yürü ile cümle

yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve ben birlikte eve yürüdük.Tom and I walked home together.
Tom evine yürümek zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to walk home.
Akıntıyı yürüyerek geçtim.I waded across the stream.
Tom yürümeye devam etmemi söyledi.Tom told me to keep walking.
Tom bana yürümeye devam etmemi söyledi.Tom told me to keep walking.
Dün yürüyüşe gittik.We went hiking yesterday.
Yürüyüşe gitmek istiyorum.I want to go for a walk.
Ben dün eve yürüdüm.I walked home yesterday.
Ben her gün yürüyüşe çıkarım.I take a walk every day.
Tom Mary'nin yürüme şeklini sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary walks.
Tom ve ben yürümeye başladık.Tom and I started walking.
Tom eve yürüdüğünü söyledi.Tom said he walked home.
Tom yürümeye başlıyor.Tom is starting to walk.
Çok ciddi bir iş yürütüyorum.I run a very serious business.
Tom bütün gün yürüdü.Tom walked all day.
Bazen parkta yürüyüşe çıkıyorum.I sometimes take a walk in the park.
Yarın okula yürümeyebilirim.I might not walk to school tomorrow.
Tom muhtemelen tek başına evine yürüdü.Tom probably walked home by himself.
Tom yürümekte zorluk çekiyor gibi görünüyordu.Tom seemed to have trouble walking.
Tom tek başına eve yürüdüğünü söyledi.Tom said he walked home by himself.
Tom yarın okula yürümek zorunda.Tom has to walk to school tomorrow.
Genellikle kiminle yürüyüş yapıyorsun?Who do you usually go hiking with?
Tom tek başına yürüyüşe çıkmazdı.Tom wouldn't go hiking by himself.
Tom önümde yürümüyordu.Tom wasn't walking in front of me.
Tom bana yürüyemediğini söyledi.Tom told me he couldn't walk.
Tom görünüşe göre üç hafta önce Mary ile birlikte yürüyüşe çıktı.Tom apparently went hiking with Mary three weeks ago.
Sahilde yürümeyi seviyorum.I love walking on the beach.
Tom, Mary'nin gerçekten tek başına evine yürüdüğünü söyledi.Tom said that Mary really did walk home by herself.
Tom okula yürürdü.Tom used to walk to school.
Tom bana eve yürüyeceğini söyledi.Tom told me he'd walk home.
Tom bana eve yürüdüğünü söyledi.Tom told me he walked home.
Tom muhtemelen buraya yürüyecek.Tom is likely to walk here.
Bazen okula yürüyorum.I sometimes walk to school.
Yağmurda yürümeyi seviyorum.I love walking in the rain.
Tom yavaşça yürümüyordu.Tom wasn't walking slowly.
Tom nadiren her yere yürür.Tom seldom walks anywhere.
Tom herhangi bir yere nadiren yürür.Tom rarely walks anywhere.
Tom hiçbir yere yürümez.Tom doesn't walk anywhere.
Yarın yürüyüşe çıkalım.Let's go hiking tomorrow.
Tom eve yürümek istiyor.Tom intends to walk home.
Okula yürürdüm.I used to walk to school.
Tom yürüyemiyordu.Tom wasn't able to walk.
Lütfen daha yavaş yürüyün.Please walk more slowly.
Yürümek için çok yorgundum.I was too tired to walk.
Üç mil yürüdük.We walked three miles.
Tom, Mary'nin yürüyüşten hoşlanıp hoşlanmadığını merak etti.Tom wondered if Mary enjoyed hiking.
Ben hiçbir yere yürümem.I don't walk anywhere.
Tom yavaş yavaş yürüyor.Tom is walking slowly.
Bir saat yürüdüm.I walked for an hour.
Tom ve Mary beraber yürüyüşe çıktılar.Tom and Mary went hiking together.
Ben her zaman eve yürürüm.I always walk home.
Yürümekten nefret ediyorum.I hate walking.
Vize yasağı yürürlükte olduğu sürece Boston'a gidemem.I cannot travel to Boston as long as the visa ban is in effect.
Yeni yasa aralık ayında yürürlüğe girecek.The new law will take effect in December.
Mary bana eve yürümek zorunda olduğunu söyledi.Mary told me she had to walk home.
Tom eve yürümeyi planlıyor.Tom plans on walking home.
Tom yürümeyi sevmeli.Tom must like walking.
Tom ve Mary her akşam yemekten sonra beraber yürüyüşe çıkıyorlar.Tom and Mary take a walk together after dinner every evening.
Tom bana yarın sabah işe yürüyerek gideceğini söyledi.Tom told me he'd walk to work tomorrow morning.
Tom dün üç mil yürüdüğünü söylüyor.Tom says that he walked three miles yesterday.

İlgili Sayfalar