yürü ile cümle
yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilgilenme özgürlüğü yasaları, sadece hükûmetin yürütme işlevleri açısından geçerlidir.Freedom of information can be restricted only on grounds well defined by the law.
Ayrıca, ölümüne kadar yürüttüğü bir görev olan İtalyan Gaziler Derneği (ITER) Başkanı idi.He was also president of the Italian Veterans Association, a post which he held until his death.
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.It is clear how these discriminatory attitudes have led to violence against women.
Patrikhane, faaliyetini hâlen yeni binasında yürütmektedir.Executive Airlines will continue to operate from their present building.
Dış ilişkiler, başkent Tiran'da bulunan Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yürütülür.Foreign policy are conducted through the Ministry of Foreign Affairs in Tirana.
Dünya çapında yürütülen kurtarma çalışmaları başarılı sonuçlar vermiştir.Worldwide recovery efforts have been remarkably successful.
Video, Rihanna'nın uzaklaşıp siyah arka plana yürümesiyle bitiyor.The video ends with Rihanna walking away slowly into a dark background.
1948’de Mayall diğer araştırmalarını yürütürken şans eseri tip 2 süpernovayı keşfetti.In 1948, Mayall serendipitously discovered a type II supernova while conducting other research.
Bu reklamda goril, ay yürüyüşü yapan bir ayı ile değiştirildi.In the advert the gorilla is replaced by a moon-walking bear.
Scott-Key ve Winstead ise Bang Lime adındaki kendi projelerini yürütmektedirler.Scott-Key and Winstead have aside project, the band Bang Lime.
Planlamayı ve harekâtları yürütmek için birliklerde çok az harita vardı ya da hiç yoktu.There were few or no maps to guide planning or combat operations.
Şu an için bilinen tek çalışma Kansas Üniversitesi'nce yürütülmektedir.Current known studies include only work being done at the University of Kansas.
4 ^ Milyonerin en yüksek hedefe yürüyüşü ^ "Origin of the name "Google""."Origin of the name "Google"".
Ona göre onlar da o tedbirle bu işi yürütüyorlar" dedi.So they hold fast to their own."
Robotlara yapay zeka uygulanması araştırmaları da yürütülmektedir.Research is also conducted in the application of artificial intelligence to robots.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.Jogging or running paths.
Yürürken kafasına bir tuğla düşer ve yere yığılır.Whenever he lies, his face droops down onto the floor.
Castro bu istifayı kendisi yürürlüğe koydu.Fountain itself picked up this route.
O halk orada tahrik olsaydı, yürürdü.If he felt so inclined, he would.
Daha sonra Şiraz'ın dışındaki kırlara yürüdü ve şehri açlıktan öldürmeye çalıştı.He then marched to the countryside outside Shiraz and prepared to starve the city.
Saban kullanılarak tarımsal faaliyetler başarıyla yürütüldü.Official government testing passed successfully.
Diğer kentlerde de benzeri yürüyüşler düzenlendi.Similar marches were organized in other cities.
Önceden yaylaya yürüyerek gidilirken; artık otomobiller ile gidilmektedir.While in the past the animals would have walked they are now taken by truck.
Breslau Kuşatması sırasında ev ev yürütülen yıkıcı sokak çatışmaları olmuştur.The Siege of Breslau consisted of destructive house-to-house street fighting.
Uçuşlar, Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi'ndeki Uzun Yürüyüş 2F roketi ile gerçekleştirildi.Missions are launched on the Long March 2F rocket from the Jiuquan Satellite Launch Center.
Bu hükümler Sihir Bakanlığı tarafından yürütülür.“We are bound by the Magisterium.
Teftiş, inceleme ve soruşturma hizmetlerini yürütmek.Inquiry, investigation and research.
Melikşah yanında Vezir Nizam-ül Mülk ile birlikte batıya İran içine yürüdü.When Ra was in the underworld, he merged with Osiris, the god of the dead.
Bu özerklik anlaşması bir sonraki yıl yürürlüğe sokulacaktı.This process took on momentum across the next year.
Video üyelerin farklı yönlere doğru yürümesiyle sona erer.The video ends as the band walk off in separate directions.
