yürü ile cümle

yürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sandalyesinden kalktı, kapıya doğru yürüdü ve onu açtı.Tom got up from his chair, walked to the door and opened it.
Tom Mary ile yürüyüş yapıyor.Tom is taking a walk with Mary.
Tom Mary'den daha hızlı yürür.Tom walks faster than Mary.
Tom Mary'nin arkasında yürüyor.Tom is walking behind Mary.
Tom, Mary'yle sık sık okuldan eve yürür.Tom often walks Mary home from school.
Tom kaldırımdan yukarı doğru yürüyor.Tom is walking up the sidewalk.
Tom kaldırımdan aşağıya yürüyor.Tom is walking down the sidewalk.
Tom sokakta yavaş yavaş yürüyor.Tom is walking down the street slowly.
Tom ön yürüyüş yoluna yaklaşıyor.Tom is coming up the front walk.
Tom ormanda yürüyor.Tom is walking through the woods.
Bütün hafta okula yürüyerek gidemedim.I couldn't walk to school for a whole week.
Tom her gün yürüdüğünü söyledi.Tom said he takes a walk every day.
Tom eve yürümemi teklif etti.Tom has offered to walk me home.
Tom Mary'nin eve yürümesini önerdi.Tom has offered to walk Mary home.
Ben parkta yürüyorum.I'm walking in the park.
Tom bazen işe yürüyerek gider.Tom sometimes walks to work.
Tom onu fark etmeden bile yürüyerek Mary'nin yanından geçti.Tom walked past Mary without even noticing her.
Okulumuz buradan on dakika yürüyüş mesafesinde.Our school is a ten-minute walk from here.
Tom işe yürüyerek giderdi.Tom used to walk to work.
Tom sahneye geri yürüdü.Tom walked back on the stage.
Tom kıyı boyunca yürüdü.Tom walked along the shore.
Tom genellikle okula yürür.Tom usually walks to school.
Tom odada yürümeye başladı.Tom started walking across the room.
Tom odanın önüne doğru yürüdü.Tom walked to the front of the room.
Tom yürüyerek podyuma geri döndü.Tom walked back to the podium.
Tom iskelenin sonuna kadar yürüdü.Tom walked to the end of the pier.
Tom ofisine doğru yürümeye başladı.Tom started to walk toward his office.
Yavaşça yürürüm ama asla geriye yürümem.I walk slowly, but I never walk backward.
Tom koridorda yürümeye başladı.Tom started walking down the hall.
Tom kapı aralığından içeriye doğru yürüdü.Tom stepped through the doorway.
Tom kapıya doğru yürümeye başladı.Tom started to walk towards the door.
Tom kapıdan dışarıya doğru geri yürüdü.Tom walked back out the door.
Birlikte istasyona yürüyelim.Let's walk to the station together.
Benimle istasyona yürümek ister misin?Would you like to walk to the station with me?
Neden bizimle istasyona yürümüyorsun?Why don't you walk to the station with us?
Tom Mary'nin yeni arabasına bakmak için otoparka yürüdü.Tom walked out to the parking lot to look at Mary's new car.
Tom geldiği yoldan geri yürümeye başladı.Tom started walking back the way he came.
Tom kulübeye geri yürüdü.Tom walked back to the cabin.
Karanlık sokakta dikkatlice aşağıya doğru yürüdüm.Tom walked cautiously down the dark alley.
Tom şimdi burada yürüse ne olacağını merak ediyorum.I wonder what would happen if Tom walked in here right now.
Mary onun evine yürümemi istiyor mu?Does Mary want me to walk her home?
Onlar Tom'a doğru yürüyerek geri döndü.They walked back toward Tom.
Onlar yürüyerek Tom'u geçmeye çalıştı.They tried to walk past Tom.
Tom'a doğru yürümeye başladılar.They began walking toward Tom.
Tom'a doğru yavaş yavaş yürüdüler.They walked slowly towards Tom.
Asla tekrar yürüyemeyebilirsin.You may never be able to walk again.
Boston'a kadar bütün yolu yürüdüler.They walked all the way to Boston.
Buraya kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.I had to walk all the way here.
Dümdüz yürümeye devam edin.Keep walking straight ahead.
Ben yürüyüşe çıkacağım.I'm going to go for a walk.
Dışarı çıkacağım ve yürüyüş yapacağım.I'm going to go out and take a walk.
Mülteciler çölde 18 saatlik yürüyüşe dayandılar.The refugees endured the 18-hour walk across the desert.
Sadece bir on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.It's only a ten-minute walk.
Otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.They got off the bus and walked two kilometers in the hot sun.
Taksi yok, bu yüzden yürümeliyim.There are no taxis, so I must walk.
Tom artık zar zor yürüyebilir.Tom is barely able to walk anymore.
Tom yürümede zorluk yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to be having trouble walking.
Parktan geçerek eve yürüdüm.I walked home through the park.
Tom asla tekrar yürüyemeyebilir.Tom may never be able to walk again.
Tom bu öğleden sonra parkta yürüyüş yapacak.Tom will take a walk in the park this afternoon.

İlgili Sayfalar