yürü ile cümle

yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yarın sabah işe yürüyerek gidecek.Tom is going to walk to work tomorrow morning.
Tom ormanda yalnız yürümekten korkuyor.Tom is afraid to walk through the woods alone.
Tom, Boston'dan Chicago'ya yürüdüğünü iddia etti.Tom claimed he walked from Boston to Chicago.
Yağmur durduğunda, yürüyüşe çıkalım.When it stops raining, let's go for a walk.
Tom'un bu öğleden sonra eve yürümesi gerekli olmayacakTom won't need to walk home this afternoon.
Tom bu sabah okula yürüyebilirdi.Tom might've walked to school this morning.
Tom muhtemelen süpermarkete yürümeyecektir.Tom is unlikely to walk to the supermarket.
Tom şimdi koltuk değneği olmadan muhtemelen yürüyebilir.Tom can probably walk without crutches now.
Tom görünüşe göre bu sabah işe yürüyerek gitti.Tom apparently walked to work this morning.
Tom ve ben eskisi kadar çok yürümüyoruz.Tom and I don't walk as much as we used to.
Tom muhtemelen yarın okula yürüyecek.Tom will probably walk to school tomorrow.
Tom muhtemelen asla bir daha yürümeyecektir.Tom is probably never going to walk again.
Tom artık okula yürüyemeyeceğini söylüyor.Tom says he won't walk to school anymore.
Tom muhtemelen yarın okula yürüyemeyecek.Tom likely won't walk to school tomorrow.
Tom muhtemelen yağmurda eve yürümeyecek.Tom will unlikely walk home in the rain.
Tom bugün eve yürümek zorunda kalacak.Tom is going to have to walk home today.
Tom son zamanlarda okula yürüyerek gidiyor.Tom has been walking to school recently.
Tom, Mary'ye çimlerin üzerinde yürümemesini söyledi.Tom told Mary not to walk on the grass.
Tom muhtemelen artık işe yürüyerek gitmeyecek.Tom won't likely walk to work anymore.
Tom bir baston olmadan yürüyemeyeceğini söyledi.Tom said he can't walk without a cane.
Tom gergin ip üzerinde yürümede iyidir.Tom is good at walking on a tightrope.
Tom ve ben asla artık hiçbir yere yürümüyoruz.Tom and I never walk anywhere anymore.
Tom yarın eve yürümek zorunda kalmayacak.Tom won't have to walk home tomorrow.
Tom biraz daha yavaş yürümemi istedi.Tom asked me to walk a little slower.
Tom Mary'den daha hızlı yürümesini istedi.Tom asked Mary to walk more quickly.
Tom daha ileri yürüyemeyeceğini söylüyor.Tom says he can't walk any further.
Tom ve ben birlikte eve yürümeyeceğiz.Tom and I won't walk home together.
Tom bazen işten eve yürür.Tom sometimes walks home from work.
Tom, Mary'yi sahilde yürürken gördü.Tom saw Mary walking on the beach.
Tom bugün eve yürümeyeceğini söyledi.Tom said he won't walk home today.
Tom'un bugün eve yürümesi gerekebilir.Tom might need to walk home today.
Tom bugün eve yürümek zorunda kalabilir.Tom might have to walk home today.
Tom ve ben sık sık sahilde yürürüz.Tom and I often walk on the beach.
Siz okula yürümezsiniz, değil mi?You don't walk to school, do you?
Tom'un bugün eve yürümesi gerekiyor.Tom will need to walk home today.
Tom hâlâ çok iyi yürümüyor.Tom still doesn't walk very well.
Tom asla bir daha yürümeyecekTom is never going to walk again.
Tom asla hiçbir yere yürümezdi.Tom used to never walk anywhere.
Tom asla herhangi bir yere yürümezdi.Tom never used to walk anywhere.
Tom neredeyse hiçbir yere yürümez.Tom almost never walks anywhere.
Tom çok nadiren bir yere yürür.Tom very seldom walks anywhere.
Tom hâlâ çok iyi yürüyemiyor.Tom still can't walk very well.
Tom hiç bir yere yürümez.Tom doesn't ever walk anywhere.
Artık okula yürümüyorum.I don't walk to school anymore.
Tom eve yürümem gerektiğini söylüyor.Tom says I should walk home.
Tom eve yürümemizi önerdi.Tom suggested we walk home.
Tom ve ben ikimiz de buraya yürüdük.Tom and I both walked here.
Tom muhtemelen eve yürüyecek.Tom will likely walk home.
Tom yürümeten hoşlanmıyor.Tom dislikes walking.
Seninle eve yürümeme izin ver.Let me walk you home.
Tom yürürdü.Tom would've walked.
Onlar kum tepelerinin üzerinde çıplak ayakla yürüdüler.They walked barefoot over the sand dunes.
Bunun üzerinde yürüyebilir misin?Can you walk on it?
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Tom ve Mary her gün beraber yürüdüklerini söyledi.Tom and Mary said they take a walk together every day.
Genellikle işe yürüyerek gitmem ama bu sabah yürüdüm.I don't usually walk to work, but I did this morning.
Tom'un bir taksiye binmesine gerek yoktu. Yürüyebilirdi.Tom didn't need to take a taxi. He could've walked.
Tom bir taksiye binmek zorunda değildi. Yürüyebilirdi.Tom didn't have to take a taxi. He could've walked.
Ben bazen okula yürüyorum, ama Tom asla yürümez.I sometimes walk to school, but Tom never does.
Tom ve Mary hiç birlikte yürüyüşe çıktı mı?Have Tom and Mary ever gone hiking together?

İlgili Sayfalar