yürü ile cümle
yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pernicka, 2006 yılından beri kazıları yürütmektedir.Prins plays darts since 2006.
Köşkün yürütülme işlemi iki aşamada yapıldı.Operation Southern Move was to be carried out in two stages.
Temmuz 2009 Temmuz 2015 arasında RTÜK başkanlığını yürüttü.They assumed leadership in July 2009.
1858'de yürürlüğe giren yeni bir yasayla suçlar ve cezalar sınıflandırıldı.Another act passed in 1865 imposed charges to fish and catch limits.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.The Brazilian government generally did not enforce its own immigration legislation.
Bu dönemde şehrin etrafında eşkiyalık almış yürümüştür.She adopted a girl around this time.
Almanya'nın Bonn kenti idari merkezlerinden Beuel ile partnerlik faaliyetleri yürütmektedir.He runs Chicago-based BDT Capital Partners.
Partinin Genel Sekreter Amath Dansokho tarafından yürütülmektedir.For years it was led by Amath Dansokho.
Araplar olmayan ülkelerle ilişkileri yürüten teşkilat.Humanitarian Engagement with Non-state Armed Groups.
Uzay yürüyüşü beklenenden biraz fazla sürdü.The spacecraft got a lot higher than expected.
Şu anda Watford FC menajerliğini yürütmektedir.Woan is now the assistant manager of Watford FC.
Bu, pratikte yürütülen kuantum alan teorisi hesaplamalarını kökten değiştirdi.This revolutionized how quantum field theory calculations are carried-out in practice.
Buradaki akıl yürütmeler genel kabul görmüş fikirlerden yol çıkarak yapılan akıl yürütmelerdir.Exoteric was the teaching of generally accepted ideas.
Cinsel tacize karşı yürütülen kampanyanın sembol mor iğneydi.The goal was to sexually attack Sima.
Anlaşma tam bir gizlilik içinde yürütülmüştü.The plan was kept in strict secrecy.
OSI modeliyle ilişkilendirilirse, CANopen ağ katmanını ve üzerindeki katmanları yürütür.In terms of the OSI model, CANopen implements the layers above and including the network layer.
Bu Kararı İçişleri Bakanı yürütür“ denildi.This Is How He Reached His Decision".
İnsanlar ve ülkeler arasında el değiştirerek ticari etkinliklerin yürütülmesini sağlar.This allows business decisions and activities coordinated locally.
Devrik kral I. Charles'ın davasını yürütmüştür.He presided at Charles I's trial.
Uzayadamları 22 gün boyunca istasyonda kaldılar ve başarılı bilimsel çalışmalar yürüttüler.The crew also performed two spacewalks and conducted scientific experiments.
İkisi, aynı salonda karşılaşır ve birbirlerine doğru yürümeye başlarlar.It ends with both of them alone in a bedroom and kissing each other.
Sezar burada kalmadı; ertesi gün hemen Ariovistus üzerine yürüdü.Dresden arrived there the next day, virtually out of coal.
İlçede Bankacılık hizmeti bir adet banka şubesi tarafından yürütülmektedir.In the series finale the regular characters are held hostage in the house by a fugitive bank robber.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezinin (ESAM) İstanbul Başkanlığı görevini yürüttü.He also served as the President of the Economic and Social Research Centre (ESAM) İstanbul Branch.
İlişkinin yürümesi için çok çabalamanız gerekiyor." dedi.You have to work hard to make it work."
Jüpiter’in manyetosferini yürüten temel sebep gezegenin dönüşüdür.The main driver of Jupiter's magnetosphere is the planet's rotation.
Buna rağmen evlilik iyi yürümez.The marriage does not work.
1934-1938 arası Dördüncü Umumi Müfettiş Vekilliği görevini yürütmüştür.Sicherungs-Division in 1943-1944 prior to taking command of the 338.
Romanos ordusunu Halep'e yürüttüğünde Araplar tarafından pusuya düşürülmüştü.When Romanos marched his army to Aleppo, he was ambushed by the Arabs.
İtalyan Anayasası ise 1 Ocak 1948 tarihinde yürürlüğe girmiştir.The constitution of the Italian Republic entered into effect on 1 January 1948.
