yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Αυτό λέγεται "να πιστεύεις στον εαυτό σου."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Нарича се "да си верен на себе си."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Це називається "бути собою".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.Это и называется "быть честным перед самим собой".
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.זה נקרא "להיות נאמן לעצמך."
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.وهذا يدعى " كن نفسك "
Buna " İnandığın yolda yürümek " denir.でも この選択方法が
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Darnach, da zwei aus ihnen wandelten, offenbarte er sich unter einer anderen Gestalt, da sie aufs Feld gingen.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Depois disso manifestou-se sob outra forma a dois deles que iam de caminho para o campo,
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Derefter åpenbarte han sig i en annen skikkelse for to av dem, mens de gikk ut på landet.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Después apareció en otra forma a dos de ellos que iban caminando hacia el campo
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Dopo ciò, apparve a due di loro sotto altro aspetto, mentre erano in cammino verso la campagna
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.După aceea, S'a arătat, într'alt chip, la doi dintre ei, pe drum, cînd se duceau la ţară.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Ezután pedig közülök kettõnek jelenék meg más alakban, útközben, mikor a mezõre mennek vala.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Ja sen jälkeen hän toisenmuotoisena ilmestyi kahdelle heistä, heidän kävellessään, matkalla maakylään.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Kế đó , Ðức_Chúa_Jêsus lấy hình khác hiện ra cho hai người trong bọn môn_đồ đang đi đường về nhà_quê .
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Kế đó, Ðức Chúa Jêsus lấy hình khác hiện ra cho hai người trong bọn môn đồ đang đi đường về nhà quê.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.그 후에 저희 중 두 사람이 걸어서 시골로 갈 때에 예수께서 다른 모양으로 저희에게 나타나시니
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Men derefter åbenbaredes han for to af dem på Vejen i en anden Skikkelse, medens de gik ud på Landet.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potem se razodene v drugi podobi dvema izmed njih na poti, ko sta šla na deželo.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potem się też dwom z nich idącym ukazał w innym kształcie, gdy szli przez pole.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potom pak dvěma z nich jdoucím ukázal se v jiné způsobě, když šli přes pole.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Potom z nich dvom, kráčajúcim cestou, zjavil sa v inej podobe, idúcim na vidiek.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Μετα δε ταυτα εφανερωθη εν αλλη μορφη εις δυο εξ αυτων, ενω περιεπατουν και επορευοντο εις τον αγρον.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Після ж того двоїм із них в дорозї явив ся в иншому видї, як ійшли на село.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.Подир това се яви в друг образ на двама от тях, когато вървяха, отивайки в село.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.После сего явился в ином образе двум из них на дороге, когда они шли в селение.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.ואחרי כן נראה בדמות אחרת לשנים מהם בהיתם מתהלכים בצאתם השדה׃
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.وبعد ذلك ظهر بهيئة اخرى لاثنين منهم وهما يمشيان منطلقين الى البرية.
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.這 事 以 後 、 門 徒 中 間 有 兩 個 人 、 往 鄉 下 去 . 走 路 的 時 候 、 耶 穌 變 了 形 像 向 他 們 顯 現
Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.這事 以 後 、 門徒 中 間有兩個 人 、 往鄉 下去 . 走路 的 時候 、 耶穌變 了 形像 向 他 們顯現
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın. Geceleri dışarıda yürümeyin! (Kahkaha)Vậy nên, nếu bạn đến Namibia, hãy đảm bảo rằng bạn ở trong lều, và đừng đi ra ngoài vào buổi đêm (tiếng cười)
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Ðang khi nói và cãi lẽ nhau , chính Ðức_Chúa_Jêsus đến gần cùng đi đường với họ .
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Ðang khi nói và cãi lẽ nhau, chính Ðức Chúa Jêsus đến gần cùng đi đường với họ.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Enquanto assim comentavam e discutiam, o próprio Jesus se aproximou, e ia com eles;
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.In prigodi se, ko se tako pogovarjata in drug drugega vprašujeta, da se sam Jezus približa in gre ž njima.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.I stalo se, když rozmlouvali a sebe se otazovali, že i Ježíš, přiblíživ se k nim, šel s nimi.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.I stało się, gdy oni rozmawiali i wespół się pytali, że i Jezus przybliżywszy się, szedł z nimi.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.저희가 서로 이야기하며 문의할 때에 예수께서 가까이 이르러 저희와 동행하시나
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Medan de nu samtalade och överlade med varandra, nalkades Jesus själv och gick med dem.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Mentre discorrevano e discutevano insieme, Gesù in persona si accostò e camminava con loro
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Og det skete, medens de samtalede og spurgte hinanden indbyrdes, da kom Jesus selv nær og vandrede med dem.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Pe cînd vorbeau ei şi se întrebau, Isus S'a apropiat, şi mergea pe drum împreună cu ei.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Pendant qu`ils parlaient et discutaient, Jésus s`approcha, et fit route avec eux.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Sementara mereka bercakap-cakap dan bertukarpikiran, Yesus sendiri datang dan berjalan bersama-sama mereka
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Terwijl ze zo liepen te praten, haalde iemand hen in en liep met hen mee.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Και ενω ωμιλουν και συνδιελεγοντο, πλησιασας και αυτος ο Ιησους επορευετο μετ' αυτων
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.И когда они разговаривали и рассуждали между собою, и Сам Иисус, приблизившись, пошел с ними.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.И те се разговаряха помежду си за всичко онова, що бе станало.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.І сталось, як розмовляли вони та перепитувались, і сам Ісус наближившись, ійшов з ними.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.ויהי בדברם ובהתוכחם יחד ויגש ישוע אף הוא וילך אתם׃
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.وفيما هما يتكلمان ويتحاوران اقترب اليهما يسوع نفسه وكان يمشي معهما.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.正 談 論 相 問 的 時 候 、 耶 穌 親 自 就 近 他 們 、 和 他 們 同 行
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.正 談論 相問 的 時候 、 耶穌親 自 就近 他 們 、 和 他 們同行
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Ada orang-orang yang menolak terang dan memusuhinya, mereka tak mengenal dan tak mengikuti jalannya
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Alţii sînt vrăjmaşi ai luminii, nu cunosc căile ei, nu umblă pe cărările ei.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Altri odiano la luce, non ne vogliono riconoscere le vie né vogliono batterne i sentieri
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Andra hava blivit fiender till ljuset; de känna icke dess vägar och hålla sig ej på dess stigar.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Andre er fiender av lyset; de kjenner ikke dets veier og holder sig ikke på dets stier.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Andre hører til Lysets Fjender, de kender ikke hans Veje og holder sig ej på hans Stier: