러나 내가 에브라임에게 걸음을 가르치고 내 팔로 안을지라도 내가 저희를 고치는 줄을 저희가 알지 못하였도다
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ma też Pan poswarek z Judą, a nawiedzi Jakóba według dróg jego, według spraw jego odda mu.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Og det var da jeg som lærte Efra'im å gå og tok dem på mine armer; men de skjønte ikke at jeg lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Şi totuş Eu am învăţat pe Efraim să meargă, şi l-am ridicat în braţe; dar n'au văzut că Eu îi vindecam.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Todavia, eu ensinei aos de Efraim a andar; tomei-os nos meus braços; mas não entendiam que eu os curava.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.При това, аз научих Ефрема да ходи Като го хващах за мишците му; Но не познаваха, че аз ги лекувах.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Я Сам приучал Ефрема ходить, носил его на руках Своих, а они не сознавали, что Я врачевал их.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.ואנכי תרגלתי לאפרים קחם על זרועתיו ולא ידעו כי רפאתים׃
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.وانا درّجت افرايم ممسكا اياهم باذرعهم فلم يعرفوا اني شفيتهم.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教 導 以 法 蓮 行 走 、 用 膀 臂 抱 著 他 們 、 他 們 卻 不 知 道 是 我 醫 治 他 們
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教導 以法 蓮 行走 、 用 膀臂 抱著 他 們 、 他 們卻 不知道 是 我 醫治 他 們
Eğer yürümek sizi depresyona sokuyorsa, öz saygınızı yeniden yapılandırmanız gerekiyor demektir.Přináší-li vám chození na procházky depresi musíte obnovit obraz sebe sama.
Eğer yürümek sizi depresyona sokuyorsa, öz saygınızı yeniden yapılandırmanız gerekiyor demektir.Se o deprime ir dar uma caminhada você tem que recuperar a auto-imagem.
Eğer yürümek sizi depresyona sokuyorsa, öz saygınızı yeniden yapılandırmanız gerekiyor demektir.و لكن لو المشي يصيبك بالأكتئاب فلابد من استعادة الصورة الذاتية
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Beh, dobbiamo scendere e camminare un pezzo", ha detto.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Bueno, tenemos que bajar y caminar una pieza", dijo.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Cóż, musimy iść i iść kawałek," powiedział.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Eh bien, il faut descendre et marcher un morceau", at-il dit.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Ei bine, trebuie să mergem în jos şi a mers pe jos o bucată", a spus el.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Ja, vi måste gå ner och gå en bit", sa han.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."글쎄, 우리가 가서 조각을 산책한다"고 말했다.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Nå, det må vi gå ned og gå et stykke," sagde han.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."No, meidän täytyy mennä alas ja kävelemään pala", hän sanoi.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."No, moramo iti dol in hodi kos," je dejal.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."No, musíme sa vrátiť dolu a ísť kus," povedal.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."No, musíme se vrátit dolů a jít kus," řekl.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Nos, el kell menjen le és sétáljon egy darab," mondta.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Nou, we moeten naar beneden en lopen een stuk," zei hij.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Nun, wir müssen gehen und laufen ein Stück", sagte er.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Vâng, chúng ta phải đi xuống và đi bộ một đoạn", ông nói.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Yah, kita harus turun dan berjalan sepotong," katanya.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Λοιπόν, πρέπει να πάμε προς τα κάτω και τα πόδια σε ένα κομμάτι", είπε.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Ами, ние трябва да върви и да ходят парче", каза той.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Ну, ми повинні спуститися вниз і йти шматок", сказав він.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."Ну, мы должны спуститься вниз и идти кусок", сказал он.
"Eh, biz aşağı gidin ve bir parça yürümek gerekir," dedi."حسنا ، يجب علينا أن ينزل ويمشي قطعة ،" قال.