Bütün projeler ve aktiviteler, Gönüllü olarak çalışan üyeler tarafından yürütülmektedir.All those who run are full pledged members who have volunteered.
Bu sırada Berkeley’deki siklotronlarla ilgili iş yürümeye devam etti.Meanwhile, work continued at Berkeley with cyclotrons.
Kaneki eve yürürken, Rize onun tarafından saldırıya uğrar.While walking back home Ravi is attacked by a stranger.
12 Temmuz 1941 tarihinde gece yarısı ateşkes yürürlüğe girdi.At one minute past midnight on 12 July 1941, a ceasefire went into effect.
Ayrıca yürüyüşçüler ve dağcılar arasında popüler bir yazlık merkezidir.It is also a popular summer resort among hikers, trekkers and mountaineers.
Şirket de bu istek doğrultusunda yürür şasi üretir.He then determined to commit himself to that way of life.
Yoşiyahu ayrıca, Pesah festivalini tekrar yürürlüğe soktu.Josiah also reinstituted the Passover celebrations.
İlk Amerikan uzay yürüyüşü Edward H. White tarafından 3 haziran 1965 tarihinde yapıldı.White became the first American to make a walk in space, on June 3, 1965.
Ustaşa birlikleri sivil Sırplara, Yahudilere ve Çingenelere karşı sistemli bir soykırım yürüttüler.The Ustaše regime committed a genocide against Serbs, Jews and Roma.
1991 - Ateşkes antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle Körfez Savaşı resmen sona erdi.1999 – Kargil conflict officially comes to an end.
1950'li yıllarda iki adet büyük çalışma yürütüldü.Two major efforts occurred in the 1950s.
Ayrıca Ayazağa kampüsünde her ay yürüyüş günleri yapılmaktadır.He spent time every month at the Camp.
Yeşil insanların, üzerinde yürüdüğü dünyadır.He's speaking about that crazy world that we live in.
Yoğun seçim kampanyası yürüttü.They conducted a common campaign.
Bazı yürüyüş biçimleri de ata sonradan öğretilebilir.There are several methods of teaching the horse to rear.
Bir kez sıçradıktan sonra, sadece yürüyebilirler.Once done, they could continue racing.
1980: Kudüs Yasası yürürlüğe kondu.1980 – Israel's Knesset passes the Jerusalem Law.
Florida'daki öğrencilerin yürüttüğü en büyük istasyonlardan biridir.It has consistently been one of the highest performing schools in Florida.
Otomatik akıl yürütme, otomatik teorem kanıtlayıcıları oluşturmak için sıklıkla kullanılmıştır.Automated reasoning has been most commonly used to build automated theorem provers.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Only reachable by foot.
Ertesi sabah Carol Lizzie'yi yürüyüşe çıkarır ve ondan çiçeklere doğru bakmasını ister.The next day, Carol asks Lizzie to come outside to gather some flowers for Mika.
5 Ağustos, 2002 tarihine kadar bu görevi yürüttü.He held the role until 5 December 2002.
Dünyada yürütme erkinin bu sıklıkla değiştirildiği bir başka ülke yoktur.Without Ammu he has nowhere else to turn.
Hâlâ yürürlükte olan protokol, Karabağ Savaşı'nı sona erdirmiş ve sorunu askıya almıştır.The protocol, still in effect, ended the Nagorno-Karabakh War and froze the issue.
Funmilayo Ransome Kuti kadınların oy hakkı için bir kampanya yürüttü.Ransome-Kuti campaigned for women's votes.
Verilog’ta yürütüm sırası her zaman aynı olmayabilir.The ironic thing is my position has always remained the same.
Çok iyi yürüyemezler.They do not get along well.
Bastonla yürümektedir.He walks with a stick.
Bu zamanlarda Elser, Else Härlen ile tanıştığı bir yürüyüş kulübüne katıldı.At around this time, Elser joined a hiking club where he met Elsa Härlen.
Yine ülke çapında çeşitli parklarda forumlar ve yürüyüşler yapıldı.Further events and parades were held across the United Kingdom.