Ocak 2011'de Alexandre Herchcovitch'in adına São Paulo Fashion Week'te podyumda yürüdü.Her first runway show was for Alexandre Herchcovitch during São Paulo Fashion Week in January 2011.
Hastaneden yürüyerek çıkmıştır.He runs away from the hospital.
Ve sonra Ashby ile yürüdü.Then came a rematch with Ashley.
1997 ile 2004 yılları arasında federasyon başkanlığını A. Faik İmamoğlu iki dönem yürütmüştür.Between 1997 – 2004, the federation was governed by A. Faik İmamoğlu, serving for two terms.
İstasyonun dışında doğru yürürler.Taxis outside the station.
Parti 12 ila 15 üyeli Merkezi Yürütme Komitesi tarafından yönetilmekteydi.The MCP was headed by a Central Executive Committee of twelve to fifteen members.
Karar devlet başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.The proposal to establish it was delivered by President Nursultan Nazarbayev.
8 Şubat 1960'ta Winters, Hollywood'un Şöhret Yürüyüşü'nde bir yıldız aldı.On February 8, 1960, Winters received a star on the Hollywood Walk of Fame.
Göleteği Gölü'ne yaklaşık 20 dakikalık yürüme mesafesindedir.It is just 20 minutes by walk for the village.
Özel yürüyüsü ayakkabisi gerekmemektedir.The current prototype does not need any special kind of shoes.
Yürüyerek seyahay edenler, özellikle de kadınlar yüklerini taşırken tumpline kullanır.When traveling by foot and carrying goods, people, usually women, would use a tumpline.
Devlet işlerini kâtiplikteki bürokratlar yürütürdü.The administration of the state was delegated to bureaucrats.
Parkta birlikte yürümeye başlarlar ve film sonlanır.The two walk together and the film ends.
Sefer sırasında ikişer saflar halinde ve birbirlerine yakın olarak yürürlerdi.Together we walked downstairs and were close to each other.
Park içinde işretlenmiş uzun yürüyüş yolları yoktur.There are no marked paths in the park.
Quinn ilk emekleyen, ilk oturan ve ilk yürüyen bebekti.First to Arrive: David was the first to leave and the first to arrive.
1 Ocak - Schengen Antlaşması yürürlüğe girdi.January 2008: The visa facilitation agreement enters into force.
Geçici hükümet uyarınca 1992 boyunca birkaç ay boyunca Başbakanlık görevini de yürüttü.He was also acting Prime Minister for several months during 1992 under the transitional government.
M3'e ait şasesi ve yürüyen aksamı, Kanada üretimi Ram tankı içinde kullanıldı.The chassis and running gear of the M3 design was adapted by the Canadians for their Ram tank.
Lawrence daha büyük ve pahalı siklotron serileri yapmak üzere çalışmalar yürüttü.Lawrence went on to build a series of ever larger and more expensive cyclotrons.
Cameron da çekimler sırasında bir dönem "felakete yürüdüğünü" düşündü.Cameron also thought he was "headed for disaster" at one point during filming.
Haftalık Aktüalite Dergisi'nin başyazarlığını yürüttü.She also moderated the weekend magazine 'Brennpunkt.
Göl, dağcı ve yürüyüşçüler tarafından popülerdir.The area is popular with mountaineers, climbers and mountain walkers.
Buffy ise yürüyüşe çıkar.Henri is going for a walk.
Andorra'da futbol, Andorra Futbol Federasyonu tarafından yürütülmektedir.The sport of football in the country of Andorra is run by the Andorran Football Federation.
Ancak bu "Yürüyen Ölü" nün altın gibi de bir kalbi vardır.He is a "street kid with a heart of gold".
Aynı zamanda 2004 yılından itibaren Türksolu gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmektedir.Since 2004 also leads the editorial section of the newspaper.
"Ölüme karşı yürüyüş şiddetle tehdit ediliyor"."Dialect faces death threat".
1968'de imzaya açıldı ve 1970'te yürürlüğe girdi.Opened for signature in 1968, the treaty entered into force in 1970.
Çaylaklar önceki Rock yürüyüşü katılımcıları tarafından oylandılar.New inductees are voted on by previous Rock Walk inductees.